<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Lojiyol Haber</title>
    <link>https://www.lojiyol.com</link>
    <description>Lojistiğin ve otomotivin nabzı</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.lojiyol.com/rss/roportajlar" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 07 May 2026 13:28:58 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.lojiyol.com/rss/roportajlar"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[YÜKAL Kurucu Ortağı Fatih Köse: Lojistikte yeni dönem veriyle başlıyor]]></title>
      <link>https://www.lojiyol.com/yukal-kurucu-ortagi-fatih-kose-lojistikte-yeni-donem-veriyle-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.lojiyol.com/yukal-kurucu-ortagi-fatih-kose-lojistikte-yeni-donem-veriyle-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yükal Kurucu Ortağı Fatih Köse, lojistiğin yalnızca taşımacılıktan ibaret olmadığını, veri, teknoloji ve sürdürülebilirlik ekseninde yeniden tanımlanacağını söylüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lojistik sektörünün dijital pazaryeri <strong>YÜKAL Kurucu Ortağı Fatih Köse</strong> lojistiğin, yalnızca taşımacılık değil; veri ve teknoloji yönetimi işi olarak yeniden tanımlanacağını öngörüyor. Kendisiyle yaptığımız özel röportajda YÜKAL Kurucu Ortağı Fatih Köse, Türkiye ekonomisinin omurgalarından biri olan sektörün gücünün sürdürülebilir olmasının teknoloji, şeffaflık ve verimlilikle mümkün olduğunu belirtiyor.</p>

<p><strong>Lojistik sektörüne ne zaman ve nasıl girdiniz? </strong></p>

<p>Lojistik sektörüne girişimiz sahadan başladı. Kurucu ortak olarak, 20 yılı aşkın süredir karayolu taşımacılığı ve ticari araçlar alanında edindiğim deneyim; sektörün sorunlarını teorik değil, doğrudan operasyonun içinden görmemi sağladı.</p>

<p>Bu süreçte özellikle boş dönüşler, komisyoncu bağımlılığı, dağınık iletişim yapıları ve verimsiz planlama alışkanlıklarının hem nakliyeciler hem de yük sahipleri açısından ciddi zaman ve maliyet kayıpları yarattığını net biçimde gözlemledim. YÜKAL’ın çıkış noktası, bu yapısal sorunlara teknoloji odaklı ve kalıcı bir çözüm üretme ihtiyacından doğdu.</p>

<p><strong>YÜKAL markanızın kuruluşu ne zaman ve nasıl oldu? Kuruluşundan bugüne geçirdiği aşamalar nelerdir?</strong></p>

<p>YÜKAL’ın temelleri Eylül 2020 yılında atıldı. Lojistik sektöründe edinilen 16 yıllık saha deneyimi, sektördeki verimsizliklerin dijital çözümlerle ortadan kaldırılabileceği fikrini doğurdu. Bu noktada temel hedefimiz; araç ve yük sahiplerini komisyonsuz, şeffaf ve sürdürülebilir bir dijital platform altında buluşturarak, yük arama süreçlerinde oluşan zaman kaybını, gereksiz yakıt tüketimini ve buna bağlı CO₂ salınımını azaltmaktı.</p>

<p>Projenin ilk somut adımı Şubat 2021’de Bilişim Vadisi yetkililerine sunulmasıyla atıldı. Mayıs 2021 itibarıyla projemiz kabul gördü ve bu tarihten itibaren ekip kurma ve yazılım geliştirme süreci başladı. Kuruluş aşamasında önceliğimiz; nakliyecinin günlük iş yapış biçimine birebir uyum sağlayan, sahada gerçekten kullanılan ve değer üreten bir ürün geliştirmek oldu. Bu doğrultuda temel yük–araç eşleştirme altyapısı, nakliyecilere yönelik mobil uygulama ve yük sahipleri için web portalı hayata geçirildi.</p>

<p>21 Haziran 2023 tarihinde Orka Tech Lojistik San. Tic. A.Ş. çatısı altında YÜKAL’ın şirketleşme süreci tamamlandı. 24 Temmuz 2023’te platformda ilk ilan paylaşımı günlük 19 ilan ile başladı. Sürekli geliştirilen yazılım altyapısı ve kullanıcı geri bildirimleri sayesinde YÜKAL kısa sürede ivme kazandı ve 2024 yılı sonu itibarıyla günlük ilan sayısı ortalama 2.500 seviyelerine ulaştı.</p>

<p>Zaman içerisinde platform; yapay zekâ destekli ilan ayrıştırma, gerçek zamanlı konum bazlı eşleşme ve yüksek hacimli ilan yönetimi gibi ileri seviye teknolojik yetkinlikler kazandı. 2024 yılında ilk KOSGEB desteğimizi aldık ve ardından iki ayrı destek programı ile büyüme sürecimizi hızlandırdık. Ağustos 2025’te TÜBİTAK 1507 desteğini almaya hak kazandık ve aynı ay içerisinde şirketimizi Akdeniz Üniversitesi Teknokent’e taşıyarak faaliyetlerimizi burada sürdürmeye başladık.</p>

<p>Bugün YÜKAL; 17.000’in üzerinde kayıtlı nakliyeciye, 25.000’den fazla araca erişen ve günlük ortalama 6.000 civarında ilan paylaşımının yapıldığı, dijital ve komisyonsuz bir lojistik pazaryeri konumuna ulaşmıştır.</p>

<p><img alt="Fatih Kose Yukal" class="detail-photo img-fluid" height="729" src="https://lojiyolcom.teimg.com/lojiyol-com/uploads/2025/12/fatih-kose-yukal.jpeg" width="600" /></p>

<p><strong>2025 yılı markanız ve lojistik sektörü açısından nasıl geçti? </strong></p>

<p>2025 yılı, lojistik sektörü açısından ciddi bir kırılma yılı oldu. Artan yakıt maliyetleri, operasyonel giderler ve sürdürülebilirlik baskıları; dijitalleşmeyi bir tercih olmaktan çıkarıp zorunluluk hâline getirdi.</p>

<p>YÜKAL açısından ise 2025, ürünün sahada güçlü biçimde valide edildiği, kullanıcı alışkanlıklarının netleştiği ve komisyonsuz modelin sektörde karşılık bulduğunun somut olarak görüldüğü bir yıl oldu. Manuel süreçlerden ve yoğun WhatsApp trafiğinden yorulan nakliyeciler için YÜKAL; ciddi zaman ve maliyet avantajı sağlayarak platformun benimsenme hızını önemli ölçüde artırdı.</p>

<p><strong>2026 yılı için firmanız ve sektörünüz açısından öngörüleriniz nelerdir?</strong></p>

<p>2026 yılında lojistik sektörünün iki ana eksen etrafında şekilleneceğini öngörüyoruz.</p>

<p>Birincisi; yapay zekâ ve veri temelli operasyon yönetiminin standart hâline gelmesi. Gerçek zamanlı eşleştirme, dinamik fiyatlama ve rota optimizasyonu artık rekabet avantajı değil, sektörel bir gereklilik olacak.</p>

<p>İkincisi ise yeşil lojistik ve karbon yönetimi. Kurumsal firmalar, karbon ayak izini ölçemeyen ve raporlayamayan taşıyıcılarla çalışmak istemeyecek.</p>

<p>YÜKAL olarak bu dönüşümün merkezinde yer almayı; yalnızca yük–araç eşleştiren değil, veri, verimlilik ve sürdürülebilirlik üreten bir platform olmayı hedefliyoruz.</p>

<p><strong>Yakın planda gerçekleştireceğiniz projeler ve hedefiniz nedir?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yakın vadede önceliklerimiz; yapay zekâ altyapımızı ölçeklendirmek, OSB’ler, büyük üreticiler ve ihracatçı firmalarla kurumsal entegrasyonları artırmak ve Business paket gelir modelini güçlendirerek yüksek hacimli, düzenli taşımaları platforma taşımaktır.</p>

<p>Buna ek olarak karbon emisyon hesaplama ve raporlama modülümüzü ticari olarak devreye almayı planlıyoruz. Orta vadede ise YÜKAL’ı Avrupa ve Orta Doğu pazarlarına taşıyarak bölgesel bir dijital lojistik markası hâline getirmeyi hedefliyoruz.</p>

<p><strong>Eklemek istedikleriniz…</strong></p>

<p>Lojistik sektörü, Türkiye ekonomisinin omurgalarından biri. Ancak bu gücün sürdürülebilir olması; teknoloji, şeffaflık ve verimlilikle mümkün.</p>

<p>YÜKAL olarak amacımız; nakliyeciyi güçlendiren, yük sahibine hız ve şeffaflık sağlayan ve aynı zamanda karbon salımını azaltan akıllı bir lojistik ekosistemi oluşturmak. Önümüzdeki dönemde lojistiğin yalnızca taşımacılık değil, veri ve teknoloji yönetimi işi olarak yeniden tanımlanacağına inanıyoruz.</p>

<p></p>

<blockquote>
<p><strong>Dijital pazar yerleri neden öne çıkıyor?</strong></p>

<p>Türkiye lojistik sektöründe daralan sevkiyat hacmi, dijital platformları yalnızca bir alternatif değil, zorunlu bir çözüm haline getiriyor. Sektör verilerine göre günlük sevkiyat sayısı bir yıl içinde 400–450 bin bandından 300–350 bin seviyelerine gerilerken, artan yakıt maliyetleri ve düşen kârlılık nakliyecinin manevra alanını ciddi biçimde daraltıyor.</p>

<p>Bu tabloda en büyük kayıp kalemlerinden biri <strong>boş kilometreler</strong> olarak öne çıkıyor. Türkiye’de bir nakliye aracının yük ararken ortalama 100 kilometre yol yaptığı, bunun da hem maliyet hem karbon salımı açısından ciddi bir yük yarattığı ifade ediliyor. Dijital yük–araç eşleştirme platformları, bu sorunu veri ve algoritma temelli çözümlerle azaltmayı hedefliyor.</p>

<p><strong>Yükal</strong> gibi komisyonsuz dijital pazar yeri modelleri, nakliyecinin fiyat baskısı yaşamadan doğrudan yük sahibiyle buluşmasını sağlarken; manuel süreçler, telefon trafiği ve dağınık iletişim yerine tek ekran üzerinden operasyon yönetimini mümkün kılıyor. Akıllı eşleştirme sistemleri sayesinde dönüş yükleri daha hızlı bulunabiliyor, yakıt tüketimi ve operasyonel maliyetler düşürülebiliyor.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde bu tür platformların rolünün daha da artması bekleniyor. Çünkü lojistik artık yalnızca taşıma kapasitesiyle değil; <strong>veri yönetimi, şeffaflık, sürdürülebilirlik ve karbon raporlaması</strong> gibi kriterlerle de değerlendiriliyor. Özellikle büyük üreticiler ve ihracatçılar, dijital olarak izlenebilir ve raporlanabilir taşıma çözümlerini tercih etmeye başlıyor.</p>

<p>Bu dönüşüm, sektördeki rekabeti de yeniden tanımlıyor. Dijitalleşemeyen, veriye dayalı çalışamayan yapılar için ayakta kalmak zorlaşırken; teknolojiyi sahaya uyarlayabilen platformlar lojistik ekosisteminde daha merkezi bir rol üstleniyor.</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK, RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.lojiyol.com/yukal-kurucu-ortagi-fatih-kose-lojistikte-yeni-donem-veriyle-basliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Dec 2025 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://lojiyolcom.teimg.com/crop/1280x720/lojiyol-com/uploads/2025/12/fatih-kose-1.jpg" type="image/jpeg" length="43369"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eyüp Bartık: “Dijital forwarder platformu kuruyoruz, dijitali iyi bilen insan kaynağına ihtiyacımız olacak]]></title>
      <link>https://www.lojiyol.com/eyup-bartik-dijital-forwarder-platformu-kuruyoruz-dijitali-iyi-bilen-insan-kaynagina-ihtiyaci</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.lojiyol.com/eyup-bartik-dijital-forwarder-platformu-kuruyoruz-dijitali-iyi-bilen-insan-kaynagina-ihtiyaci" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eyüp Bartık, dijital ve lojistiği buluşturan platformla taşıma, finans ve gümrük süreçlerini tek çatı altında toplayacaklarını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Oregon Teknoloji</strong>, ödeme garantisi, kredi skoru ve dijital gümrük çözümlerini tek çatı altında toplayan dijital forwarder platformunu hayata geçiriyor.</p>

<p><strong>Oregon Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Bartık</strong>, basın buluşmasında şirketin dijital lojistik portalı vizyonunu ve bu yapıyı destekleyecek finansal ekosistemi anlattı. Bartık, taşıyıcıyla yük sahibi arasındaki tüm süreçleri “tek platformda, şeffaf ve garantili” hale getirmeyi hedeflediklerini belirterek, ödeme garantisi, kredi skoru, dijital gümrük ve toplu tedarik (araç, römork, yakıt, servis) başlıklarını aynı mimaride birleştirdiklerini söyledi.</p>

<p><strong>Finans ve lojistik tek sistemde</strong></p>

<p>Bartık, Avrupa’da örnek gösterilen pazar yeri modellerinin ötesine geçmek istediklerini belirtti: “Sadece taşıyıcıyla yük vereni buluşturmakla kalmıyoruz; ödemeyi üstleniyor, nakliyeciye peşin ödeme yapıyoruz. Yükü sisteme giren ihracatçı veya ithalatçıyla işi alan nakliyeci arasında <strong>Oregon</strong> aracı oluyor; risk ve tahsilat yönetimini biz üstleniyoruz. Bunu yaparken kredi puanı ve finansal değerlendirme mekanizmaları devreye giriyor.”</p>

<p>Bartık, “Tek markaya bağlı kalmadan, lojistikçinin ihtiyacına uygun platform temelli bir finans yapısı kuruyoruz. Yerel ortaklarla ilerliyoruz; ipotek ve kefalet yerine güven ve üretkenliği esas alıyoruz.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Eyup Bartik2" class="detail-photo img-fluid" height="1067" src="https://lojiyolcom.teimg.com/lojiyol-com/uploads/2025/10/eyup-bartik2.jpg" width="600" /></p>

<p><strong>“Dijitali iyi bilen insan kaynağı arıyoruz”</strong></p>

<p>Bartık, lojistikte “dijitalleşemez” algısına karşı çıkarak, “Dijitali iyi bilenler lojistik işini, lojistikçiler de dijitali yeterince bilmiyor; biz iki dünyayı aynı platformda birleştiriyoruz. Bunun için dijitali iyi bilen, yeniliklere açık insan kaynağına ihtiyacımız var.” dedi.</p>

<p>Dijital dönüşüm sürecinde farklı ülkelerde iş bilen yerel ortaklarla çalıştıklarını vurgulayan Bartık, “Bu sistem lojistiği yalnızca dönüştürmekle kalmayacak, finansman erişimini de kolaylaştıracak. Nakliyeci ve lojistik şirketleri ihtiyaç duydukları hizmetleri tek platformda bulabilecek.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"İhracatçı ile taşımacı arasındaki gereksiz katmanları azaltıyoruz"</strong></p>

<p>Yeni modelin lojistikte uzun yıllardır süregelen çok halkalı aracılık yapısını azaltacağını belirten <strong>Bartık</strong>, “İlk yük veren ile son taşıyıcı arasına sıralanan aracıları azaltıyoruz. Lojistikçinin en kritik ihtiyacı ödeme garantisi ve karşı taraf güvenirliği; biz bu ikisini sistemin merkezine koyuyoruz.” dedi.</p>

<p>Bartık, sistemin temel hedeflerinden birinin de ihracatçı ile taşımacı arasındaki zinciri sadeleştirmek olduğunu vurgulayarak, “İhracatçı ile taşımacı arasında ihracat maliyetimizi artıran gereksiz katmanları azaltma amacı güdüyoruz. Daha az aracı, daha şeffaf fiyatlama ve daha güvenli tahsilat anlamına geliyor. Bu modelle taşımacı da ihracatçı da kazanan taraf olacak.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Toplu tedarik ve finansman avantajı</strong></p>

<p>Platformun ikinci aşamasında nakliyecilere araç, römork, yakıt ve servis anlaşmaları sunacaklarını belirten Bartık, “Talebi platformda toplayarak <strong>Oregon Finans</strong> üzerinden kredilendirme yapacağız. Kredisi ön onaylı filolarla tedarikçilere gittiğinizde indirim ve teslim koşulları çok daha avantajlı hale geliyor.” açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>Dijital gümrük: sahada hız, masada şeffaflık</strong></p>

<p>Toplantıda dijital gümrük adımları da duyuruldu. Bartık, Avrupa’da parça parça ödenen ücretlerin şirketler için görünmez yük oluşturduğunu vurgulayarak, “İhracat ve transit beyanlarını masadan dijital olarak yapıyoruz. Süreç kağıt ve ıslak imzayla sınırlı birkaç istisna dışında tamamen dijitalleşiyor; sürpriz maliyet kalmıyor.” dedi.</p>

<p><strong>Avrupa’da ölçeklenme, Asya’da yeni dönem</strong></p>

<p>Bartık, yakın hedef pazarlarının Avrupa olduğunu, <strong>Batı Asya</strong> tarafında (Türkiye–İran–Pakistan–Hindistan–Çin ve kuzeyi) ise altyapı olgunlaştıkça sistemi aşamalı devreye alacaklarını belirtti: “Doğru zamanlamayla ilerleyeceğiz. <strong>Ukrayna</strong> ve <strong>Gürcistan</strong> gibi pazarlarda da yapılanma adımlarımız gündemde.”</p>

<p><strong>Depo ve konsantrasyon merkezleri</strong></p>

<p>Dijital satış kanallarının büyümesiyle stok ve depo yönetimi ihtiyacının arttığını söyleyen Bartık, farklı şehirlerde konsantrasyon merkezleri kurduklarını, ölçek verimliliği ve uzaktan çalışma altyapısıyla rekabetçi maliyetler elde ettiklerini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK, RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.lojiyol.com/eyup-bartik-dijital-forwarder-platformu-kuruyoruz-dijitali-iyi-bilen-insan-kaynagina-ihtiyaci</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Oct 2025 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://lojiyolcom.teimg.com/crop/1280x720/lojiyol-com/uploads/2025/10/eyup-bartik-roportaj.jpg" type="image/jpeg" length="79197"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akca Lojistik Genel Müdürü Enes Akça: “Hedefimiz bilinirlikte ilk üçte anılmak”]]></title>
      <link>https://www.lojiyol.com/akca-lojistik-genel-muduru-enes-akca-hedefimiz-bilinirlikte-ilk-ucte-anilmak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.lojiyol.com/akca-lojistik-genel-muduru-enes-akca-hedefimiz-bilinirlikte-ilk-ucte-anilmak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akca Lojistik 2007’de kuruldu. Enes Akça, depolama–nakliye–mikro dağıtım ve Akca Teknoloji ile Türkiye genelinde uçtan uca çözümleri ve büyüme hedeflerini anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin farklı bölgelerinde güçlü bir dağıtım ağı ve geniş depolama kapasitesiyle faaliyet gösteren <strong>Akca Lojistik</strong>, bu yıl dördüncüsü düzenlenen <strong>LOGISTECH Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı</strong>’nda sektördeki yenilikçi vizyonunu paylaştı. İzmir’de 8-10 Ekim tarihleri arasında düzenlenen fuarda <strong>Akca Lojistik Genel Müdürü Enes Akça</strong> ile bir araya geldik; firmanın kişiselleştirilmiş lojistik anlayışını, yatırımlarını ve gelecek hedeflerini konuştuk.</p>

