Yarım asra yaklaşan tecrübesiyle lojistik sektörünün köklü markalarından Boltas, çevresel etkilerin giderek arttığı bir dünyada sürdürülebilirlik standartlarını “yeşil lojistik” alanında attığı adımlarla yükseltiyor. Her yıl düzenli olarak karbon ayak izi raporlaması yapan ve tüm iyileştirmeleri veriye dayalı biçimde yöneten şirket, EURO 6 motorlu araç kullanımını destekleyerek taşımacılıktan kaynaklanan emisyonları azaltmayı hedefliyor.
Müşterilerine uçtan uca çözüm sunma hedefi doğrultusunda yaklaşık 50 yıldır lojistik sektörüne yenilikler kazandıran Boltas, sürdürülebilir bir geleceğe katkı sağlamak amacıyla yeşil lojistik yaklaşımını operasyonlarının merkezine yerleştiriyor. Firma, ofis ve depo süreçlerinde Sıfır Atık Yönetim Sistemi’ni uygulayarak geri dönüştürülebilir atıkları ayrıştırırken, gelecek yatırımlarını da güneş enerjili tesisler ve dijitalleşme odaklı projeler üzerine kurguluyor.
Yeşil lojistik anlayışı, tüm operasyonların merkezinde
Sürdürülebilirliğin yalnızca çevresel bir gereklilik değil; aynı zamanda rekabet avantajı, operasyonel verimlilik ve kurumsal itibar açısından stratejik bir unsur olduğunu vurgulayan Ulaş Çobanoğlu, yeşil lojistiğin lojistik ağının çevresel etkisini en aza indiren iş uygulamalarını kapsadığını ifade etti. Çobanoğlu, Boltas’ın her yıl düzenli karbon ayak izi raporlaması yaptığını, emisyon azaltımına yönelik tüm iyileştirmeleri veriye dayalı yönettiğini ve EURO 6 motorlu araç kullanımını destekleyerek taşımacılık kaynaklı emisyonları düşürdüğünü belirtti. Ayrıca T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından verilen Yeşil Lojistik Yetki Belgesi’nin 2023 yılında alınmasının, bu alandaki kararlılıklarını tescillediğini söyledi.
Geleceği, güneş enerjili tesisler ve dijitalleşme odaklı projeler ile kurguluyor
Karbon ve çevresel etkilerin yönetiminde çok yönlü bir yaklaşım benimsediklerini aktaran Çobanoğlu, EURO 5 ve EURO 6 motorlu araçların tercih edilmesiyle daha düşük emisyon hedeflediklerini, intermodal taşımacılık faaliyetleriyle yakıt ve enerji tüketimini azaltarak karbon salımını düşürdüklerini ifade etti. Bunun yanında Sıfır Atık Yönetimi politikası kapsamında atıkların ayrıştırılarak geri dönüşüm tesislerine gönderildiğini, ofis ve depolarda enerji tasarrufuna yönelik uygulamaların hayata geçirildiğini belirtti. Dijital dönüşüm sayesinde evrak süreçlerinin dijitalleştirildiğini ve kağıt kullanımının önemli ölçüde azaltıldığını kaydeden Çobanoğlu, müşterilerin tedarik zincirlerinde düşük karbonlu çözümlere yönelmesinin sürdürülebilir uygulamaların sektörde artık standart haline geldiğini gösterdiğini vurguladı. Boltas’ın gelecek yatırımlarını güneş enerjili tesisler ve dijitalleşme projeleri üzerine kurguladığını, ayrıca Ro-Ro taşımalarında hibrit motor teknolojisine sahip gemiler kullanan bir iş ortağıyla çalışarak çevresel etkileri daha da azaltmayı hedeflediğini ifade etti.