<p><strong>Kuruluş ve aile şirketi yapısı</strong></p>

<p><strong>Akca Lojistik ne zaman kuruldu? Kısa bir kuruluş öyküsü paylaşır mısınız?</strong><br />
<strong>Akca Lojistik</strong> bir aile şirketi. Aile olarak 30 yıldır kendi işimizi yapıyoruz; yaklaşık 20 yıldır da lojistik sektöründeyiz. Şirketimiz 2007 yılında kuruldu. Tamamen Türkiye içinde lojistik operasyonlar yürütüyoruz. Ailenin ikinci nesil temsilcisi olarak şirketin genel müdürlüğü görevini sürdürüyorum.</p>

<p><strong>Faaliyet alanları: Depolama, nakliye, mikro dağıtım</strong></p>

<p><strong>İşlerinizi nasıl sınıflandırıyorsunuz?</strong><br />
Üç ana kategoride çalışıyoruz:</p>

<ul>
 <li><strong>Depolama:</strong> Türkiye genelinde otuzun üzerinde depoda yaklaşık 400 bin metrekare kapalı alanda, 350 bin palet kapasitesiyle hizmet veriyoruz. Mal kabul, sipariş hazırlama, yükleme, elleçleme gibi süreçlerin tümünü yönetiyoruz.</li>
 <li><strong>Nakliye:</strong> <strong>FTL (Full Truck Load – Tam Kamyon Yükü Taşımacılığı)</strong>, <strong>LTL (Less Than Truck Load – Parsiyel Yük Taşımacılığı)</strong> ve parsiyel taşımalarla Türkiye’nin her yerinde teslimat yapıyoruz. Çıkışların bir kısmı kendi tesislerimizden, bir kısmı da müşterilerimizin fabrikaları veya depolarından gerçekleşiyor.</li>
 <li><strong>Mikro dağıtım:</strong> Şehir içi teslimatlar yapıyoruz. Bunun konvansiyonel kısmında bölge depolarından mağaza teslimatları (özellikle gıda ve perakende) var. Diğer kısım ise e-ticaretin B2C tarafı; küçük araçlarla (Doblo vb.) son nokta teslimatları yapıyoruz.</li>
</ul>

<p><img alt="Akca Depo2" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://lojiyolcom.teimg.com/lojiyol-com/uploads/2025/10/akca-depo2.jpg" width="800" /></p>

<p><strong>Akca Teknoloji: Yazılım, entegrasyon ve veriyle verimlilik</strong></p>

<p>“<strong>Artı bir” dediğiniz teknoloji alanınızı açar mısınız?</strong><br />
İki yıl kadar önce <strong>Akca Teknoloji</strong> markasını oluşturduk. Lojistiğe dönük dijital çözümler üretiyoruz. Burada <strong>depo yönetim sistemi (WMS – Warehouse Management System)</strong> ve <strong>taşımacılık yönetim sistemi (TMS – Transportation Management System)</strong> tabanlı özel yazılımlar geliştiriyoruz. Bu sistemlerde çok önemli bir veri birikiyor. Bu bilgi birikimini, operasyonlarını manuel yürüten firmalara “hizmet olarak teknoloji” şeklinde sunuyoruz: depoları analiz ediyor, kendi sistemimizi kuruyor, gerekirse yerleşim planını (layout) ve iş akışlarını yeniden tasarlıyoruz.</p>

<p>Müşterilerimizin <strong>kurumsal kaynak planlama sistemleri (ERP – Enterprise Resource Planning)</strong> ile entegrasyonlar yapıyoruz; bazı firmalara entegratörlük hizmeti dahi veriyoruz. <strong>TMS (Taşımacılık Yönetim Sistemi)</strong> tarafında ise izleme/kontrol panellerimizi müşterilerimizin kullanımına açıyoruz; araç takip kitleriyle operasyonlarını bizim panelimiz üzerinden yönetebiliyorlar. <strong>Akca Teknoloji</strong>, <strong>Akca Lojistik</strong> çatısı altında bağımsız bir marka gibi çalışıyor.</p>

<p><img alt="Akca Depo" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://lojiyolcom.teimg.com/lojiyol-com/uploads/2025/10/akca-depo.jpg" width="800" /></p>

<p><strong>Neden yalnızca yurt içi? Odak ve derinleşme stratejisi</strong></p>

<p><strong>Uluslararası taşımaya neden yönelmiyorsunuz?</strong><br />
Lojistik çok geniş bir kavram. Bizim yaptığımız işlerle uluslararası nakliyat bambaşka dinamiklere sahip. Türkiye içinde derinleşmeyi ve odaklanmayı daha doğru buluyoruz. Hâlâ operasyonlarını manuel yürüten, outsource arayışındaki çok sayıda firma var. İşi ehline teslim etmenin operasyonel maliyetleri düşürdüğüne ve rekabet gücünü artırdığına inanıyoruz. Türkiye’de “fethedilecek” çok alan var.</p>

<p><strong>Müşteri portföyü: Holdinglerden KOBİ’lere</strong></p>

<p><strong>Müşteri profiliniz nasıl?</strong><br />
Çok kurumsal yapılar da var, KOBİ ölçüğünde müşteriler de. Lojistik ticaretin olduğu her yerde var; biz de her ölçekte hizmet veriyoruz. Beş-on paletlik depolama yapan müşterimiz de var, otuz-elli bin paletlik hacimle çalışan müşterimiz de. Maharet, her ölçekle konuşup süreçlerine entegre olabilmekte.</p>

<p><strong>Filo yönetimi: Esnek kiralama ve spot piyasa</strong></p>

<p><strong>Araç organizasyonunu nasıl yönetiyorsunuz?</strong><br />
Kısmen özmalımız ve gerekli <strong>Ulaştırma Bakanlığı</strong> kriterlerine uygun belgelerimiz (örneğin <strong>TİO belgesi – Taşıma İşleri Organizatörü Yetki Belgesi</strong>) var; fakat operasyonlarımızın tamamına yakını kiralama ve spot piyasayla yönetiliyor. Uzun dönem kiralamalarla, <strong>KPI</strong>’<strong>lere (Key Performance Indicator – Anahtar Performans Göstergesi)</strong> bağlı performans kriterleri içeren “kazan-kazan” modeller kuruyoruz. Sistemimizde 500’ün üzerinde araç var; küçükten büyüğe filoların çoğu kiralık. İstanbul Gebze ve İzmir’de garaj/ofis ağımızla spot tarafı da yönetiyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Verimlilik ve sürdürülebilirlik: Dolu araç, doğru rota</strong></p>

<p><strong>Boş dönüş ve rota optimizasyonu nasıl çözülüyor?</strong><br />
Araç doluluklarına ve rota optimizasyonuna çok önem veriyoruz. Hangi ürünün hangi ürünle birlikte aynı araca konacağı, palet yerleşim senaryoları, çok noktalı dağıtımda başlangıç/bitiş sırası gibi konulara sistemimiz cevap veriyor. En kısa yol her zaman en ekonomik yol olmayabiliyor; dur-kalk, eğim gibi parametreleri de hesaba katarak enerji tasarrufu ve sürdürülebilirliği gözetiyoruz.</p>

<p><strong>Uçtan uca ve modüler hizmet: Antrepo, reverse lojistik, bordrolama</strong></p>

<p>“<strong>Uçtan uca” derken kapsam nedir?</strong><br />
İthal malın antrepoya alınmasından, serbest depoya geçişe; sipariş hazırlama-yükleme-sevkten bölge deposu ve son nokta teslimatına; iade/reverse lojistiğe kadar tüm süreci yönetebiliyoruz. Modüler çalışıyoruz: yalnız depolama, yalnız nakliye, yalnız mikro dağıtım veya yalnız teknoloji altyapısı sunduğumuz müşteriler de var. İnsan kaynağı ve bordrolama hizmeti de veriyoruz. Depolamada kapasitenin yaklaşık yarısı “in-house management” (müşterimizin tesisinde yönetim); yarısı ise kampüs yönetimi bizim olduğu tesisler.</p>

<p><strong>Piyasa koşulları: Maliyet ve rekabet baskısı</strong></p>

<p><strong>Güncel zorluklar neler?</strong><br />
En büyük başlık maliyet. Yakıt bir süredir daha stabil olsa da genel ekonomik konjonktür ve talep daralması nedeniyle maliyet artışlarını yansıtmak zorlaşıyor. Rekabet baskısı da yüksek; yanlış fiyatlamayla alınan işlerin sürdürülemediğini ve spot piyasadan tedarik arayışlarının arttığını görüyoruz. Araç yenilemede finansmana erişim ve maliyetler de ayrı bir zorluk.</p>

<p><strong>İnsan kaynağı: Mühendis, yazılımcı ve sosyal bilimciler</strong></p>

<p><strong>Nitelikli iş gücü bulmakta zorlanıyor musunuz?</strong><br />
Evet. Lojistikte yetişmiş, donanımlı insanlara çok ihtiyaç duyuyoruz. İyi<strong> </strong>mühendis, iyi yazılımcı ve hatta iyi sosyal bilimcilere ihtiyacımız var. Yaklaşık iki bin kişilik bir aileyiz; farklı arka planlardan gelen ekipleri aynı hedefe koşturmak için insan kaynakları ve kariyer planlamasında sosyolog-psikolog desteği önemli. İçeride süreç ve strateji geliştirme ile operasyonel mükemmellik ekiplerimiz var; yeni mezunları bu birimlerde yetiştiriyoruz. Üniversitelerde kariyer günlerine katılarak sektörü anlatıyoruz. Sektörümüzün teknolojiyle olan güçlü entegrasyonunu dışarıdan bakıldığında fark etmeyebiliyorlar. Günlük operasyon hacmimiz oldukça yüksek; sistemimize her gün yüz binlerce kayıt akışı gerçekleşiyor. Bu yoğun datayı yazılım altyapmızla yönetiyoruz. Bu bağlamda, bilgisayar mühendisleri ve yazılım geliştiriciler bizim için kritik rol oynuyor. IT (Information Technology – Bilgi Teknolojileri) ekibimiz şirket içindeki en kalabalık ekip.</p>

<p><strong>Büyüme planı: İzmir, İstanbul, Ankara; ölçek ekonomisi</strong></p>

<p><strong>Hedefleriniz neler?</strong><br />
Lojistik güven işidir. Amacımız “en büyük olmak” değil; Türkiye’de akla gelen ilk üç bilinir lojistik firması arasında anılmak. Ölçek büyüdükçe maliyetleri daha iyi yönetebiliyor, farklı taleplere daha hızlı cevap veriyoruz. Bu yüzden yeni depo yatırımları planlıyoruz: İzmir’de depo hedefimiz var; <strong>bu yıl İstanbul</strong>’<strong>da yeni depomuzu devreye aldık,</strong> her iki yakada yeni tesis arayışındayız. Ankara’da faaliyetlerimizi güçlendirdik; nakliye, depolama ve mikro dağıtımı yatayda büyütmeyi sürdüreceğiz. <strong>IT (Bilgi Teknolojileri)</strong> tarafında da kabiliyetlerimizi derinleştiriyoruz. Operasyon coğrafyasına gelirsek; Diyarbakır ve Adana’da operasyonlarımız, Bursa’dan Doğu’ya güçlü akışlarımız, Mersin-Adana hattında müşterilerimiz var. Ürün tarafında taze yaş meyve-<strong>sebze,</strong> ambalajlı mamuller, frigo, konserve ve raf ömrü odaklı segmentlerde çalışıyoruz.</p>

<p><strong>Kapanışta eklemek istedikleriniz?</strong><br />
<strong>Akca Lojistik</strong> olarak Türkiye içi lojistiğin her halkasında süreç mühendisliğiyle değer katmaya devam edeceğiz. Hem ölçeği büyütüp maliyetleri müşterilerimiz lehine baskılayacağız hem de <strong>Akca Teknoloji</strong> ile veriye dayalı, entegre çözümlerimizi yaygınlaştıracağız.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK, RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.lojiyol.com/akca-lojistik-genel-muduru-enes-akca-hedefimiz-bilinirlikte-ilk-ucte-anilmak</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Oct 2025 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://lojiyolcom.teimg.com/crop/1280x720/lojiyol-com/uploads/2025/10/enes-akca.jpg" type="image/jpeg" length="85315"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Lima Logistics Kurucu Ortağı Sinan Türel:  “Doğaya Saygı, Geleceğe Nefes: Lima Green ile karbon dengeleme yolculuğu”]]></title>
      <link>https://www.lojiyol.com/lima-logistics-kurucu-ortagi-sinan-turel-dogaya-saygi-gelecege-nefes-lima-green-ile-karbon-dengeleme-yolculugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.lojiyol.com/lima-logistics-kurucu-ortagi-sinan-turel-dogaya-saygi-gelecege-nefes-lima-green-ile-karbon-dengeleme-yolculugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lima Logistics, hava kargoda “time-critical” uzmanlığı, dijital altyapısı ve çevre bilinciyle Türkiye’nin en çevik lojistik markalarından biri olmayı sürdürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye lojistik sektörünün önemli oyuncularından <strong>Lima Logistics</strong>, 2013 yılında kuruldu. Ağırlıklı olarak <strong>hava kargo forwarder</strong> olarak faaliyet gösteren şirket, operasyonlarının yüzde 60’ını hava taşımacılığında, kalanını kara ve deniz taşımacılığında yürütüyor. Sektörün önde gelen havayolu firmalarıyla çalışan Lima, esnek yapısı, teknolojiye yaptığı yatırımlar ve çevre bilinciyle oluşturduğu <strong>Lima Green</strong> markasıyla öne çıkıyor. İzmir Logistech fuarında bir araya geldiğimiz Kurucu Ortaklardan <strong>Sinan Türel</strong> ile şirketin mevcut durumunu, sektörel görünümünü ve Lima’nın büyüme vizyonunu konuştuk.</p>

<p><strong>Zorlu piyasa koşullarında dengeli bir yıl</strong></p>

<p>Türel, 2024’ün lojistik sektörü açısından kolay bir yıl olmadığını açık yüreklilikle ifade ediyor. “Bu yıl genel olarak sektör açısından parlak geçmedi. İhracat tarafı beklenenin altında kaldı. Bizim sektörümüzü üretim ve ihracattan bağımsız düşünemezsiniz. Üretim yavaşladığında taşımalar da doğal olarak azalıyor” diyor.</p>

<p>Buna rağmen <strong>Lima Logistics</strong>’in yıl boyunca istikrarlı bir çizgi koruduğunu belirten Türel, “Bizim kendi ritmimiz var ve onu sürdürmeye devam ediyoruz. Sektör ortalamasına kıyasla daha dengeli bir performans sergiledik” diye ekliyor.</p>

<p><strong>Hava kargoda zamanla yarış</strong></p>

<p>Lima Logistics’in faaliyetlerinin omurgasını hava kargo oluşturuyor. Şirketin en güçlü olduğu alan, “time-critical” yani zaman öncelikli taşımalar. Bu taşımalar özellikle otomotiv, makine ve savunma sanayi gibi üretim bantlarının durmasına tahammül olmayan sektörlerde kritik rol oynuyor.</p>

<p>Türel, “Bizim için zaman, kelimenin tam anlamıyla rekabet gücü demek. Avrupa’nın birçok noktasından Türkiye’deki üretim hatlarına 24 saatten kısa sürede parça yetiştiriyoruz. O parçalar, ihracata gidecek aracın üretimini tamamlamak için hayati önem taşıyor. Üretim bandının durması, firmalar için milyonlarca dolarlık kayıp anlamına geliyor. Bizim işimizin kritikliği burada ortaya çıkıyor” diyor.</p>

<p><img alt="Sinan Turel Lima Logistics" class="detail-photo img-fluid" height="901" src="https://lojiyolcom.teimg.com/lojiyol-com/uploads/2025/10/sinan-turel-lima-logistics.jpg" width="600" /></p>

<p><strong>Sürdürülebilirlik ve Lima Green markası</strong></p>

<p>Lojistik sektörünün karbon salımı açısından dünyanın en büyük ikinci kirletici sektör olduğuna dikkat çeken Türel, bu konuda sürdürülebilir bir vizyonla hareket ettiklerini vurguluyor. “Biz çevresel sorumluluğu sadece gönüllü bir yaklaşım olarak değil, stratejik bir gereklilik olarak görüyoruz. Bu anlayışla oluşturduğumuz <strong>Lima Green</strong> markasıyla müşterilerimizin karbon ayak izini sıfırlayabilecekleri bir sistem geliştirdik. Online platform üzerinden karbon dengeleme işlemini gerçekleştirip bunu sertifikalandırabiliyoruz. Bu sayede müşterilerimiz taşıma operasyonlarını karbon nötr hale getirip bunu belgeleyebiliyorlar” diyor.</p>

<p><strong>Karbon nötr sertifikasıyla Türkiye</strong><strong>’</strong><strong>de bir ilk</strong></p>

<p><strong>Lima Logistics</strong>, Türkiye’de müşterilerine <strong>karbon nötr sertifikası</strong> sağlayabilen ilk lojistik firmalarından biri. Şirket, karbon dengeleme sürecini uluslararası standartlara uygun bir yazılım aracılığıyla yönetiyor ve sistemini <strong>karbon borsası</strong> üzerinden işletiyor. Bu yapı, temiz enerji yatırımı yapanlarla karbon salımı yapan firmaları bir araya getiriyor. Türel, “Karbon borsasından satın alınan karbon kredileriyle taşıma operasyonlarını nötrleyip, müşterilerimize uluslararası geçerliliğe sahip sertifikalar veriyoruz. Bu sertifikalar Avrupa standartlarında geçerli belgeler” diyor.</p>

<p>Bugün için bu uygulamanın gönüllülük esasına dayandığını belirten Türel, “Yakında bu tür uygulamalar yasal zorunluluk haline gelecek. Biz Lima olarak buna hazırız. Müşterilerimizle birlikte karbon nötr taşımacılığa geçiş için çalışıyoruz” diyerek şirketin vizyonunu özetliyor.</p>

<p><strong>Teknoloji yatırımı, verimlilik ve yapay zekâ planları</strong></p>

<p>Lima Logistics bir filo işletmiyor; taşımaları iş ortakları üzerinden gerçekleştiriyor. Bu nedenle şirketin en önemli yatırım alanı yazılım ve dijitalleşme. “Bizim için en değerli varlık sistemimiz. Müşteriyle ilk temas anından faturaya kadar tüm süreçlerimizi dijital olarak yönetiyoruz. Şeffaf ve uçtan uca izlenebilir bir sistem kurduk. Bugün bu altyapı bizi önümüzdeki 10 yıl boyunca taşıyacak güçte. Şimdi bu yapıya yapay zekâ modülleri entegre etmeye hazırlanıyoruz. Talep tahmininden rota optimizasyonuna kadar birçok süreçte akıllı çözümler üzerinde çalışıyoruz” diyor.</p>

<p><strong>İnsan odağı: Lima</strong><strong>’</strong><strong>da liderlik kültürü çalışanlardan başlıyor</strong></p>

<p>Türel’e göre bir şirketin teknolojiye, sürdürülebilirliğe veya uluslararası büyümeye yaptığı yatırım, ancak doğru insanlarla anlam kazanıyor. “Bizim işimiz tamamen insanla yürüyor. En yeni yazılımı da kursanız, en ileri sistemi de kurgulasanız, bu süreci yönetecek insan doğru değilse hiçbir anlamı yok. Lima’daki başarının ardında, sadece çalışanlarını değil, onların fikirlerini de büyüten bir liderlik kültürü var” diyor.</p>

<p>Bu anlayış, Lima’nın kurumsal kültürünü tanımlayan en güçlü unsur haline gelmiş durumda: “Benim en çok gurur duyduğum şey, Lima’da kimsenin yalnız çalışmaması. Her yeni çalışan birine dokunur, birinden öğrenir. Bu zincir bizim enerjimizi hep canlı tutuyor.”</p>

<p><strong>İnsan faktörü Lima</strong><strong>’</strong><strong>nın merkezinde</strong></p>

<p>Türel, Lima Logistics’in başarısında insan kaynağının belirleyici olduğunu vurguluyor. “Bizim makinelerimiz yok, üretim hattımız yok; bizim üretimimiz insanlar. O yüzden en büyük kaynağımız çalışanlarımız. <strong>Great Place to Work</strong> sertifikasına sahip bir şirketiz. Bu, çalışan memnuniyetini ölçen bağımsız bir sistem tarafından veriliyor. Bizde iki kuşak yan yana: sektörde deneyimli isimler ve yeni mezun gençler. Deneyimli çalışanlarımız bu gençlere mentorluk yapıyor. Üniversiteden yeni mezun olmuş genç arkadaşları işe alıyoruz, onları kendi sistemimize göre yetiştiriyoruz. Bu sayede dinamizmimizi kaybetmeden büyüyoruz” diyor.</p>

<p>Yeni kuşağı eleştirmek yerine onlardan öğrenmek gerektiğini savunan Türel, “Gençler bizden çok daha hızlı düşünüyor. Aynı anda birçok işi yönetebiliyorlar. Biz onlara alan tanıyoruz, sorumluluk veriyoruz. Şirketimizde sirkülasyon düşük, bağlılık yüksek. Bu yaklaşım bizim kültürümüzü güçlendiriyor” diyerek sözlerini tamamlıyor.</p>

<p><strong>Küresel hedefler: Avrupa</strong><strong>’</strong><strong>dan dünyaya açılmak</strong></p>

<p>Lima Logistics, 13 yılda Türkiye’de edindiği bilgi birikimini küresel arenaya taşımayı hedefliyor. Şirket, kısa süre önce <strong>Amsterdam merkezli Lima Europe</strong>’u kurdu. Türel, bu girişimi “globalleşmenin ilk adımı” olarak tanımlıyor: “Lima Europe tamamen bize bağlı bir şirket. Amacımız orada da Türkiye’deki başarı hikayemizi tekrarlamak. Avrupa’daki müşterilerimize yerel bir oyuncu gibi hizmet veriyoruz. Bu sayede ülkemize döviz kazandırıyoruz, hizmet ihracatı yapıyoruz. Orta vadede Almanya, Romanya ve Amerika’da da yatırımlar planlıyoruz.”</p>

<p>Türel, bu yapıyı “karşılıklı destek modeli” olarak tanımlıyor: “Türkiye’de taşımalar yavaşladığında Avrupa’daki operasyonlarımız, Avrupa yavaşladığında Türkiye’deki işlerimiz birbirini destekliyor. Böylece dengeli, sürdürülebilir bir büyüme modeli ortaya çıkıyor.”</p>

<p>Lima Logistics bugün çeviklik, teknoloji, sürdürülebilirlik ve insan odağıyla şekillenen bir kültüre sahip. Kurucu Ortak <strong>Sinan Türel</strong>, “Bizim işimiz hız, denge ve insan yönetimi. Her şey değişiyor ama bu üç unsur değişmiyor” diyerek Lima’nın başarısının formülünü özetliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Röportaj boyunca <strong>Sinan Türel</strong>’in en çok üzerinde durduğu konulardan biri, insan kaynaklarına yaklaşımıydı. Onun için Lima’nın başarısı, “iyi sistemler” kadar “iyi insanlar”la da ölçülüyor. “Bizim en büyük yatırımımız insan. Çünkü teknoloji sizi güçlü yapar ama insan sizi sürdürülebilir kılar,” sözleriyle de Lima’nın ruhunu en net biçimde tanımlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK, RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.lojiyol.com/lima-logistics-kurucu-ortagi-sinan-turel-dogaya-saygi-gelecege-nefes-lima-green-ile-karbon-dengeleme-yolculugu</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Oct 2025 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://lojiyolcom.teimg.com/crop/1280x720/lojiyol-com/uploads/2025/10/sinan-turel-lima.jpg" type="image/jpeg" length="28145"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[WeLD Başkanı Özot: 2027’ye kadar forwarding firmalarının yüzde 90’ı batar]]></title>
      <link>https://www.lojiyol.com/weld-baskani-ozot-2027ye-kadar-forwarding-firmalarinin-yuzde-90i-batar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.lojiyol.com/weld-baskani-ozot-2027ye-kadar-forwarding-firmalarinin-yuzde-90i-batar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Murat Özot, “Forwarderler 90-120 gün vade, düşük kar marjıyla iş yapıyor. Bu sürdürülebilir değil, 2027’ye kadar sektörün yüzde 90’ı batar” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk lojistik medyasını domine eden 8 yayın kuruluşunun yöneticileri, farklı bir girişim için startı verdi. Sekiz gazeteciden oluşan bu grup, her ay lojistik sektöründen bir ya da birkaç firma ile buluşup gündemi masaya yatıracak.</p>

<p>Lojistik buluşmalarının ilk konuğu <strong>WeLD Uluslararası Taşımacılık</strong> oldu. <strong>Murat Özot </strong>ve<strong> İsmet Pehlivan</strong>’ın 2020 yılında kurduğu firma, konvansiyonel lojistiği, dijital ortamda gerçekleştiriyor. Şimdilik yalnızca deniz ve havayolu taşımalarına odaklanan kuruluş, portföyüne karayolunu da entegre etmek için çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Murat Özot’un da, İsmet Pehlivan’ın da çok sıra dışı, hatta marjinal sayılabilecek görüşleri var. Sektör gazetecileri sordu, Özot ve Pehlivan yanıtladı.</p>

<p><strong>WeLD’in kuruluşu, büyümesi ve dijital forwarding’e geçişi</strong></p>

<p><em><strong>WeLD Uluslararası Taşımacılık’ı tanıtır mısınız?</strong></em></p>

<p>WeLD olarak 2020 eylül ayında 17 kişilik ekip 70 kişilik bir altyapı ile yola çıktık. 1,5 yılda 130 kişiye ulaştık. Uzmanlığımız hava ve denizyolu taşımacılığıdır. 2022 yılında almış olduğumuz karar doğrultusunda şirketin yönünü geleneksel Freight Forwarding’ten Dijital Forwarding’e çevirdik. Pandemide işler yolunda gitmiş ve iyi kazançlar elde etmiştik. Ancak, sürdürülebilirliği tartışılmalıydı. Çünkü Çin’den 1 konteyner 10 bin dolara taşınıyorken, yüzde 10 karlılıkla 1000 dolar kazanıyorsan; 1 konteyner 1.000 dolara taşındığında yüzde 10 karlılıkla gelen 100 dolar kazançla nasıl sürdürülebilir olabilir sorusunu kendimize sorduk. Hizmet sektörünün en büyük maliyet kalemi personeldir. Hangi firmaya giderseniz gidin %50-80 arası bir personel maliyeti söz konusudur. Ne yaparsanız yapın geleneksel forwardingte bir personel, en fazla 100 dosya elleçleyebilir ki bunun yanına bir satış temsilcisi, bir fiyatlandırmacı koyuyorsunuz. Günün sonunda atmış olduğunuz taş ürküttüğünüz kurbağaya değmemiş oluyordu.</p>

<p><strong>Anında fiyat veren WOP ve Türkiye’ye ilk gelen yapay zeka modülü</strong></p>

<p><em><strong>WOP nedir? WOPİ’yi niçin kullanıyorsunuz? Hangi ihtiyaca çözüm oluyor?</strong></em></p>

<p>Son 3 yıldır üzerinde çalışıp hayata geçirdiğimiz WeLD Online Platform (WOP) sektörde devrim yaratacak işlere imza atıyor. Taşımacılık sektöründe dünya üzerinde bu zamana kadar hiçbir forwarder firmanın yapamadığını WOP ile gerçekleştiriyoruz. Dünyanın herhangi bir noktasından başka bir noktaya yapılacak taşımacılıkta anında fiyatlandırma ve hızlı rezervasyon yapabiliyoruz. WOP, lojistik süreçlerini verimli hale getirerek teslimat sürelerini azaltıyor ve maliyetleri düşürüyor. Verimlilik esasına dayalı teknolojik altyapısını kullanarak en hızlı ve uygun teklifi sunuyor. Diğer firmalar en erken bir gün içinde fiyat bilgisi paylaşabilirken, WOP ile 7 gün 24 saat boyunca anında fiyat verebilmek mümkün. WOPİ ise WOP’un WhatsApp üzerinden de kullanılabilen bir yapay zeka uygulaması. Bugün dört (8 Opsiyonlu) yapay zeka makinesinin kurulumunu yapmak üzere anlaştık ve ithal ettik, bu hafta içinde kurulumu yapılacak. NVIDIA’nın en gelişmiş yapay zeka modülünü Türkiye’ye ilk getiren firmayız. Bu makineler oldukça pahalı. Normalde bu hizmeti belli server şirketlerinden kiralamak zorundasınız ve kullandıkça ödeme yaptığınız bir sistem. Biz bir adım öne geçmek adına makineyi kiralamak yerine en gelişmiş modülü satın alıp kendi çözümümüzü üreterek CPU ekran kartı mantığında yüksek devirde ve süreçleri en hızlı şekilde yönetiyoruz.</p>

<p><strong>İlk Türk genel müdürlükten TURQUALITY’ye uzanan yol</strong></p>

<p><em><strong>Peki, lojistik tecrübeniz nereden geliyor? Geçmişinizden söz eder misiniz?</strong></em></p>

<p>Murat Bey’in tecrübesi 90’lı yıllar, ben de sektöre 2007 yılında başladım. Murat Bey de, yerli ve globaldeki en büyük organizasyonlarda çalıştı. 8 yıl boyunca Suudi Arabistan’da kaldı. Dünyanın en büyük Alman nakliyecisinin 130 yıllık tarihinde ilk Türk pasaportlu genel müdürlük görevini aldı. En büyük avantajımız, şirketin kuruluşundan bu yana ölçülebilir olarak tasarlamamızdı. İnsandan bağımsız nasıl yönetebiliriz dedik ve şirket alt yapısını bir sistem üzerine inşa ederek sürdürülebilirliği ön planda tuttuk. Bu sayede TURQUALITY marka destek programına kabul edilen en genç firma olduk.</p>

<p><strong>3 saniyede fiyat, hibrit insan–yapay zeka modeli</strong></p>

<p><em><strong>Süreci nasıl yönettiniz ve sistem nasıl kullanılıyor?</strong></em></p>

<p>Bir deniz ve hava operasyonunda ne yapılması gerektiğiyle ilgili 50 nin üzerinde sunumumuz var. Tüm süreçlerimiz ilk günden bugüne yazılı olduğu için bunları tekrardan gözden geçirerek sistem üzerinde nasıl uygulayacağımızı planladık ve uygulamanın ilk yazılım geliştirmesi 2022 yılının başında yaklaşık 6 ay sürdü ve sonrasında test aşamalarına geçtik. Öncelikle satış tarafını online taşımamız gerektiğine karar verdik. Birinci yıl tamamlandığında müşterilerimize anında fiyat verebiliyor hale geldik.</p>

<p>Sistemin çok basit bir kullanım şekli var. Geleneksel freight forwarderde müşteriler, yük detayları ile mail hazırlar ve fiyat ister. Biz ise çok basit bilgiler talep ederiz, sisteme girer, 3-10 saniyede arama tuşuna bastığında fiyatı görür. Kesin fiyatı görünce de rezervasyon talebi aşaması gelir. Akabinde tüm operasyon süreci belli tetikleyiciler, onaylar, otomasyon ve yapay zeka destekli karar vericiler sayesinde yönetilir. “human-machine hybrids win” İnsan ve makine hibrit çalışma stratejisi ile yapay zeka insanın devreye girmesi gereken anı belirler ve süreci bu şekilde değiştirir.</p>

<p><strong>Küçük firmalara hız ve doğru fiyat avantajı</strong></p>

<p><em><strong>Anında fiyat verme ne gibi bir avantaj sağlıyor?</strong></em></p>

<p>Deniz ve havayolu taşımacılığında Türkiye’deki ana limanlardan dış ticaret yapan firma sayısı 40-45 bin civarındadır. Bunun ilk 1.000 tanesi bizim 3 A dediğimiz segmenti yani yük potansiyeli en yüksek olan firmalardır. Sonraki 10 bin onların bir altında, ayda 8-10 yükleme yapan müşteriler. Kalan firmaların yükleme sayısı da ayda bir ya da iki ayda birdir. Segmenti düşük olan firmalar sektörde daha çok küçük freight forwarder ile çalışıyorlar ve doğru fiyata zamanında ulaşma gibi sorunları var, firmalar bizim sistemimizi kullanarak daha uygun fiyatlara daha kısa sürede ulaşıyor. Bir diğer avantajı ise sistemde bulunan fiyatlarımız referans fiyat olarak kullanılabildiğinden mevcutta çalıştıkları forwarder ile fiyat karşılaştırmasını kolay bir şekilde yapıp yüklerini organize edebiliyorlar.</p>

<p><strong>Devlerle entegrasyon yapan WeLD, plansız forwarderlerin sonunu öngörüyor</strong></p>

<p><em><strong>Siz taşıyıcı değilsiniz. Diğer kargo şirketleriyle iş birliğini nasıl sağlıyorsunuz?</strong></em></p>

<p>Biz Havayolu ve Denizyolu şirketleriyle entegrasyon sağlıyoruz. Deniz ve havayolunun en önemli kuruluşlarıyla direkt bağlantımız var. Rakiplerimiz 3-5 destinasyon dışında fiyatları web sayfalarından yada tarifelerden alıyor. Büyük taşımacılık operatörleri, sabahtan akşama bir konteyner için fiyat vermek istemiyor, spota yönlendiriyor. “web siteme gir fiyata bak” diyor. Biz de armatör ve havayolu operatörleriyle API lerle bağlantı yaparak direkt fiyat alıp müşterilerimize sunuyoruz.</p>

<p><em><strong>6 ay önce birçok lojistik firması yok olup gidecek dediniz. Nasıl bir veri, bu öngörüye varmanızı sağlıyor?</strong></em></p>

<p>Türk insanının hesap kitap yapmadan gözünü karartıp işe soyunma özelliği var ve finansal okuryazarlık olmadan sadece iş bilgisine ve tecrübesine güvenilerek yapılan bu yatırımlar birçok firmanın sonu olacak. Biz, finansal akışımızı yönetmek için çalışmalar yaparken, hiçbir finansal plan ve doğru büyüme kurgusu yapmadan yatırım yapan ve işini büyütmeye çalışan organizasyonların sonunun hüsran olması kaçınılmaz. Birkaç yıldan beri tekrarladığımız gibi birçok forwarder firma, taşımayı yapmaktan bağımsız 90 gün, 120 gün vade ve yüzde 2-3 kar marjıyla iş yapıyor. Bu sene sonuna kadar birçok yok oluş ve hızlı personel tasfiyesine hep beraber tanık olacağız.</p>

<p><em><strong>Siz eksilecek diyorsunuz ama Türk lojistik sektöründeki firma sayısı büyük oranda artmış gözüküyor. Buna ne diyeceksiniz?</strong></em></p>

<p>Doğru, 2 bin civarlarındaki nakliyeci sayısı 12 bine çıktı. İddia ediyorum ve son bir yılı aşkın süredir altını çiziyorum, 2027’ye kadar özellikle forwarding piyasasının yüzde 95’i batacak. Bundan 20 sene önce uçak bileti veya seyahat paketi alırken seyahat acenteleri ofislerine gidip biletinizi alıyordunuz. Son 10 yılda kaç kez seyahat acentesinden bilet aldınız? Bence hiç almadınız ya da çok küçük bir kesim hala bunu teknolojik gelişmelere yetişemediği için devam ettiriyor.</p>

<p><strong>Amaç “superhuman” modeliyle insanın kapasitesini 10 kat artırmak</strong></p>

<p>Acenteler iş yapamadığı için yok oldu. Ancak, bu kez de web üzerinden çok daha fazla firma ortaya çıktı. Çok güzel, bunu cebinize koyun. İkincisi, otel rezervasyonu için seyahat acentesine gidiyordunuz ne oldu? Herkes bizi fiyatlandırma sitesi gibi düşünüyor. Ama biz operasyon da yapıyoruz. Müşterinin sadece ihbarları, varışı, gelişi bütün operasyonunu değil aynı zamanda tedarikçi ve taşıma firmaları ile de API bağlantıları ile uyumlu yapay zekayla anında yanıtlayacak bir hizmet veriyoruz. Bugün pazarlama, satış, fiyatlandırma, operasyon tamamen sistem tarafından yapılıyor.</p>

<p><strong>- </strong><strong>Yani mevcut konvansiyonel lojistiği dijitalleştirerek yapıyorsunuz. Konvansiyonelden dijitale dönüşen bir yapı kurdunuz doğru mu?</strong></p>

<p>Evet, aynen öyleyiz. Bizim iş modelimiz daha çok SUPERHUMAN (süperinsan) yaratmak. Hedef, insanın en fazla 100 dosya elleçleyebildiği ortamda 100 yerine 1000 dosya elleçletebilmek. Bunu yapmak için de tüm operasyonu yapay zeka üzerinden en verimli, üretkenliği en yüksek, en hızlı şekilde ve sıfır data hatası ile vermek. “human-machine hybrids win” İnsan ve makine hibrit çalışma stratejisini burada yinelemek isterim..</p>

<p><em><strong>Müşteri buna hazır mı?</strong></em></p>

<p>Forwarding firma sayısı her geçen gün azalıyor ve öngörülerimize göre önümüzdeki üç aylık periyotlarda sürekli firma sayısında azalma ve ayakta kalan firmalarda da pazarlama, satış, fiyatlandırma ve operasyon ekiplerinde hızlı bir tasfiye bekliyoruz.</p>

<p>Kaliteli hizmet, optimum fiyat, doğru bilgi ve hız arayan müşteriler maalesef bu taleplerine karşılık hizmet verebilecek firma konusunda ciddi sıkıntılar yaşayacaklar ve mecburen bir arayış içerisine girecekler. Son 3-4 yıldır hangimiz beyaz eşya, TV, telefon, mobilya veya giyim alırken internetten araştırma yaparak fiyat ve kalite araştırması yapmadan direk mağazadan aldık ya da hangimiz gıda ve market alışverişlerimizi sanal mağazalar üzerinden indirimli yaparak sipariş vermiyoruz.</p>

<p>Bütün bireyler mecbur olarak daha avantajlı olan dijital mecralara yönelmek zorunda kalacak.</p>

<p><em><strong>Sizin müşteri sayınız arttı mı? Hacim ve sayı verebilir misiniz?</strong></em></p>

<p>Biz 5 yıllık bir firmayız ama aylık ortalama 1000 konteyner üstü taşıma yapıyoruz. Hava kargoda ise ayda 250-300 tona ulaşıyoruz. Bu sistem sayesinde personel sayımızı son 2 senede %50 oranında azaltmamıza rağmen iş hacmimizi %60 oranında artırdık. Sağladığımız operasyon maliyet avantajları ve verimlilik artışı ile bilançomuzu oldukça iyileştirdik ve 2023 yılı mali sonuçları ile indirgenmiş nakit akışına göre yapılan şirket değerlememiz 75 milyon dolar iken, 2024 yılı sonuçları ile 140 milyon dolara ulaştık. Sadece işimizi artırmadık, verimliliğe ve üretkenliğe oynayarak personel sayımızı düşürdük.</p>

<p><strong><em>Türkiye ihracatının önemli bir kısmı karayoluyla taşınıyor. Karayolunda niye yoksunuz?</em></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kara nakliye bizim için çok farklı bir efor gerektiriyor ve uzmanı olmamıza rağmen şu an için biraz daha beklemeye aldık. Önce deniz ve havayı tam olarak bitirmemiz lazım. Karayolunda da projemiz hazır ve belli bir yere kadar altyapımızı hazırladık. Hedefimiz parsiyel taşımacılığa yeni bir yön vererek müşteri memnuniyetini en üst seviyeye taşıyacak hizmetlerin tamamını vermek. Hiçbir zaman koca filolar ya da depolar kuralım ve işletelim gibi bir hedefimiz olmadı, amacımız filosu olan firmalarla sistem üzerinden yaptığımız süreçlerle hem fiyatlandırma ve satışı en hızlı şekilde sağlamak hem de operasyonu sistem üzerinden dijital olarak yürütmek. Bizim yapacağımız iş, bilginin doğru akışını sağlamaktır.</p>

<p><em><strong>Yapay zekayı geliştirmek için geri bildirimler almanız gerekiyor. Sizin bir de tele satış ekibiniz olduğunu biliyoruz. Geri bildirimle yapay zekayı beslemeyi nasıl gerçekleştiriyorsunuz?</strong></em></p>

<p>Bizde 2.5 yıldır dış kaynaklı bir tele satış ekibimiz var. Bu ekip, müşterileri arıyor, talep yaratmaya çalışıyor. Ayrıca tüm konuşmalar yapay zeka tarafından değerlendiriliyor ve o müşterinin profili oluşturuluyor. Buradaki arkadaşlarımızın tek amacı talep yaratmak. Artık dolaşayım, yerinde ziyaret edeyim dönemi bitti. Herkes bilgiye çok hızlı bir şekilde ulaşabiliyor. Oradaki telefon görüşmelerini text olarak alıyoruz. Yapay zeka ile harmanlayıp, bir sonraki yükleme ne zamansa o zaman müşteriyi aratıyoruz. Hatta yapay zeka, sizin duygusal durumunuzu ölçerek satın alma eğiliminizi de belirliyor. Ya da çalışma eğiliminizin var olup olmadığıyla ilgili bize geri bildirimde bulunuyor ve biz bir sonraki aksiyonu call center üzerinden mi, departman yöneticisi üzerinden mi, ya da başka bir satış temsilcisi üzerinden mi sürdürmemiz gerektiğine karar veriyoruz.</p>

<p><img alt="Unicorn" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://lojiyolcom.teimg.com/lojiyol-com/uploads/2025/08/unicorn.jpg" width="800" /></p>

<p><strong>Yapay zekâ ile % 90 istihdam azalması öngörüsü</strong></p>

<p><em><strong>Yapay zeka, kaç kişinin işini elinden alır?</strong></em></p>

<p>Lojistik sektörünün taşımacılık tarafında 200 bin kişinin üstünde bir istihdam olduğunu düşünürsek 2027’nin sonuna kadar en az % 90 oranında istihdam azalması olacağını net şekilde görüyoruz.</p>

<p><em><strong>Sizin bir Unicorn (piyasa değeri en az 1 milyar dolar olan şirket) olma hedefiniz var. Durduğunuz yer neresi? Hedefinize ulaşmak için daha ne kadar var?</strong></em></p>

<p>Bahsettiğimiz üzere 2024 yılı değerlemesi ile 140 milyon dolar seviyesindeyiz. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde dünya ekonomisinde daha fazla spekülatif hareket olmayacağı ve şirketimizin yapay zeka ile desteklediğimiz satış ve operasyon süreçleri ile eksponansiyel büyüme potansiyeli öngörümüzü dikkate alarak 2030 yılında 1 milyar dolar üstü bir seviyeye ulaşacağımızı düşünüyoruz.</p>

<p><em><strong>Sadece Türkiye’den mi hizmet veriyorsunuz?</strong></em></p>

<p>Hayır, WOP ile böyle bir kısıtlamamız yok. Tüketici, Amazon, TEMU, Alibaba vb uygulamalardan nasıl tüm dünyada faydalanıyorsa bizim uygulamamızla da armatörler, havayolları ve tedarikçiler ile direkt bağlantı yolu ile Türkiye ile alakası olmayan herhangi bir yük için navlun alabilir, yükünü organize ederek taşıma yaptırabilir.</p>

<p><em><strong>Kaç ofisiniz var ve yatırım planlarınız neler?</strong></em></p>

<p>Türkiye’de merkez ofisimiz İstanbul olmak üzere Mersin, Bursa, İstanbul Havalimanı ve Almanya’da ofislerimiz bulunuyor. Hedefimizde Çin, ABD ve Hollanda’da ofisler açmak var. Geleneksel büyümelerde başka bir ülkede ofis kurduğunuzda şirketinize organizasyon kurarak genel müdür, satış temsilcisi, operasyon için eleman alırsınız. WOP ile bunların hiçbirine gerek yok. Çünkü bütün süreçleri otomatik yönetebilirsiniz.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK, RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.lojiyol.com/weld-baskani-ozot-2027ye-kadar-forwarding-firmalarinin-yuzde-90i-batar</guid>
      <pubDate>Sun, 24 Aug 2025 19:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://lojiyolcom.teimg.com/crop/1280x720/lojiyol-com/uploads/2025/08/weld-roportaj.jpg" type="image/jpeg" length="75504"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karaboğa Lojistik’ten Çin–Avrupa arası 25 günde teslimat]]></title>
      <link>https://www.lojiyol.com/karaboga-lojistikten-cin-avrupa-arasi-25-gunde-teslimat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.lojiyol.com/karaboga-lojistikten-cin-avrupa-arasi-25-gunde-teslimat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şoför koltuğundan başlayan Karaboğa hikâyesi, bugün Çin ile Avrupa arasında karayoluyla 25 günde teslimat yapan entegre bir lojistik yapıya dönüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p><strong>Karaboğa Lojistik</strong>'in kurucusu ve CEO'su <strong>Mert Sürmeli Karaboğa</strong> için taşımacılık, bir direksiyon başı deneyiminden doğan girişimcilikle şekillenen uzun soluklu bir yolculuk. Şoförlükten başlayarak kendi firmasını kuran Karaboğa, zamanla Türkiye ile Çin arasında güçlü bir karayolu lojistik hattı kurmayı başardı. Bugün Çin’den Türkiye’ye 20, Avrupa’ya 25 günde teslimat gerçekleştiren bir operasyonun arkasında duran Karaboğa, yalnızca kilometre değil, aynı zamanda deneyim, çözüm odaklılık ve çok yönlü bir saha bilgisi taşıyor. Sektörde karşılaştığı temel sorunlardan biri olan nitelikli insan kaynağı eksikliğine de dikkat çeken Karaboğa, taşımacılıkta kalifiye şoför ve personel bulmanın her geçen gün zorlaştığını vurguluyor.</p>

<p><strong>Kontrolün kendisinde olduğu bir işe yönelme ihtiyacı</strong></p>

<p>İlk gençlik yıllarında tekstil sektöründe çalışan <strong>Mert Sürmeli Karaboğa</strong>, zamanla insan kaynağına yoğun şekilde bağımlı iş modellerinden uzaklaşma ihtiyacı hissediyor. Daha çok kendi kontrolünde yönetebileceği, aksaklık anlarında bizzat müdahale edebileceği bir iş arayışı, onu taşımacılık sektörüne yöneltiyor. Bir arkadaşının vesilesiyle bu alana adım atan Karaboğa, önce TIR şoförlüğü yapıyor, ardından yük tedariki işine geçiyor. Girişimcilik refleksiyle Türkmenistan’da mağaza açıyor; gerektiğinde direksiyon başına geçip taşımayı bizzat kendisi gerçekleştiriyor. Bu yaklaşım, onu ilerleyen yıllarda daha büyük lojistik organizasyonlara taşıyacak tecrübeyle donatıyor.</p>

<p><img alt="Karaboga Ekip" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://lojiyolcom.teimg.com/lojiyol-com/uploads/2025/07/karaboga-ekip.jpg" width="800" /></p>

<p><em><strong>Karaboğa Lojistik’in kurucusu Mert Sürmeli Karaboğa, şirketin büyüme yolculuğunda sahayı yöneten ve stratejiyi şekillendiren ekip arkadaşlarıyla birlikte. Operasyonel başarının ardında bu kadronun uyumu ve emeği yatıyor.</strong></em></p>

<p><strong>Özmal araçtan çok, taşımacılık organizasyonu kurmak önemli</strong></p>

<p>2009 yılında ilk kendi firmasını kuran <strong>Mert Sürmeli Karaboğa</strong>, işe araçsız bir şekilde, yalnızca yük komisyonculuğu yaparak başlıyor. Kısa sürede edindiği saha deneyimi ve müşteri ilişkileri sayesinde, zamanla taşımanın sadece araç sahibi olmakla değil, güçlü bir organizasyon kabiliyetiyle mümkün olduğunu gösteriyor. Bugün <strong>Karaboğa Lojistik</strong>, Türkiye, Polonya ve Kazakistan plakalı toplam 47 özmal araca sahip olsa da, esas gücünü bu araçların çok ötesinde bir taşımacılık ağını yönetme becerisinden alıyor. Çin, Kazakistan ve Gürcistan’da kurduğu firmalar ve Çin’in Urumçi kentindeki aktif ofisiyle birlikte, farklı ülkelerdeki yüzlerce partner aracın entegrasyonuyla büyük ölçekli taşımaları sorunsuz biçimde organize edebiliyor.</p>

<p><img alt="Mert Ercan" class="detail-photo img-fluid" height="679" src="https://lojiyolcom.teimg.com/lojiyol-com/uploads/2025/07/mert-ercan.jpg" width="956" /></p>

<p><em><strong>Karaboğa, taşımacılığın sahadaki gerçeklerine dayanan vizyonunu, Lojiyol’a verdiği röportajda detaylarıyla anlattı.</strong></em></p>

<p><strong>Yedi dil biliyor, güzergâh ülkelerinde stratejik avantaj sağlıyor</strong></p>

<p><strong>Mert Sürmeli Karaboğa</strong>, yedi farklı dil konuşabildiğini söylüyor. Bu çok dilli yetkinlik, özellikle Çin’den Avrupa’ya uzanan karayolu hatlarında, operasyonların güvenli ve hızlı bir şekilde yürütülmesini sağlayan stratejik bir avantaj sunuyor. Farklı ülkelerdeki yetkililerle doğrudan iletişim kurabilmek, şoförle, gümrükle ya da yerel otoritelerle aracı olmadan temas edebilmek, taşımacılığın aksama riskini önemli ölçüde azaltıyor.</p>

<p>Kriz anlarında hızlı müdahalenin kritik olduğunu vurgulayan Karaboğa, “Çalıştığım güzergâhlarda bir araç bir yerde kalırsa, en geç iki saat içinde bir çözüm üretebilmeliyim” diyor. Bu refleksin sadece dil değil, aynı zamanda çalışılan ülkelerin uygulamalarını, prosedürlerini ve bürokrasisini tanımaktan geçtiğini belirtiyor. Lojistikte başarının yalnızca araç ve rotadan ibaret olmadığını, insani ve idari faktörlerin operasyonel süreklilikte belirleyici rol oynadığını da özellikle vurguluyor.</p>

<p><strong>Çin’den Türkiye’ye 20 günde, Avrupa’ya 25 günde teslimat</strong></p>

<p><strong>Karaboğa Lojistik</strong>’in sunduğu en iddialı hizmetlerden biri, Çin’den Türkiye’ye 20 günde, Avrupa’ya ise 25 günde gerçekleşen karayolu taşımacılığı. “Fabrikadan alıp doğrudan müşterinin kapısına teslim ediyoruz” diyen <strong>Mert Sürmeli Karaboğa</strong>, bu sürecin tamamen kendi organizasyonlarıyla, aracısız ve tek elden yönetildiğini vurguluyor. Firma yalnızca taşıma değil; gümrükleme, sigorta ve belgeli tüm lojistik süreçleri de içeren entegre bir hizmet modeli sunuyor.</p>

<p>“Havadan ucuz, denizden hızlıyız” diyerek hattın konumunu özetleyen <strong>Karaboğa</strong>, karayolu taşımacılığının hava kargoya göre yüzde 200 daha ekonomik olduğunu, denizyoluna kıyasla ise yaklaşık 50 gün zaman avantajı sunduğunu belirtiyor. “Karayolunu sadece nakliye aracı olarak değil, hava taşımacılığına ciddi bir alternatif olarak konumlandırıyoruz” diyen Karaboğa, bu hattın sunduğu hız, doğrudanlık ve kontrol avantajıyla giderek daha rekabetçi hale geldiğini ifade ediyor.</p>

<p>Bu model sayesinde üretim merkezlerinden çıkıp Avrupa’nın dört bir yanına ulaşan yükler, herhangi bir aktarma yapılmadan, daha öngörülebilir sürelerde ve maliyet kontrolüyle yönetilebiliyor.</p>

<p><strong>“Her yüke talibiz, her adrese taşırız”</strong></p>

<p>Mert Sürmeli Karaboğa, lojistikte esnekliğin ve müşteri ihtiyacına göre şekillenen operasyon kabiliyetinin altını çiziyor. “Avustralya’ya da olsa, bir kilo yükse bile taşımamız gerekiyor. Biz buna da talibiz” diyen Karaboğa, bu yaklaşımın sadece büyük yükler değil, küçük ve özel talepler için de geçerli olduğunu belirtiyor. Bu yaklaşım, firmanın operasyonel ölçeğini coğrafyadan bağımsız şekilde büyütebilmesinin arkasındaki temel anlayışı da ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Sınır geçişleri, şoför sorunu ve sistemsizlik sektörü zorluyor</strong></p>

<p>Lojistik sektörünün yapısal sorunlarından biri hâline gelen şoför açığı, <strong>Mert Sürmeli Karaboğa</strong>’nın da altını çizdiği başlıca meselelerden biri. “Ben de bu işe şoförlük yaparak başladım, o nedenle sahayı iyi bilirim. Ama bugün geldiğimiz noktada bazı temel becerilerin ve sorumluluk bilincinin eksik olduğunu üzülerek görüyorum” diyen Karaboğa, yalnızca ücretle çözülemeyecek daha derin bir profesyonellik sorunu olduğuna dikkat çekiyor. Şoförlerin eğitimi, etik anlayışı ve operasyonel disiplini, taşımanın verimliliğini doğrudan etkileyen faktörler arasında yer alıyor.</p>

<p>Sadece insan kaynağı değil, sınır geçişlerindeki uygulamalar da sektörü zorluyor. Türkiye ve Azerbaycan sınır kapılarında yaşanan yoğunluklar ve işlem süreçlerindeki verimsizlikler, taşıma sürelerini olumsuz etkiliyor. Oysa Gürcistan gibi ülkelerde araç başına işlemler 5 dakika gibi kısa sürede tamamlanabiliyor. Karaboğa, “Araç Türkiye’de saatlerce gümrük kuyruğunda bekliyor ama Gürcistan’da beş dakikada geçiyor. Bu fark, taşımacının değil sistemin sorunu” diyerek mevcut uygulamaların gözden geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p><strong>Devletten beklenti: Transit geçişler kolaylaştırılsın</strong></p>

<p><strong>Mert Sürmeli Karaboğa</strong>, Türkiye'nin lojistikte sahip olduğu stratejik konumun yeterince değerlendirilemediğini düşünüyor. Bu konuda yalnızca kendi şirketi için değil, tüm sektör adına konuşuyor: “Biz devletten teşvik istemiyoruz. Sadece transit geçişler kolaylaştırılsın. Çünkü buradan geçen her araç bu ülkeye döviz bırakıyor. Yakıt alıyor, yemek yiyor, harç ödüyor. Minimum bin beş yüz dolar bu ülkenin ekonomisine kalıyor.”</p>

<p>Karaboğa’ya göre esas sorun, Türkiye’nin taşımacıları destekleyecek pratik bir sistem kuramaması. Özellikle Kapıkule, Sarp gibi sınır kapılarında saatler süren işlemler, hem zaman kaybına hem de rekabet gücünün zayıflamasına neden oluyor. “Bir araç sınırdan geçene kadar 40 ayrı prosedürden geçiyor, her biri başka bir birimin inisiyatifinde” diyor.</p>

<p>Karaboğa, rekabetin özellikle Çin-Avrupa taşımalarında yoğunlaştığını ve Türkiye’nin Baltık koridoru karşısında avantajını kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtiyor. “Bugün Baltık koridoru Çin’den Kazakistan’a girip Polonya’ya kadar durmadan geçilebilen bir hat. Şu an bu rota savaş nedeniyle kırılgan, ama Ukrayna savaşı bittiğinde tekrar aktif hale gelecek. O zaman Türkiye’nin lojistik avantajı dramatik şekilde zayıflayabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Türkiye üzerinden geçen karayolu taşımalarının hem transit ticaret gelirini artıracağını hem de yerli lojistik firmalarının sürdürülebilirliğini destekleyeceğini ifade eden Karaboğa, “Bu bizim elimizdeki en büyük koz. Bunu sadece söylemlerle değil, işleyen bir sistemle desteklemeliyiz” diyor.</p>

<p><strong>Karayolu hâlâ en hızlı ve esnek çözüm</strong></p>

<p>Çin’den Avrupa’ya doğrudan bir demiryolu hattı olduğu yönündeki yaygın inancı sorgulayan <strong>Mert Sürmeli Karaboğa</strong>, bu konudaki görüşünü şöyle dile getiriyor: “Çin’den Avrupa’ya kesintisiz bir demiryolu hattı yok. Her ülkede aktarma var çünkü ray açıklıkları farklı. Çin treni Kazakistan sınırında duruyor, oradan Kazak treni alıyor. Sonra Gürcistan’a geliyor, orada tekrar Türk trenine aktarılıyor. Bu, hızlı ve verimli bir taşıma değil.”</p>

<p>Demiryolu üzerinden yapılan taşımaların, rota üzerindeki teknik farklılıklar ve lojistik operasyonlar nedeniyle birçok kez yük boşaltılıp tekrar yüklenmesini gerektirdiğini belirten Karaboğa, bu sürecin hem zaman kaybına hem de ek maliyetlere neden olduğunu ifade ediyor. “Oysa biz karayolunda kapıdan kapıya, aktarmasız ve tek elden bir süreç yönetiyoruz” diyor.</p>

<p>Kendi deneyimlerine dayanan bu tespitle Karaboğa, demiryolunun bugünkü haliyle lojistikte hızlı ve sürdürülebilir bir çözüm sunmadığını, özellikle Çin-Avrupa hattında karayolunun hâlâ en esnek ve güvenilir alternatif olduğunu savunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Parsiyel, komple, zati eşya: Her yük bir ihtiyaca dönüşüyor</strong></p>

<p><strong>Karaboğa Lojistik</strong>, yalnızca ticari yük değil; bireysel eşya taşımacılığı, yurt dışında oturumlu Türk vatandaşlarının araçları gibi özel operasyonlar da gerçekleştiriyor. Şu ana kadar 2.000’in üzerinde araç taşıdıklarını belirtiyor. “Müşteri bize sadece pasaportunu ve anahtarı veriyor, tüm işlemleri biz yapıyoruz” diyerek bu alandaki uzmanlıklarını ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Özdilek örneği: Çin’e tekstil ihraç eden lojistik hamle</strong></p>

<p><strong>Karaboğa,</strong> Çin’e tekstil taşıması yaptıklarını belirtiyor ve bu süreci şöyle özetliyor: “Bir şeyin taşınması demek, o sektörün oralarda canlanması demek.” Özdilek’in Çin’de mağaza açma sürecinde lojistik partner olarak yer aldıklarını, taşımayı kendilerinin gerçekleştirdiğini ifade ediyor.</p>

<p><strong>Lojistikte eğitim şart: Stajyerden operasyon yöneticisine</strong></p>

<p>Lojistik eğitimi alan gençlerin sektöre daha bilinçli girmesi için firmasında stajyer istihdamına önem verdiğini söyleyen <strong>Karaboğa</strong>, “Benimle staj yapan bir genç şimdi operasyon yönetiyor. Ama bu sistemli olmalı, devlet desteklemeli” diyor. Sektörde binlerce açık pozisyon olduğunu, ancak eğitimle bu açıkların kapatılabileceğini vurguluyor.</p>

<p><strong>Aile şirketi ruhu, kurumsal sorumlulukla birleşiyor</strong></p>

<p>Taşımacılık sektöründe birçok firma gibi <strong>Karaboğa Lojistik</strong> de aile temelli bir yapıdan besleniyor. Şirketin pek çok kilit pozisyonunda Karaboğa ailesinin bireyleri görev alıyor. Bu yapının sunduğu güven ve uyum ortamı, operasyonların istikrarla ilerlemesine büyük katkı sağlıyor. <strong>Mert Sürmeli Karaboğa</strong>, sık sık Çin, Kazakistan ve Avrupa’daki ofisleri ziyaret etse de, Türkiye operasyonlarında hiçbir aksama yaşanmıyor. Bu süreçlerde yönetim sorumluluğunu şirketin genel müdürü <strong>Deniz Adıgüzel</strong> başta olmak üzere deneyimli ekip devralıyor. Karaboğa, “Ailemde ticaret yapan yoktu ama bana güven duydular. Bugün o güvenin üzerinde inşa ettiğimiz bir sorumluluk yapısı var” diyerek hem güvene hem de sürdürülebilir kurumsallaşmaya dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>Yeni İpek Yolu’nun yükünü özel sektör sırtlıyor</strong></p>

<p>Yıllardır kamuoyunda sıkça gündeme gelen <strong>Yeni İpek Yolu</strong> projesine dair görüşünü paylaşan <strong>Mert Sürmeli Karaboğa</strong>, bu hattın hayatta kalmasında özel sektörün kilit rol üstlendiğini vurguluyor. “Bu güzergâhta gerçekten düzenli taşımacılık yapan, hattı canlı tutan firmalar biziz” diyen Karaboğa, devletin altyapı ve geçiş kolaylıkları konusunda daha fazla destek vermesi gerektiğini savunuyor. Özellikle Baltık koridoruna karşı Türkiye'nin avantajlarını kaybetmemesi gerektiğini hatırlatarak, “Rakip koridorlarda araçlar Kazakistan’dan Polonya’ya kadar durmaksızın ilerleyebiliyor. Türkiye’nin bu hattan maksimum katma değer sağlaması için geçişleri hızlandırması ve sistemi basitleştirmesi şart” ifadelerini kullanıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK, RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.lojiyol.com/karaboga-lojistikten-cin-avrupa-arasi-25-gunde-teslimat</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Jul 2025 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://lojiyolcom.teimg.com/crop/1280x720/lojiyol-com/uploads/2025/07/mert-karaboga.jpg" type="image/jpeg" length="44511"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni Nesil Takip Teknolojisi RouteWise Lojistikte Daha Fazla Şeffaflık ve Güvenlik Vaat Ediyor]]></title>
      <link>https://www.lojiyol.com/yeni-nesil-takip-teknolojisi-routewise-lojistikte-daha-fazla-seffaflik-ve-guvenlik-vaat-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.lojiyol.com/yeni-nesil-takip-teknolojisi-routewise-lojistikte-daha-fazla-seffaflik-ve-guvenlik-vaat-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[RouteWise, klasik filo takip sistemlerinin ötesine geçerek sürüş güvenliğini merkeze alan yapay zeka tabanlı çözümler geliştiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Güvenli taşımacılık teknolojileri</strong> alanında faaliyet gösteren <strong>RouteWise</strong>, sürücü ve yolcu güvenliğini merkeze alan çözümleriyle dikkat çekiyor. Geliştirdikleri sistem; yapay zeka destekli sürücü davranış analizi, anlık takip, kaza algılama ve rota optimizasyonu gibi çok sayıda yeniliği bir araya getiriyor. Girişimin kuruluş sürecini ve teknik altyapısını, şirketin kurucusu <strong>Hakan Çelik</strong> ile konuştuk.</p>

<h4><span style="color:#e74c3c"><em><strong>RouteWise’ın kuruluş hikayesi nedir? Bu girişimi hayata geçirme fikri nasıl ortaya çıktı?</strong></em></span></h4>

<p><strong>RouteWise</strong>, taşımacılık ve lojistik sektöründeki güvenlik ve verimlilik sorunlarına yenilikçi çözümler sunma vizyonuyla kuruldu. Fikir, özellikle taşımacılık süreçlerinde yaşanan verimsizlikleri ve güvenlik açıklarını gözlemlememizle ortaya çıktı.</p>

<p>Ben ve ekibim, taşımacılık yapan firmaların trafikte gereksiz zaman kaybettiğini, yolcuların ve yük sahiplerinin güvenlik konusunda endişeler taşıdığını ve lojistik şirketlerinin operasyonel aksaklıklar nedeniyle yüksek maliyetlerle karşı karşıya kaldığını fark ettik.</p>

<p>İlk etapta sadece operasyonel planlama ve rota optimizasyonuna odaklanan çözümler geliştirirken, asıl büyük sorunun güvenlik olduğunu gördük ve odağımızı sürücü, yolcu ve yük güvenliğine çevirdik.</p>

<p>Örneğin, gecenin ilerleyen saatlerinde tenha bir yolda seyahat eden bir sürücünün kaza yapması halinde ona ne kadar sürede yardım ulaşacağı büyük bir bilinmezlik olabiliyor. Mevcut sistemler genellikle manuel raporlamaya veya geçmiş verilere dayandığı için, kazalar gerçekleşmeden önce önlem almak ya da acil durumlarda hızlı müdahalede bulunmak çoğu zaman mümkün olmuyor.</p>

<p><strong>RouteWise</strong> olarak, anlık konum takibi, sürücü davranış analizi ve otomatik kaza algılama sistemleriyle bu eksiklikleri gidermeyi hedefliyoruz.</p>

<p>İlk olarak sürücü davranışlarını analiz eden ve rota optimizasyonu sunan bir sistem geliştirdik. Daha sonra, şirketlerin kendi altyapılarına kolayca entegre edebileceği API çözümleri ve akıllı takip cihazları ile <strong>RouteWise</strong>’ı yeni nesil, entegre taşımacılık ve sürüş güvenliği altyapısı olarak konumlandırdık.</p>

<p>Bugün, <strong>RouteWise</strong> olarak yalnızca araçları takip eden değil, sürücüleri ve yolcuları gerçekten koruyan bir teknoloji sunmayı amaçlıyoruz. Hem bireysel hem de kurumsal taşımacılık süreçlerini daha güvenli, verimli ve şeffaf hale getiren bir teknoloji şirketi olma yolunda kararlılıkla ilerliyoruz.</p>

<p><strong>RouteWise, Sadece Konum Takibi Değil, Bütüncül Güvenlik Yaklaşımı Sunuyor</strong></p>

<h4><span style="color:#e74c3c"><em><strong>Mevcut araç takip ve filo yönetim sistemlerinden sizi ayıran en büyük farklar neler?</strong></em></span></h4>

<p>Mevcut araç takip ve filo yönetim sistemlerinden en büyük farkımız, sadece araç konumunu izlemek yerine sürücü güvenliği, konforu ve operasyonel verimliliğe odaklanmamızdır. Geleneksel sistemler genellikle GPS tabanlı takip ve raporlama sağlarken, <strong>RouteWise</strong> gelişmiş görüntü işleme, yapay zeka destekli sürücü izleme ve dinamik rota optimizasyonu gibi özelliklerle öne çıkıyor.</p>

<p>Özellikle sürüş güvenliği konusunda rakiplerimize kıyasla daha kapsamlı çözümler sunuyoruz. Sürücü yorgunluğu, dikkat dağınıklığı ve hız ihlalleri gibi kritik faktörleri analiz eden altyapımız, gerçek zamanlı uyarılar ve önleyici aksiyonlarla kazaları minimize etmeyi hedefliyor.</p>

<p>Ayrıca filo yönetiminde sadece geçmişe dönük raporlama değil, anlık müdahale ve tahmine dayalı analizlerle operasyonel süreçleri daha verimli hale getiriyoruz. Bu sayede yakıt tüketiminden zaman yönetimine kadar birçok alanda şirketlere doğrudan maliyet avantajı sağlıyoruz.</p>

<p><strong>Gelişmiş Görüntü İşleme Ve Yapay Zeka İle Davranış Takibi</strong></p>

<p><span style="color:#e74c3c"><em><strong>Gelişmiş görüntü işleme teknolojiniz nasıl çalışıyor?</strong></em></span></p>

<p><strong>RouteWise</strong>’ın gelişmiş görüntü işleme teknolojisi, sürücü davranışlarını ve yol koşullarını analiz etmek için araç içi sürücü-yol kamerası ve sensörlerden gelen verileri işler. Bu teknoloji, sürücünün göz hareketlerini, baş pozisyonunu, yüz ifadelerini ve genel vücut dilini analiz ederek dikkat dağınıklığı, yorgunluk, uyku, bilinç kaybı ve kaza gibi tehlikeli durumları tespit eder.</p>

<p>Aynı zamanda, kameralar aracılığıyla yol koşullarını izler; şerit ihlali, trafik işaretlerine uyum ve yol üzerindeki engellerin tespiti gibi kritik verileri toplar. Tüm bu verilerden oluşturulan anonim havuz sayesinde, başka bir sürücü aynı noktadan geçerken potansiyel riskler hakkında mobil uygulama üzerinden bilgi verilir.</p>

<p><span style="color:#e74c3c"><em><strong>Riskleri tespit eden sisteminiz yanlış alarmları nasıl önlüyor?</strong></em></span></p>

<p><strong>RouteWise</strong>’ın dikkat dağınıklığı, yorgunluk ve hız ihlalleri gibi riskleri tespit eden sistemi, doğru uyarılar verebilmek için çoklu veri kaynaklarının senkronizasyonuna dayanır. Sistem, araç içi kamera, GPS, sensörler ve sürücü profil verilerini birleştirerek daha kapsamlı bir analiz sunar.</p>

<p>Yanlış alarmları önlemek için dinamik eşik değerleri kullanılır. Bu eşikler, sürücünün alışkanlıkları ve yol koşullarına göre otomatik olarak ayarlanır. Örneğin, sürücü uzun süre mola verdiyse, hız ihlali durumunda sistem daha toleranslı olabilir. Böylece kısa süreli değişiklikler alarm olarak algılanmaz, sadece gerçek risk durumları uyarılır.</p>

<p><img alt="Route Wise Sunum" class="detail-photo img-fluid" src="https://lojiyolcom.teimg.com/lojiyol-com/uploads/2025/03/route-wise-sunum.jpg" / width="600" height="889"></p>

<p><strong>Sürücüye Anlık Uyarılar, Puanlama Sistemi Ve Destek Altyapısı</strong></p>

<p><span style="color:#e74c3c"><em><strong>Sürücü güvenliğini artırmak için sunduğunuz ek önlemler neler?</strong></em></span></p>

<p>Sürücü araca bindiği andan itibaren izlenmeye başlar. Tüm kamera ürünlerimizin üzerinde izleme başladığını gösteren LED uyarı sistemi ve ihlal durumlarında sürücüyü sesli olarak ikaz eden alarmlar yer alır.</p>

<p>Ayrıca entegre mobil uygulamamız ve çağrı merkezi altyapımızla sürücülere ihlal seviyelerine göre (düşük, önemli, kritik) mobil bildirimler, SMS ya da doğrudan telefon araması yoluyla uyarılar gönderilir.</p>

<p>Tüm izlemeler sonucunda günlük, haftalık ya da aylık “Sürücü İzleme Performans Raporu” oluşturulur. Bu raporlardaki puanlama sistemi, sürücünün daha dikkatli sürüşler gerçekleştirmesine proaktif bir teşvik sağlar.</p>

<p><span style="color:#e74c3c"><em><strong>Rota Optimizasyon Sistemi Nasıl Çalışıyor?</strong></em></span></p>

<p><strong>RouteWise</strong>'ın araç takip ve rota optimizasyon sistemi, gerçek zamanlı verilerle desteklenen gelişmiş algoritmalar kullanarak araçların konumunu, hızını, yol durumlarını ve trafik bilgilerini analiz eder.</p>

<p>Sistem, dışsal faktörlere göre en verimli rota alternatiflerini sunar. Aynı zamanda sürüş verilerini analiz ederek gereksiz yakıt tüketimi, aşırı hızlanma veya yavaşlama gibi verimsizlikleri tespit eder. Bu sayede sürücü uyarılır ve ekonomik sürüş teşvik edilir.</p>

<p>Teslimat süreçlerinde de gereksiz turlar engellenir, teslimat süreleri kısalır. Araç takip sistemi her bir teslimatın durumu hakkında anlık bilgi verir.</p>

<p><strong>Kaza Algılama, Konum Paylaşımı Ve Hızlı Müdahale Mekanizması</strong></p>

<p><span style="color:#e74c3c"><em><strong>Anlık kaza bildirimleri ve acil müdahale sistemi nasıl çalışıyor?</strong></em></span></p>

<p>Modülümüz, sürücünün göz açıklığı, kafa ve göz pozisyonlarını sürekli olarak izler. Bu izleme esnasında gerçekleşen ihlaller, boyutuna göre önce sürücünün mobil uygulamasına; eğer daha büyük çaplı bir ihlal söz konusuysa (uyku, bilinç kaybı, kaza gibi) doğrudan şirketine web, mobil ve çağrı merkezi çözümlerimiz aracılığıyla bildirilir.</p>

<p>Bunun yanı sıra, yol yardım hizmetleri ve 112 ile yapılan istişarelerle, kaza anında direkt konum paylaşımı için çalışmalarımız devam ediyor.</p>

<p><strong>Sürücünün Alışkanlıklarına Uyum Sağlayan Dinamik Teknoloji</strong></p>

<p><span style="color:#e74c3c"><em><strong>Yapay zeka ve makine öğrenimi hangi alanlarda kullanılıyor?</strong></em></span></p>

<p>Sürücülerin tüm sürüş içindeki davranışları, mola verdiği noktalar, araç sürme alışkanlıkları ve diğer tüm veriler tarafımızca depolanıyor. Bu veriler belirli periyotlarla makine öğrenmesi algoritmaları tarafından işlenerek sürücünün daha konforlu, verimli ve güvenli bir sürüş yapması için öneriler sunuluyor.</p>

<p>Örneğin, sürücü aynı güzergâhta sürekli olarak belirli bir restoranda mola veriyorsa, sistem bu alışkanlığı öğreniyor ve başka bir rotada o restorana yakın bir yerden geçtiğinde “durmak ister misin?” gibi önerilerde bulunuyor.</p>

<p>Ayrıca aracın sürüş performansıyla ilgili (gaz tepkisi, fren şiddeti vb.) veriler de analiz edilerek yol koşullarına göre mobil uygulama üzerinden “Sürüş Önerileri” sunuluyor.</p>

<p><strong>Şifreleme, Silinebilirlik Ve Sistem Güvenliği Hakkında Yaklaşım</strong></p>

<p><span style="color:#e74c3c"><em><strong>Veri gizliliği ve güvenliği nasıl sağlanıyor?</strong></em></span></p>

<p>Veri gizliliği ve güvenliği, şirketimizin en öncelikli konularından biridir. Sürücü ve araç verilerinin korunması hem yasal düzenlemelere hem de kullanıcı güvenine bağlılığımız açısından kritik önem taşır.</p>

<p>Toplanan tüm veriler, gelişmiş şifreleme algoritmalarıyla korunarak sunucularımıza iletilir ve çok katmanlı koruma sistemlerinde depolanır. Özellikle araç konumu veya araç içinden iletilen ihlal videoları gibi kritik veriler, mahremiyet prensipleri doğrultusunda saklanır.</p>

<p>Ayrıca şirketler, istedikleri zaman kendi verilerini sistemden tamamen ve geri döndürülemez şekilde silebilir.</p>

<p><span style="color:#e74c3c"><em><strong>Kazaların önlenmesine nasıl katkı sağlıyorsunuz?</strong></em></span></p>

<p>Sürüş güvenliği tarafında henüz canlı uygulamalara geçmemiş olsak da, gerçek senaryolar üzerinden simülasyonlar yapıyoruz. Bu testlerde, sürücü yorgunluğu, dikkat dağınıklığı ve hız ihlalleri gibi riskleri tespit eden sistemlerimiz çeşitli yol ve trafik koşullarında değerlendirilmekte.</p>

<p>İlk simülasyon sonuçlarımız, bu teknolojilerin sürüş güvenliğini artırmada ciddi potansiyele sahip olduğunu ortaya koydu. Şu anda Türkiye’deki bazı öncü firmalarla birlikte PoC (Proof of Concept) sürecine hazırlanıyoruz.</p>

<p><strong>Ömür Boyu Erişim Ve Donanım Desteği İle Beta Süreci</strong></p>

<p><span style="color:#e74c3c"><em><strong>Beta sürecine katılan firmalara sunduğunuz özel fırsatlar neler?</strong></em></span></p>

<p>Şu anda beta sürecinde ilerlediğimiz web uygulamamızı, ilk 10 müşterimize ücretsiz ve ömür boyu kullanım hakkı ile sunuyoruz. Bu firmalar, araç takibi gibi donanımlara ihtiyaç duymadan sadece mobil uygulama verileriyle operasyonlarını daha verimli planlayabiliyor.</p>

<p>Ayrıca donanımsal ürünlerimizde belirli oranlarda indirimler sağlıyoruz. Araç takip, raporlama ve sürücü izleme gibi ek modüller için uygun fiyatlı aylık veya yıllık abonelik seçenekleri de mevcut.</p>

<p>Daha fazla bilgi edinmek ve beta sürecine dahil olmak için bize <strong>sales@routewise.tech</strong> adresinden ulaşabilirsiniz.</p>

<p><strong>Otonom Sürüş Destekleri Ve Araçlararası İletişim</strong></p>

<p><span style="color:#e74c3c"><em><strong>Beş yıl sonra RouteWise’ı nerede görüyorsunuz?</strong></em></span></p>

<p>Henüz ürünlerimizi tam olarak piyasaya sürmemiş olmamıza rağmen, AR-GE ekibimiz sürekli olarak yeni teknoloji araştırmaları ve testleri yapıyor. Bunlar arasında otonom sürüş destek sistemleri ve <strong>V2V (Vehicle to Vehicle)</strong> haberleşme protokolleri öncelikli konumda yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hedefimiz, regülasyonlar ve üretici iş birlikleri sayesinde, yalnızca son model araçlara değil; elektronik tabanı müsait olan daha temel seviyedeki araçlara da otonom sürüş destek sistemleri entegre edebilmek. Örneğin, bir sürücü bilincini kaybettiğinde aracın kendiliğinden emniyet şeridine çekilmesi ve dörtlü flaşörlerini yakması gibi bir senaryo, yalnızca üst segment değil, orta sınıf araçlarda da mümkün olmalı.</p>

<p><strong>Dijitalleşme, Otomasyon Ve Karbon Ayak İzine Çözüm Arayışı</strong></p>

<p><span style="color:#e74c3c"><em><strong>Lojistik ve taşımacılık sektörünün geleceğine dair öngörüleriniz nelerdir?</strong></em></span></p>

<p>Lojistik ve taşımacılık sektörü, önümüzdeki yıllarda dijitalleşme ve otomasyonun etkisiyle köklü bir dönüşüm geçirecek. Yapay zeka, büyük veri ve nesnelerin interneti (IoT) gibi teknolojilerin yaygınlaşması sayesinde operasyonel süreçler daha verimli, öngörülebilir ve esnek hale gelecek.</p>

<p>Otonom araçlar ve drone teslimatlarının yaygınlaşmasıyla teslimat süreleri kısalacak, insan hatasından kaynaklanan kazalar azalacak. Gerçek zamanlı veri analitiği ve akıllı rota optimizasyonu sayesinde yakıt tüketimi düşecek, karbon salımı azaltılacak.</p>

<p><strong>V2V</strong> protokolleriyle araçlar birbirleriyle ve altyapı sistemleriyle iletişim kurarak trafik akışını optimize edecek, kazaların önüne geçilecek. RouteWise gibi yapay zeka destekli çözümler ise bu dönüşümde kritik bir rol üstlenecek.</p>

<p><span style="color:#e74c3c"><em><strong>“Sadece araç takibi değil, güvenlik odaklı çözümler sunuyoruz” söyleminizin arkasındaki misyon nedir?</strong></em></span></p>

<p>Geleneksel araç takip sistemleri genellikle yalnızca konum ve hız verisini izler. Bu ise sürücülerde yalnız bırakılmışlık hissi yaratabiliyor. Biz RouteWise olarak, yalnızca araçları değil, <strong>insanı</strong> merkeze alan bir güvenlik anlayışını savunuyoruz.</p>

<p>Dikkat dağınıklığı, yorgunluk, bilinç kaybı gibi durumları anlık olarak tespit edip hem sürücüyü hem de işletmeleri uyarıyor; gerektiğinde proaktif önerilerle müdahale ediyoruz. Sistemimiz, sürücünün mola ihtiyacını bile tespit ederek gerektiğinde önerilerde bulunuyor.</p>

<p>Bu sayede yalnızca işle ilgili değil, <strong>can güvenliğine dair</strong> gerçek çözümler sunuyoruz.</p>

<p><strong>Türkiye Odaklı Çıkış, Avrupa’ya Açılma Hedefi</strong></p>

<p><span style="color:#e74c3c"><em><strong>Hedef pazarınız yurtiçi mi yoksa uluslararası mı?</strong></em></span></p>

<p>İlk etapta Türkiye içindeki lojistik ve uzun yol taşımacılığı pazarına odaklandık. Bu alandaki ihtiyaçları ve dinamikleri çok iyi biliyoruz. Ancak Avrupa pazarında da, özellikle Macaristan gibi taşımacılığın yoğun olduğu bölgelerde, <strong>PoC (Proof of Concept)</strong> çalışmaları yapmak üzere partner arayışlarımız devam ediyor.</p>

<p>Gelecekte hem yurt içi hem de yurt dışı pazarlarda aktif bir oyuncu olmayı hedefliyoruz.</p>

<p><strong>Girişimin Özündeki Etik Motivasyon Ve Sosyal Sorumluluk</strong></p>

<p><span style="color:#e74c3c"><em><strong>Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?</strong></em></span></p>

<p>Şunu açıkça söylemek isterim: <strong>RouteWise</strong>, sadece bir araç takip sistemi değil, yollardaki her bir canın güvenliğini önceleyen bir teknolojidir. Her gün direksiyon başına geçen binlerce sürücünün güvenli şekilde evine ulaşmasını sağlamak bizim en büyük amacımız.</p>

<p>1,5 yıldır bu teknoloji üzerinde çalışıyoruz. Eğer geliştirdiğimiz sistem, yalnızca bir hayatı bile kurtarırsa, bizim için en büyük başarı bu olacaktır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK, RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.lojiyol.com/yeni-nesil-takip-teknolojisi-routewise-lojistikte-daha-fazla-seffaflik-ve-guvenlik-vaat-ediyor</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Mar 2025 22:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://lojiyolcom.teimg.com/crop/1280x720/lojiyol-com/uploads/2025/03/solutions-dms-turkce.jpeg" type="image/jpeg" length="89464"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DKV Mobility Türkiye Ülke Müdürü Sezer: “Ülkemizde lojistik sektörünün gelişmesine destek oluyoruz"]]></title>
      <link>https://www.lojiyol.com/dkv-mobility-turkiye-ulke-muduru-sezer-ulkemizde-lojistik-sektorunun-gelismesine-destek-oluyo</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.lojiyol.com/dkv-mobility-turkiye-ulke-muduru-sezer-ulkemizde-lojistik-sektorunun-gelismesine-destek-oluyo" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DKV Mobility Türkiye Ülke Müdürü Deniz Çokcoş Sezer, şirketin lojistik sektöründeki yenilikçi yaklaşımları ve Türkiye'deki operasyonları hakkında bilgi verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Modern lojistik ve taşımacılık sektörü, sürekli değişen ekonomik koşullar ve artan global rekabet karşısında kendini yenilemek zorunda olduğu biliniyor. Bu dinamik sektörde, etkin çözümler sunan ve yenilikçi yaklaşımlarıyla öne çıkan DKV Mobility, Türkiye'deki faaliyetleriyle dikkat çekiyor. <strong>DKV Mobility Türkiye Ülke Müdürü Deniz Çokcoş Sezer</strong> ile yaptığımız bu özel röportajda, şirketin geçtiğimiz yılki performansını, Türkiye pazarına özel geliştirdikleri çözümleri ve sektördeki gelecek vizyonlarını konuştuk. Deniz Çokcoş Sezer, ayrıca sektördeki güncel zorluklar ve DKV Mobility'nin bu zorluklara nasıl yanıt verdiğine dair değerli bilgiler paylaştı.</p>

<ul>
 <li><strong>Öncelikle DKV Mobility’nin Türkiye faaliyetleriyle ilgili&nbsp;2023 yılı ve 2024 yılı ilk çeyrek performansı hakkında bilgi verebilir misiniz? Planladığınız hedefler gerçekleşti mi?&nbsp;</strong></li>
</ul>

<p>Geçen yıl ekonomik gelişmeler, ülkeler arasındaki gerginlikler, savaşlar gibi çeşitli etkenler nedeniyle lojistik sektörü açısından zorlayıcı geçti. Genel olarak Avrupa’daki uluslararası nakliye sektörünün yavaşladığı bir yıldı. DKV Mobility’de 2023 bu yıl sektöre müjdeleyeceğimiz yenilikler için iş birlikleri ve teknolojileri geliştirdiğimiz bir yıl oldu. 2024’te ise bu projelerin ilk adımlarını atıyoruz.</p>

<p><img alt="D K V Box Europe" class="detail-photo img-fluid" src="https://lojiyolcom.teimg.com/lojiyol-com/uploads/2024/05/d-k-v-box-europe.jpg" / width="800" height="529"></p>

<ul>
 <li><strong>DKV Mobility olarak Türkiye'deki lojistik ve taşımacılık sektörüne yönelik sunduğunuz hizmetler nelerdir? Türkiye pazarına özel olarak hangi çözümleri geliştirdiniz?</strong></li>
</ul>

<p>DKV Mobility Türkiye ofisi olarak, müşterilerimize Avrupa’da 50’den fazla ülkede yakıt temini, otoyol ödemeleri, KDV iadeleri, yol yardım hizmetleri, nakit para desteği, araç/yakıt takibi, takograf&nbsp; kayıtlarının saklanması gibi ihtiyaçlarını karşılayarak maliyet, efor ve zamandan kazandırarak ülkemizde lojistik sektörünün gelişmesine destek oluyoruz. Sektörün sürdürülebilirlik ve dijitalleşme alanlarında gelişmesine liderlik etmek önceliklerimiz arasında. Amacımız, mobilite için verimli ve sürdürülebilir bir geleceğe doğru geçişi teşvik etmek. Ayrıca Türkiye ofisi olarak komşu ülkelerin de lojistik ihtiyaçlarını karşılamak üzere çalışıyoruz.&nbsp;</p>

<ul>
 <li><strong>Türkiye lojistik sektörünün öne çıkan ihtiyaç ve zorlukları nelerdir ve DKV Mobility bu ihtiyaçlara nasıl yanıt vermektedir?</strong></li>
</ul>

<p>Güncel gelişmelerden en hızlı şekilde etkilenen lojistik sektörünün en öne çıkan ihtiyacı maliyetlerle ilgili elbette. Maliyetleri düşürmek için cazip fiyatlı yakıt sunuyor, DKV Mobility’nin erken ödeme desteğiyle anında KDV iadesi imkanı sağlıyoruz. Avrupa’da son olarak Slovakya’nın da dahil olduğu 14 ülkede tek kutu ile geçiş kolaylığı sağlayan DKV Box Europe kutusu ve dijital asistan DKV LIVE gibi yenilikçi ürünlerimizle oldukça karmaşık olabilen filo yönetimi için operasyonel kolaylık sağlıyoruz.</p>

<ul>
 <li><strong>Türkiye'deki dijital dönüşüm süreçlerinizde hangi teknolojileri öne çıkarıyorsunuz? Bu teknolojiler müşteri deneyimini ve operasyonel verimliliği nasıl etkilemektedir?</strong></li>
</ul>

<p>Lojistikçilerimizin ‘dijital asistan’ı dediğimiz DKV LIVE telematik sistemi ile süreçleri önemli ölçüde dijitalleştiriyoruz.&nbsp;</p>

<p>DKV LIVE, anlık veri aktarımları sağlayan telematik sistem uygulamalarında yeni bir sayfa açtı. Lojistikçilerimize önemli ölçüde operasyonel kolaylık sağlıyor.&nbsp;Nakliyecilere yüksek oranda yakıt güvenliği sağlamasının yanı sıra, indirilen takograf verileri ve araç konum bilgisi geriye dönük altı ay boyunca online olarak saklanabiliyor.&nbsp;</p>

<p>DKV LIVE ile filonuzun tüm süreçlerini kontrol edebiliyorsunuz. Aracınızın nereden ne zaman yakıt aldığını tam zamanlı görebiliyorsunuz. Aracınız nerede olduğunu, müşteriye ne zaman ulaşacağını GPS ile anlık olarak izleyebiliyorsunuz. Rota yönetimi özelliği ile rotayı belirleyip sürücüye bu rotayı mobil üzerinden gönderebiliyorsunuz.&nbsp;&nbsp;</p>

<p>DKV LIVE sürücü için en etkin rotayı belirlerken, aracın doluluk durumu ve özel indirimler sunan yakıt istasyonları gibi etkenleri de değerlendiriyor. Ayrıca sürücünün araç kullanma ve dinlenme zamanlarına uygun şekilde araç takip ve izleme, tahmini varış süresinin belirlenmesi, yakıt alım istasyonlarının planlanması gibi hizmetleri sunuyor. Yani tüm gerekli detaylar ve planlamalarla DKV LIVE uğraşıyor, siz bütçenizi en verimli şekilde kullanmanın rahatlığını yaşıyorsunuz.&nbsp;</p>

<p>Üstelik daha önce ayrı bir kutu olarak araçlara takılan DKV LIVE’ın özellikleri, Avrupa’da tek kutu ile geçiş kolaylığı sağlayan DKV Box Europe kutusu ile kullanılabiliyor artık. Bunun için ek bir donanım veya mevcut kutunun değiştirilmesi gerekmiyor.</p>

<p><img alt="dkv-5" class="detail-photo img-fluid" src="https://lojiyolcom.teimg.com/lojiyol-com/uploads/2023/11/dkv-5.jpg" / width="860" height="505"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong>Türkiye'de yakıt kartları ve mali hizmetler alanında sunduğunuz özel avantajlar nelerdir? Bu hizmetler Türk nakliye firmalarının ihtiyaçlarına nasıl cevap vermektedir?</strong></li>
</ul>

<p>Türk nakliyeci 50’den fazla ülkedeki yaklaşık 67.000 benzin istasyonu ile sektördeki en geniş marka bağımsız tedarik ağına erişerek paradan ve zamandan tasarruf eder. Yakıt alımı yaparken DKV Card avantajlarından faydalanır.&nbsp;</p>

<p>Cazip indirimlerden yararlanarak, makul fiyatlara yakıt ikmali yapar. Çünkü Avrupa'daki çok sayıda düşük fiyatlı benzin istasyonunda DKV Card geçerlidir.</p>

<p>Nakliyecilerimiz DKV Card ile ayrıca otoyol ücretlerini hesaplayabilir ve arıza yardımı, park etme, araç yıkama gibi birçok hizmetten yararlanabilir. Tüm operasyon için vergi dairesine sunulmaya hazır ve şeffaf tek bir fatura alır. Yüksek kart güvenliği sayesinde yakıt güvenliğini artırır.&nbsp;</p>

<p>Nakliyecilerimiz talep ederlerse satın alımlarında ödedikleri KDV için tüm iade süreciyle yine DKV Mobility ilgilenir. Bürokrasi ile uğraşmadan, nakit akışlarını sağlar, maliyetten tasarruf ederler ve daha önemli işlere ayıracak zamanları kalır.&nbsp;</p>

<p>KDV iadesi alanın son gelişme, Hırvatistan’daki KDV iadesini net olarak gerçekleştirmeye başlamamız oldu. Lojistikçilere %25 oranında bir likidite avantajı sağladığımız bu gelişme Türk nakliyeci için çok tercih edilen bir hizmet oldu.</p>

<ul>
 <li><strong>Türkiye'deki lojistik sektörü için önümüzdeki dönemde hangi yatırımlar ve gelişmeler planlanmaktadır? Bu yatırımların sektöre etkileri neler olacak?</strong></li>
</ul>

<p>Türkiye’den yoğun taşıma yapılan ülkeler ile müşterilerimize önemli maliyet tasarrufu sağlayacak KDV iadesi anlaşmaları yapmak üzere yoğun çalışmalar yürütüyoruz. DKV Box Europe kutusunun Avrupa’da geçerli olduğu ülke sayısını genişleterek, müşterilere hem maliyetten hem efordan tasarruf ettirerek işlerini kolaylaştırmak için çalışıyoruz. Aynı zamanda Avrupa’nın yanı sıra Türkiye’deki yakıt alım istasyon sayımızı da artıracağız bu yıl.&nbsp;</p>

<ul>
 <li><strong>Türkiye'deki müşterilerden aldığınız geri bildirimler hizmetlerinizi nasıl şekillendiriyor? Müşteri memnuniyetini artırmak için özel olarak hangi adımlar atılıyor?</strong></li>
</ul>

<p>Geçen yıl itibarıyla hizmet kalitemizi ölçmek adına müşteri memnuniyet anketleri uygulamasına başladık. Türkiye ofisimizin memnuniyet oranının oldukça yüksek olduğunu görmek bizi çok mutlu etti. 2023’te müşteri yönetim yazılımımızı da geliştirdik. Hizmet kalitemizi geliştirebilmek için yapay zekâdan destek alıyor ve müşterilerimizden aldığımız geri dönüşler sayesinde hizmet kalitemizi her geçen gün yükseltiyoruz.</p>

<ul>
 <li><strong>2024 yılının kalan aylarında planladığınız hizmet ya da yenilikler var mıdır?</strong></li>
</ul>

<p>Bu yıl planladığımız yeni projelerimiz var. DKV Box Europe tek kutu ile geçiş kolaylığının yeni ülkelerde aktif olması için çalışıyoruz. Lojistikçilerin işlerinde dijital dönüşümü gerçekleştirmelerini sağlayacak ve sektörün yeşil dönüşümüne liderlik edecek yatırımlarımız devam edecek.&nbsp;</p>

<p>Bu yıl Türkiye’de yakıt alımı yapılan istasyon ağımızı genişletmek için önemli iş birliklerimizde olacak. Yanı sıra gündemimizde komşu ülkelerdeki lojistik operasyonlarının gelişmesi için yapacağımız önemli projeler var.</p>

<ul>
 <li><strong>DKV Mobility Türkiye’nin grup şirketleri içerisindeki konumu, performansı hakkında bilgi verebilir misiniz?</strong></li>
</ul>

<p>Türkiye, DKV Mobility’nin Almanya’daki genel merkezi için çok önemli ve öncelikli bir pazar olarak görülüyor. Türkiye ofisimiz 15 yılı geride bıraktı. Bu sene 90’ıncı yaşını kutlayan DKV Mobility’nin Türkiye’ye yatırımları büyüyerek devam ediyor. Lojistikçilerin bize gösterdiği güveni, sektör lideri oluşumuzun hakkını sektörün kendini geleceğe taşıyacağı hizmet ve ürünlerimizle vermek öncelikli hedefimiz. DKV Mobility sektöre yaptığı yatırımlar ile sektörü de büyütüyor. Türkiye’de nakliyecilerimiz ile birlikte büyüyoruz diyebilirim.&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.lojiyol.com/dkv-mobility-turkiye-ulke-muduru-sezer-ulkemizde-lojistik-sektorunun-gelismesine-destek-oluyo</guid>
      <pubDate>Wed, 15 May 2024 13:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://lojiyolcom.teimg.com/crop/1280x720/lojiyol-com/uploads/2024/05/deniz-cokcos-sezer-d-k-v.jpg" type="image/jpeg" length="60572"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Verimlilik için teknolojiyi maksimum kullanıyoruz"]]></title>
      <link>https://www.lojiyol.com/trukker-icra-kurulu-uyesi-ve-avrupa-bdt-genel-muduru-hakan-arikan-verimlilik-icin-teknolojiyi-maksimum-kullaniyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.lojiyol.com/trukker-icra-kurulu-uyesi-ve-avrupa-bdt-genel-muduru-hakan-arikan-verimlilik-icin-teknolojiyi-maksimum-kullaniyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TruKKer İcra Kurulu Üyesi ve Avrupa & BDT Genel Müdürü Hakan Arıkan ile TruKKer'ın kuruluş fikri, sektöre getirdikleri yenilikler ve gelecek planları üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>TruKKer, kuruluşundan bu yana hangi önemli dönüm noktalarından geçti ve bu süreçte karşılaştığınız en büyük zorluklar nelerdi?</strong></p>

<p>TruKKer, piyasada yük arayanlarla araç arayanları buluşturan bir platform olarak her iki ihtiyaca cevap veren bir start-up olarak kısa sürede piyasada ilk tercih edilenler arasına katıldı. İlk olarak limana yönelik ihtiyaçlarla ilgili çalışmalara Suudi Arabistan’da nispeten küçük adımlarla başladı, karşılaştığı ilgi ile büyümeyi yakaladı.&nbsp;</p>

<p>Önce Dubai’nin merkezi olduğu coğrafyadaki en büyük dijital taşımacılık platformu oldu. Şu anda MENA bölgesinin lider dijital taşımacılık platformu konumunda. Taşıyıcı, armatör ve yük sahibi arasında köprü görevi kurarak malların yüklenme aşamasından teslim aşamasına kadar sorumlu mekanizmayı kuran şirketler arasında liderliğe yükseldi.&nbsp;</p>

<p>Özellikle BAE, Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün, Umman, Bahreyn ve Pakistan'da ofisler açarak büyümeyi sağladı. Karşılaşılan en büyük zorluklar arasında genişleme sürecindeki pazar farklılıkları, lojistik sektöründeki geleneksel yapılarla rekabet etme ve yeni teknolojilerin benimsenmesi yer alıyor.</p>

<p><img alt="Tru K Ker Aracgorsel" class="detail-photo img-fluid" src="https://lojiyolcom.teimg.com/lojiyol-com/uploads/2024/04/tru-k-ker-aracgorsel.jpg" / width="800" height="533"></p>

<p><strong>TruKKer’ın Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri dışındaki pazarlara genişleme stratejisi nedir ve bu stratejiyi uygularken nelere dikkat ediyorsunuz?</strong></p>

<p>TruKKer, Suudi Arabistan ve BAE dışındaki pazarlara genişlemeyi hedefliyor. Özellikle Doğu Avrupa, BDT ve Batı Avrupa gibi bölgelere odaklanıyor. Genişleme stratejisi, yerel pazar dinamiklerini anlamak, yerel işbirlikleri kurmak ve yeni teknolojik gelişmeleri takip ederek rekabet avantajı sağlamak üzerine kurulu.&nbsp;</p>

<p><strong>Türkiye'nin TruKKer için stratejik bir merkez olarak seçilmesinin altında yatan temel sebepler nelerdir ve bu konumlandırma TruKKer’ın genel stratejisine nasıl katkı sağlıyor?</strong></p>

<p>Türkiye, jeopolitik konumu nedeniyle Doğu Avrupa, BDT ve Batı Avrupa gibi büyüme potansiyeli olan bölgelere erişim sağladığı için stratejik öneme sahip. Ayrıca Türkiye, lojistik sektöründe gelişmiş alt yapısı ve genç nüfusuyla önemli bir pazar potansiyeline sahip. TruKKer, Türkiye üzerinden bölgesel genişleme stratejisiyle daha fazla ülkeye hizmet sunmayı ve Avrupa ile Asya arasındaki ticareti kolaylaştırmayı hedefliyor.</p>

<p>Türkiye’den Avrupa’ya 50’den fazla destinasyona ve Türki Cumhuriyetler’e, Türkiye içinde ise 81 ile taşıma gerçekleştiriyoruz. Çin’den İngiltere’ye kadar geniş bir coğrafyada kesintisiz bir hizmet sunabiliyoruz. Bunun yanı sıra yurt içi taşımacılıkta da varız. İstanbul, Bursa, Ankara, İzmir ve Mersin’de ofislerimiz bulunuyor.&nbsp;</p>

<p><strong>TruKKer’ın teknoloji ve yazılım alt yapısını lojistik sektöründeki diğer oyunculardan ayıran özellikleri nelerdir?</strong></p>

<p>TruKKer'ın teknoloji ve yazılım alt yapısı, taşımacılık süreçlerini dijitalleştirerek daha verimli hale getiriyor. Güçlü teknolojik alt yapısı sayesinde taşıyıcılar ve yük sahipleri arasında kolay iletişim ve izlenebilirlik sağlıyor. Ayrıca TruKKer, elektrikli araçlar gibi çevreci teknolojilere odaklanarak sürdürülebilir bir lojistik çözüm sunuyor.</p>

<p>Sadece araç ve yük sahiplerini buluşturmakla kalmayıp, aynı zamanda bütün sorumluluğu alarak, süreci dijitalleştirirken izlenebilirliği sağlıyor. Böylece lojistik sektörünün her döneminde ortaya çıkan farklı dinamiklere uyum sağlayabiliyor.</p>

<p>Kurduğu iş modeli ile hizmet üretmenin ötesine geçerek lojistik sektörü için sürdürülebilir bir değer yaratıyor. Sahip olduğu son teknolojilerle karayolu taşımacılığı ve lojistik operasyonları basitleştirerek verimli hale dönüştürüyor. Hedeflediği noktaya ulaşan ancak boş dönmek zorunda kalan araçlar için ortaya çıkan borç kilometresini minimize ederek hem maaliyet tasarrufu hem de çevre dostu bir avantaj sağlıyor.</p>

<p>Ayrıca 10 farklı ülkenin dinamiklerine cevap verebilmesi TruKKer’ı sektördeki benzeri uygulamalardan farklılaştırıyor. Farklı kültürlerin değişen dinamiklerini sahada tecrübe ederek uzmanlığını artırıyor. Güçlü teknolojik alt yapısı sayesinde bu ülkelerin ihtiyaçlarını karşılayan katma değerli hizmet sunabilmesi müşteri memnuniyetini artırıyor.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Son dönemde aldığınız 100 milyon dolarlık yatırım, teknolojik gelişim ve genişleme planlarınıza nasıl bir ivme kazandıracak?</strong></p>

<p>2022 yılı eylül ayında öz sermaye ve borçlanma yoluyla 96 milyon dolarlık B Serisi finansman turunu tamamladık. Finansman turunda finansman sağlayan başlıca kuruluşlar, ADQ ve STV’nin yanı sıra Mubadala ve Riyad Taqnia Fund (RTF) oldu. Yatırımcıların bize sağladığı güven ve fon büyüklüğü sayesinde mevcut pazarlarda konumumuzu kuvvetlendirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca bu kaynağı yeni gireceğimiz pazarlarda büyümemizi destekleyecek atılımlar yapmak için kullanacağız. Bu bağlamda Türkiye ve bağlantılı ülkelerde oluşturacağımız yeni şirketlerimiz bizim açımızdan büyük önem arz ediyor.&nbsp;</p>

<p><strong>TruKKer olarak lojistik sektöründe sürdürülebilirliğe ve yeşil dönüşüme nasıl bir katkı sağlamayı hedefliyorsunuz ve bu konuda hangi adımları atmaktasınız?</strong></p>

<p>Önce bir gerçeği kabul edelim. Lojistik karbon emisyonuna en fazla yol açan sektörler arasında yer alıyor. Çünkü karbon emisyonuna en fazla neden olan üç sektör enerji, sanayi ve lojistik. Bu gerçek dünyada ve Türkiye’de aynı. Bu sektörler atmosferdeki emisyonun yüzde 85’ini oluşturuyor. Lojistik tek başına yüzde 22 ile karbon emisyonunun neredeyse 4’te 1’ine neden oluyor. Diğer önemli bir konu lojistiğin de yaklaşık yüzde 80’i kara taşımacılığından oluştuğu için aslında en büyük kirlilik kaynağı kara taşımacılığı.&nbsp;</p>

<p>TruKKer olarak iş modelimiz, araç sahibiyle yük taşımak isteyeni buluşturan bir platform olduğu için verimsizliği minimize ediyoruz. Buradaki en kritik nokta dünyadaki verilere baktığımızda en verimli operasyonda bile araçlar minimum yüzde 10 boş kilometre yapıyor. Bu oran bireysel nakliyecilerde yüzde 30’a kadar çıkıyor.&nbsp;</p>

<p>Yaptığımız işin odağında boş kilometre verimsizliğini minimize etmek bulunuyor. Örneğin 1 milyon araçlık filoda verimsizliği yüzde 20 azalttığımızda trafiğe 200 bin yeni aracın girmesini ve dolayısıyla bu kadar aracın salacağı emisyonun da önüne geçmiş oluyorsunuz.</p>

<p>Dolayısıyla teknolojinin ana vurgusu aslında sürdürülebilirlik. Bu karbon emisyonlarını azaltmaktan geçiyor. TruKKer ve dünyada benzeri dijital platformların en büyük motivasyon kaynağı verimsizliği önlemek.&nbsp;</p>

<p><strong>Elektrikli araç kullanımı ve e-ticaretin lojistik üzerindeki etkileri konusundaki görüşleriniz nelerdir?</strong></p>

<p>Son tüketici için üretilen elektrikli araçlar gibi, Türkiye'de üretilen bir elektrikli ticari araca da ihtiyaç var. Bu noktada odaklanmamız gereken ilk konu şehir içi taşımacılık olmalı. Çünkü lojistik sektöründe, şehir içinde teslimat yapan 4 tonun altındaki araçları elektrikliye dönüştürmek mümkün.</p>

<p>Gelişmekte olan elektrikli araçların artık lojistik süreçlere de dahil edilmesi gerekiyor. Bu hamleyle hem daha çevreci hem de daha tasarruflu taşımacılığın sağlanması mümkün olabilir. Karbon emisyonu ve karayolu taşımacılığı açısından örneğin karayolu taşımacılığı tüm emisyonun %10’una, lojistik ise bunun %75’ine neden oluyor. Bu nedenle daha köklü önlemler alınması gerekiyor. Elektrikli araçlar da bunun önemli bir parçası. Tır, kamyon ve büyük araçların çevreye verdiği zararın ortadan kaldırılması gerekiyor.&nbsp; Buradaki kritik nokta, ticari araçlardaki elektrikli dönüşümünü ve hatta sonrasında hidrojen dönüşümünü gerçekleştirebilmek. Bu yolculukta,<strong>&nbsp;</strong>ilk fazda şehir içi teslimat taşımacılığına odaklanmamız gerekiyor. Sadece İstanbul'daki teslimat araçlarının elektrikliye dönüştürülmesi bile tek başına karbon emisyonunu olumlu etkileyebilir.&nbsp;</p>

<p>TruKKer olarak büyük ölçekli araç üreticileriyle iş birlikleri yaparak, bu araçların Türkiye'de kullanılabilmesi için adımlar atıyoruz. Ayrıca, kargo şirketleri ve bireysel kurye hizmeti sunan firmaların bu yeni teknolojiye uyum sağlamaları için çalışmalar yürütüyoruz. Yani, üreticileri ve dağıtıcıları bir araya getiren bir platform oluşturarak sektörde önemli bir değişimi başlatmayı hedefliyoruz. Bu alanda başarılı olacağımıza inanıyoruz. Bu yönde bir marka iş birliği planlıyoruz.</p>

<p><strong>Bulut tabanlı nakliye çözümleri, taşıyıcılar ve işletmeler için ne tür avantajlar sağlıyor ve bu hizmetlerin müşteri memnuniyetine etkisi nasıl ölçülüyor?</strong></p>

<p>Bulut tabanlı nakliye çözümleri sunan TruKKer, taşıyıcılar ve işletmeler için eksiksiz bir hizmet portföyü sunarak tüm taraflar için ortak verimlilik sağlıyor. Ortadoğu ve Kuzey Afrika’nın en büyük dijital nakliye ağını kuran şirket, geliştirdiği platformla sektöre “veri odaklı” yenilikler getiriyor. Bu sayede de yükün izlenebilirliği, tedarik durumu gibi sonuçlara şeffaf ve güvenli bir şekilde ulaşıyor, piyasada oluşan arz ve talep değişimine bağlı güncel fiyatları anlık takip ediyor.</p>

<p>Arz ve talebi eşleştiren bir dijital yük toplama iş modeli yürüten TruKKer, tahmine dayalı analiz odaklı eşleştirme modeliyle kurumsal müşterilerden gelen kamyon taşımacılığı talebini mevcut erişilebilir filo sahipleriyle/bireysel kamyon sahipleriyle karşılıyor. En genel tanımıyla “kamyoncularla yük sahiplerini buluşturan bir platform” olan TruKKer, kullandığı WhatsApp Bot uygulamasıyla pazar penatrasyonunu da hızlandırıyor.</p>

<p><strong>Global lojistik pazarındaki arz-talep dinamiklerini nasıl analiz ediyorsunuz ve TruKKer bu dinamiklere nasıl uyum sağlıyor?</strong></p>

<p>Global lojistik pazarındaki arz-talep dinamiklerini analiz etmek için TruKKer, veri analitiği ve pazar araştırmalarından yararlanıyor. Talep eğilimlerini ve pazar trendlerini belirlemek için veri analizi yapıyor ve bu bilgilere dayanarak stratejik kararlar alıyor. TruKKer, esnek bir iş modeliyle arz-talep dengesini sağlamaya çalışıyor ve pazar koşullarına uyum sağlayarak müşteri taleplerine cevap veriyor.</p>

<p><strong>Türkiye'den Avrupa ve Türki Cumhuriyetler gibi ana taşıma bölgelerine yönelik operasyonlarınızda karşılaştığınız temel zorluklar ve fırsatlar nelerdir?</strong></p>

<p>Türkiye'den Avrupa ve Türki Cumhuriyetler gibi ana taşıma bölgelerine yönelik operasyonlarda karşılaşılan temel zorluklar arasında sınır geçişleri, gümrük işlemleri ve farklı kültürel dinamikler yer alıyor. Ancak, bu bölgelerdeki büyüme potansiyeli ve artan ticaret hacmi de önemli fırsatlar sunuyor. TruKKer, bu pazarlarda yerel iş birlikleri kurarak ve yerel düzenlemelere uyum sağlayarak operasyonlarını genişletmeyi hedefliyor.</p>

<p>Ayrıca Türkiye’nin dış ticaret yükünü karayolu ve deniz taşımacılığı göğüslüyor. Dolayısıyla ihracat ve ithalat tablolarındaki değişim, lojistiği doğrudan etkiliyor. Türkiye ihracatının çok büyük bir kısmını Avrupa ve Amerika’ya yapıyor. Avrupa’nın içinde bulunduğu durgunluk ile her iki pazarda son bir yılda gerçekleşen talep daralması ve resesyona dönük göstergeler ihracat verilerimizi olumsuz etkiledi.&nbsp;</p>

<p>Dış ticarette en önemli konumuz ithalat ve ihracat arasındaki denge. Şu anda bu denge kurulamadığı gibi enflasyonist ortamın da tetiklemesiyle lojistik maliyetleri artıyor. Geniş filosu olan şirketler çeşitli indirimlerle maliyetleri düşürmenin yolunu arıyor. Ancak hem iş gücü maliyetleri hem de akaryakıt fiyatlarındaki artıştan dolayı faaliyetler tam kapasite sürmediğinde ortaya çıkan verimsizlik fiyatlara yansıyor. Akaryakıta yeni gelen zamlarla maliyetlerdeki artış, sektörün geleceği için en büyük endişe kaynağı. Maliyetlerdeki artışla mücadele noktasında teknolojik alt yapısı olan, teknoloji bazlı çalışan platformlar ve iş modellerinin sektörün içerisinde daha fazla yer alıp sektörü daha verimli hale dönüştürmesini sağlamamız gerekiyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Türkiye operasyonlarınız kapsamında, yerel işletmeler ve taşıyıcılarla ilişkilerinizi nasıl geliştiriyorsunuz ve bu bağlamda karşılıklı fayda sağlamak için hangi stratejileri uyguluyorsunuz?&nbsp;</strong></p>

<p>Bölge ofis sayılarımızı artırmamızda en önemli etkenlerden biri yerel piyasa ile olan ilişkilerimizi ve hizmetimizi kuvvetlendirmek. TruKKer olarak yerel ve yurt dışı piyasasında tedarikçi ödemelerimizi peşin olarak gerçekleştiriyoruz. Bu durum araç tedariği ve hizmet kalitesindeki seviyemizi oldukça olumlu etkiliyor. Yurt içi taşımalarımızda operasyon ve satış ekiplerimizin genişliği, bizlere müşteri çeşitliliğiyle beraber kontrat lojistiğinde de aktif rol almayı sağlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.lojiyol.com/trukker-icra-kurulu-uyesi-ve-avrupa-bdt-genel-muduru-hakan-arikan-verimlilik-icin-teknolojiyi-maksimum-kullaniyoruz</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Apr 2024 14:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://lojiyolcom.teimg.com/crop/1280x720/lojiyol-com/uploads/2024/03/trukker-icra-kurulu-uyesi-avrupa-bdt-genel-muduru-hakan-arikan.JPG" type="image/jpeg" length="12334"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eyüp Bartık: "İlle de başkan olmam gerekmiyor”]]></title>
      <link>https://www.lojiyol.com/eyup-bartik-ille-de-baskan-olmam-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.lojiyol.com/eyup-bartik-ille-de-baskan-olmam-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaklaşan Uluslararası Nakliyeciler Derneği Genel Kurulu'nda Başkanlık için adı geçen Eyüp Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Bartık'tan konuyla ilgili görüşünü aldık. ÖZEL HABER: Ercan Tosunoğlu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>UND Başkanlığı için adaylar arasında adı geçen <strong>Eyüp Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı</strong>&nbsp;<strong>Eyüp Bartık</strong>, 'UND Başkanlığı için aday mısınız?' sorumuzu, şöyle yanıtladı:&nbsp;"Evet, Başkan adaylığı ile ilgili benim adım geçti. Şunu net olarak söyleyeyim: "Sektöre hizmet için ille de başkan olmam gerekmiyor. Sektöre katacağım çok şey var, bunları UND başkanı olarak yapmak zorunda değilim. Bu arada herhangi bir çekincem, tereddüdüm yok. Başkanlıktan korkmuyorum, yapamam diye değil. Sektörde başkan olduğunuzda sektöre katacağınız değer azalıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ben, Çetin Bey’in de yeni süreçte sektöre daha çok katkı sağlayacağına inanıyorum. Çetin Bey’in sektöre yaptığı katkıları da saygıyla karşılıyoruz. Kendisine teşekkür ediyoruz.</p>

<p>Sektörü bundan sonra, sektörün paydaşları yönetecek. Sektörün daha doğrudan deneyime sahip kişiler tarafından temsil edilmesi gerektiğine inanıyorum. Sektörde; gerektiğinde yüklemeden teslime, tüm aşamaları, yolları ve dünyayı bilen, sektörün içinden birinin sorumluluk almasından yanayım. Sonuna kadar bu fikrin arkasındayım."&nbsp;</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK, RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.lojiyol.com/eyup-bartik-ille-de-baskan-olmam-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Nov 2023 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://lojiyolcom.teimg.com/crop/1280x720/lojiyol-com/uploads/2023/11/eyup-lojistik.jpg" type="image/jpeg" length="52040"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hubtic’ten düşük tonajlı yük taşımacılığında hava yoluna alternatif hızlı çözüm]]></title>
      <link>https://www.lojiyol.com/hubtic-ceosu-abdullah-cansu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.lojiyol.com/hubtic-ceosu-abdullah-cansu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lojistik sektöründeki geleneksel yöntemlerin yarattığı aksaklıklardan yola çıkarak, dijital bir çözüm geliştirme fikriyle kurulan Hubtic, Abdullah Cansu yönetiminde büyümesini sürdürüyor. RÖPORTAJ: Ercan Tosunoğlu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hubtic</strong>, uluslararası taşımacılık işlemlerini dijital bir platformda sunan şirketler arasında yer alıyor.&nbsp;Kurucusu, Almanya'da Endüstri Mühendisliği eğitimi aldıktan sonra <strong>Kloepfel Consulting</strong>’de yükselerek Türkiye ülke yöneticisi olan <strong>Abdullah Cansu</strong>, lojistik sektöründeki geleneksel yöntemlerin yarattığı aksaklıklardan yola çıkarak, dijital bir çözüm geliştirme fikriyle yola çıktı.&nbsp;Hubtic, 2021'de Almanya'nın Düsseldorf şehrinde kuruldu, aynı yıl İstanbul'da operasyon ofisi açıldı. Hubtic, müşterilerine&nbsp;bir dakikada uygun fiyat teklifi sunuyor ve&nbsp;yüklerin optimal taşınması sağlıyor.</p>

<p><strong>Hubtic CEO'su Abdullah Cansu</strong>, kendisiyle yaptığımız röportajda; şirketlerinin kuruluşundan bu yana geçen süreci, performanslarını, faaliyetlerini ve kısa, orta ve uzun vadelerini anlattı.&nbsp;</p>

<p><b>Abdullah Bey, firmanızın kuruluş hikayesi nedir? Nasıl başladınız, Hubtic'i kurma fikri nasıl doğdu?</b></p>

<p>Almanya’da RWTH Aachen Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra PwC’de yaptığım stajın ardından yönetim danışmanlığı alanının ilgimi çektiğini fark ettim. Sonrasında yine stajyer olarak başladığım tedarik zinciri yönetimi alanında Avrupa’nın en büyük danışmanlık firmalarından birisi olan <strong>Kloepfel Consulting</strong>’de Türkiye ülke yöneticiliğine kadar yükseldim. Bu firmadayken lojistik sektörünün geleneksel yöntemlerle ilerlediğini ve bu nedenle yaşanan aksaklıkları fark ettim. Operasyondaki verimsizlikler başta olmak üzere, manuel işlemlerden kaynaklı zaman ve iş gücü kaybı, tutarsız fiyatlandırmalar, yük veren ile taşıyıcı arasındaki iletişim kopuklukları gibi sıkıntılara ve şeffaf olmayan süreçlere nasıl çözüm üretebileceğine odaklandım. Bunun üzerine de dijitalleşmeyi lojistik dünyasına kazandıracak bir model üzerinde çalışmaya karar verdim. Hubtic’i 2021 yılında Almanya’nın Düsseldorf şehrinde kurduk. Aynı yıl İstanbul’da açtığımız operasyon ofisimizle birlikte de faaliyetlerimize başladık.</p>

<p><b>Hubtic’in faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?</b></p>

<p>Hubtic, uluslararası taşımacılık işlemlerinin tek bir platform üzerinden yönetilmesini sağlayan dijital bir lojistik şirketi. Geliştirdiğimiz algoritma ile müşterilerimize yalnızca bir dakikada en uygun fiyat teklifini sunabiliyor, yük verenler ve taşıyıcılar arasında doğru eşleştirmeyi yapıyor ve yüklerin optimal şekilde taşındığından emin oluyoruz. Kısacası; sürece verimlilik, şeffaflık ve hız kazandırıyoruz. Komple ve parsiyel olmak üzere kara yolu, deniz yolu ve hava yolu taşımacılığı yaparken, intermodal taşımacılık ile de sürdürülebilirliğe katkı sağlıyoruz. Uluslararası taşımacılık alanında 4 bin araçlık geniş tedarikçi ağımız ile hizmet veriyoruz. Bugüne kadar 60’tan fazla ülkede 100’e yakın rotaya taşıma gerçekleştirdik. 170’i aşkın müşteri portföyü ile 15 binin üzerinde başarılı taşımaya imza attık.</p>

<p><img alt="lojistik" class="img-fluid detail-photo" src="https://lojiyolcom.teimg.com/lojiyol-com/uploads/2023/05/lojistik.jpg" style="width: 100%" / width="860" height="505"></p>

<p><b>Sunduğunuz lojistik hizmetlerinin sizi rakiplerinizden ayıran özelllikleri nelerdir?</b></p>

<p>Hubtic olarak hem komple taşımalarda (FTL, FCL)<b> </b>hem de<b> </b>bir konteyner ya da tırı doldurmayacak parça yük (LTL, LCL)<b> </b>taşımacılığında aynı hizmeti sunuyoruz. Bu kapsamda geliştirdiğimiz takip sisteminden de yükün miktarından bağımsız olarak büyük işletmelerden KOBİ’lere kadar her ölçekten işletme ücretsiz olarak yararlanabiliyor. <strong>HubticTrack </strong>sistemimiz üzerinden yükün konumunu anlık olarak görüntüleyebilen firmalar, bunu kendi müşterileriyle paylaşıp, raporlara erişebiliyor. Ayrıca süreç boyunca uluslararası taşımacılıkta deneyimli ekibimiz ile anında iletişim desteği sunuyoruz. Üstelik ihracatçı firmalar Hubtic üzerinden taşıma numarası, yükleme-boşaltma tarihleri, lokasyon, yük tipi ve ebat gibi tüm taşıma bilgilerine de ulaşabiliyor. Yükleme noktasından boşaltma noktasına kadar taşımanın durumuyla ilgili tüm güncellemeleri görebilmelerini, sürekli güncellenen harita üzerinden yükün konumunu kontrol edip paylaşabilmelerini sağlıyoruz. Bulut sisteme yüklenen çeki listesi, ihbarnameler, CMR dokümanları ve diğer belgeleri diledikleri an görüntüleyip indirebilen firmalar, alınan taşıma hizmeti için anlaşılan navluna ve taşıma faturalarına da sistemimiz üzerinden anında ulaşabiliyor. Bu hizmetlerimizle birlikte yük taşıma süreciyle ilgili bir raporlama hizmeti de sunuyoruz. Müşterilerimiz bu raporda kilometre başına denk düşen harcama gibi detayları inceleyebiliyor ve bu da ihracat süreçlerini daha verimli hale getirmelerini sağlıyor.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="hubtic" class="img-fluid detail-photo" src="https://lojiyolcom.teimg.com/lojiyol-com/wp/uploads/2023/02/hubtic.jpeg" style="width: 100%" /></p>

<p></p>

<p><b>Bugüne kadar neler yaptınız? Büyüme oranlarınız nasıl?</b></p>

<p>Kuruluşumuzdan itibaren Hubtic’i geliştirip, büyütmeye odaklandık. Bunun neticesinde 2022 yılında gelirimizi Euro bazında bir önceki seneye göre 6 kat artırmayı başardık. Bu sene de benzer bir büyüme hedefliyoruz. Şu anda gelirimizin yüzde 30'u yurt dışından geliyor. Yıl sonuna kadar bu oranı yüzde 50'nin üzerine çıkarmayı amaçlıyoruz.&nbsp;</p>

<p><b>Firmanızın büyüme stratejisi nedir? Gelecekte neleri hedefliyorsunuz?</b></p>

<p>Geçtiğimiz Mart ayında<strong> Kloepfel Consulting’</strong>in kurucularının aile ofisi, <strong>Bilişim Vadisi GSYF</strong>, <strong>APY Ventures</strong> ve melek yatırımcılardan 1,3 milyon dolar yatırım aldık. Bu yatırımı öncelikle yurt dışı hedeflerimiz için değerlendiriyoruz. Öte yandan bizim lojistik sektöründe Türk bir unicorn çıkarmak ve uluslararası ticarete sürdürülebilir katkıda bulunmak gibi güçlü hedeflerimiz var. Yatırımcıların da oluşturduğumuz sürdürülebilir değeri gördüğünün farkındayız. Dolayısıyla yeni yatırım turlarına çıkmaya devam edeceğiz.</p>

<p>Önümüzdeki beş yıl içerisinde ise ilk 10 lojistik şirketi arasına girme hedefimiz bulunuyor. Yine aynı süreçte ‘one-stop shop’ olarak tanımlanan, müşterilerimizin tüm lojistik ihtiyaçlarını tek bir noktadan karşılayacak bir platform olmak için çalışıyoruz.</p>

<p><img alt="hubtic-1" class="img-fluid detail-photo" src="https://lojiyolcom.teimg.com/lojiyol-com/uploads/2023/08/hubtic-1.jpg" style="width: 100%" / width="860" height="505"></p>

<p><b>Müşteri memnuniyetini artırmak için neler yapıyorsunuz?</b></p>

<p>Kullanıcı dostu ve güvenilir takip sistemimiz sayesinde müşterilerimiz lojistik süreçlerinin tüm detaylarına hakim oluyor. Diğer taraftan detaylı analizler içeren verilerimiz sayesinde her ölçekten şirket, lojistik yönetimlerini çok daha verimli hale getirebiliyor.</p>

<p>Müşteri memnuniyetini artıran bir diğer yaklaşımımız da kullanıcılarımızın ihtiyaç ve taleplerini göz önünde bulundurmamız. Örneğin armatörler ile görüşerek limanlardan özel fiyatlar alıyoruz. Bu sayede ithalat ve ihracatçı şirketlerin lojistik maliyetlerini düşürerek kârlılıklarının artmasına katkı sunuyoruz. Kara yolu taşımacılığında ise ülkemizin en büyük ihracat pazarı olan Avrupa’da faaliyet gösteren müşterilerimiz için kıta içindeki rotalarda hizmet veriyoruz. Şu anda Almanya, Fransa, İsviçre, İtalya, Çekya, Macaristan ve Romanya olmak üzere 7 ülke arasındaki toplam 15 rotada, 60 tırla taşımacılık hizmeti sunuyoruz. Ayrıca müşterilerimizden gelen talepler doğrultusunda bu rotaların haricinde Avrupa içindeki tüm rotalarda avantajlı fiyatlarla taşıma yapabilecek yetki ve kapasiteye sahibiz. Yine kara yolu taşımacılığında sunduğumuz bir diğer önemli hizmetimiz de minivan taşımacılığı. Bu kapsamda Türkiye-Avrupa arasında hızlı gönderilmesi gereken düşük tonajlı ithalat ve ihracat yüklerini 24 saat ila 72 saat arasında taşınan yükler kapıdan kapıya teslim edebiliyoruz. Bu da düşük tonajlı yüklerde hava yolu taşımacılığına göre hız ve maliyet avantajı sağlıyor.&nbsp;</p>

<p><b>Faaliyetlerinizde&nbsp;karşılaştığınız en büyük zorluklar nelerdir?</b></p>

<p>Küresel bir lojistik firması olarak, her pazara girişte dil, kültür ve regülasyon farklılıklarını aşmak gibi genel zorlukların yanı sıra rotasyon zorlukları, gümrük işlemleri ve yasal düzenlemeler, taşıma maliyetlerinin hızla değişebilmesi ve belirli bölgelerdeki altyapı eksiklikleri gibi sektöre özgü zorluklarla da karşılaşıyoruz. Her pazarın kendine özgü dinamikleri var ve bazıları bizim sektörümüz açısından daha zorlayıcı olabiliyor. Bu zorlukları aşmak da bu dinamiklere hakim olma, iyi bir planlama ve uygulama süreci ile mümkün.&nbsp; Öte yandan karşılaştığımız zorluklar aslında bize öğrenme fırsatları sunuyor. Girişim olarak hızlı bir şekilde öğreniyor ve adapte oluyoruz. Müşteri geri bildirimlerini de sürekli olarak göz önünde bulundurarak operasyonel stratejilerimizi yeniden değerlendiriyor ve bu sayede karşılaştığımız zorlukları aşıyoruz.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK, RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.lojiyol.com/hubtic-ceosu-abdullah-cansu</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Nov 2023 14:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://lojiyolcom.teimg.com/crop/1280x720/lojiyol-com/uploads/2023/11/hubtic-abdullah-cansu.jpeg" type="image/jpeg" length="68269"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Ekol Polonya operasyonel ve coğrafi anlamda Avrupa'ya açılan en iyi kapı"]]></title>
      <link>https://www.lojiyol.com/ekol-polonyanin-hedefi-buyume-ve-degisim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.lojiyol.com/ekol-polonyanin-hedefi-buyume-ve-degisim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hızla büyüyen Türk şirketleri Avrupa'da başarılı olmak yönünde adımlar atarken, Ekol Polonya'nın stratejisi ise bu süreçte Türkiye dışındaki yeni faaliyetlerine destek olmak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ekol Polonya'nın desteği ile 2015 yılında kurulan <strong>Ekol Polonya'nın Ülke Genel Müdürü&nbsp;Arkadiusz Jastrzebski</strong>, firmalarının kuruluş sürecinden bu yana yaşanan gelişmeleri ve gelecek hedeflerini anlattı.&nbsp;</p>

<p><strong>&nbsp;Ekol Polonya yapılanması kaç yılında kuruldu ve ne gibi faaliyetlerde bulunuyor?&nbsp;</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ekol Polonya 2015 yılında kuruldu. Sıfırdan başladık ancak arkamızda Ekol Türkiye'nin desteği vardı. Her geçen yıl hizmetlerimizi daha da geliştiriyoruz. Ekol Polonya olarak karayolu, deniz yolu, hava ve demiryolu, gümrük ve kontrat lojistiği olmak üzere farklı hizmetler sunuyoruz. Polonya'da 50.000 m2’nin üzerinde depolama alanımız bulunuyor, bu rakamı her yıl büyütüyoruz. Hizmetimizin gücü, kapsamlılık ve farklı kontrat lojistiği hizmetlerini tek bir depo konumunda birleştirme yeteneğimizden geliyor. E-ticaret için fulfillment, farklı müşterilerimiz &nbsp;için tedarik zinciri, toptan satışlar, büyük pazar platformları ve kapsamlı katma değerli hizmetleri sunuyoruz. Ayrıca bir x-dock depomuz, gümrük depomuz, üretim hatları tedariği ve B2B ve B2C iş alanındaki &nbsp;müşterilerimize hizmet verdigimiz iki tane büyük kapalı alan lojistik merkezlerimiz de bulunuyor. Ekol Polonya olarak kapsamlı lojistik hizmetleri ve tüm taşımacılık hizmetlerini sağlıyoruz.&nbsp;</p>

<p><strong>Faaliyetlerinizde daha çok hangi konuda uzmansınız?</strong><br />
Polonya veya Avrupa pazarına yeni girmeye çalışan, daha küçük bir operasyonla başlayıp daha sonra dinamik bir gelişme planlayan müşteriler ile işbirliği konusunda uzmanız. Lojistik hizmetlerinin ölçeklenebilirliği konusunda geniş deneyime sahibiz. Lojistik faaliyetlerini Polonya üzerinden yürütmenin gerçek avantajı iletişim yolları üzerindeki merkezi konumundan geliyor. Polonya; Almanya, Fransa, İskandinavya, Baltık ülkeleri, Ukrayna, Orta Avrupa ile Çekya, Slovakya ve Avusturya gibi büyük pazarlara yakınlığı ile öne çıkıyor. Mesela Polonya'daki lojistik hizmetlerinin maliyetleri Almanya’ya göre fark yaratacak kadar cazip durumda. &nbsp;Aynı zamanda Avrupa'daki müşterilere yapılan teslimatların transit sürelerinin de sürekli olarak kısaldığını gözlemliyoruz. &nbsp;</p>

<p><strong>Ekol Polonya'da kaç kişi çalışıyor?</strong><br />
Ekol Polonya’ya direkt bağlı 150 çalışanımız var ancak dışarıdan hizmet aldığımız acente çalışanlarını da hesaba kattığımızda bu sayının 2 katına çıktığını söyleyebiliriz.&nbsp;</p>

<p>Operasyonların büyüklüğünü, ekipman ve insan kaynağı kullanımı da dahil olmak üzere kısa sürede 20 katına kadar çıkarabilme kabiliyetine sahibiz. Kendi AR-GE departmanımız bulunuyor, uygulama sırasında sadece esneklik sağlamakla kalmayıp aynı zamanda süreci çok daha hızlı hale getiren WMS ve TMS gibi kendi yazılımlarımızı kullandığımız için müşterilerimize özel çözümler suna biliyoruz.</p>

<p><strong>Ekol Polonya'nın kısa, orta ve uzun vadeli hedefleri nelerdir?</strong><br />
Bizim için en önemli konulardan biri müşterilerimizin büyümesi. Ekol Polonya olarak müşterilerimiz ile uzun vadeli ilişki kurmayı, ortak bir katma değer yaratıp birlikte büyümeyi hedefliyoruz. Müşterilerimize tamamen kendilerine özel çözümler sunuyoruz. Bizim bakış açımızla her müşterimiz hem kısa hem de uzun vadede hizmetlerimizin şekli üzerinde doğrudan etkiye sahip olabilecek birer iş ortağımızdır. Pazarda birçok şirketi yeni alanlara yönelten değişimler gözlemliyoruz. Mesela hızla büyüyen ve isimleri çok iyi bilinen Türk şirketleri Avrupa'da başarılı olmak yönünde adımlar atıyor. Bizim stratejimiz bu süreçte Türkiye dışındaki yeni faaliyetlerine destek olmak. Başlıca global pazaryerleri AB'de giderek güçleniyor. Biz de süreç ve BT çözümlerimiz de dahil olmak üzere bu değişime hazırlanıyoruz. Müşterilerimize pazaryerleri ile entegrasyonlarına yönelik çözümler sunmaya hazırız. Bu bizim kısa ve uzun vadeli ana hedefimiz olan bir alan. Ekol Polonya operasyonel ve coğrafi anlamda Avrupa'ya açılan en iyi kapı konumda yer alıyor.&nbsp;</p>

<p><strong>RÖPORTAJ: Ercan TOSUNOĞLU</strong><br />
&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK, RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.lojiyol.com/ekol-polonyanin-hedefi-buyume-ve-degisim</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Nov 2023 14:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://lojiyolcom.teimg.com/crop/1280x720/lojiyol-com/uploads/2023/11/arkadiusz-jastrzebski.jpg" type="image/jpeg" length="29142"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Ankara-İstanbul hızlı tren projesi sinyalizasyon sistemini yaptık”]]></title>
      <link>https://www.lojiyol.com/ankara-istanbul-hizli-tren-projesi-sinyalizasyon-sistemini-yaptik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.lojiyol.com/ankara-istanbul-hizli-tren-projesi-sinyalizasyon-sistemini-yaptik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de ilk hızlı tren sinyalizasyon projesini yapan Thales, Ankara-İstanbul hızlı tren projesinin sinyalizasyon sistemini de kurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Thales’in bir Fransız firması olduğunun altını çizen <strong>Thales Türkiye Genel Müdürü Barış Balcılar</strong>, “Yerli demir yolları sinyalizasyon sistemleri payıyoruz. Yaklaşık 150 kişilik bir ekibiz, diğer branşlarımız da var ama bunlar demir yolu ile ilgili değil. Bu fuarda sadece demiryolu alanında katıldık. 2000 yılından beridir Türkiye’de projelerle varlığımızı sürdürüyoruz. İlk olarak Ankara İstanbul hızlı tren projesi sinyalizasyon sistemini yaptık. Projenin14 yıldır bakımını ve sinyalizasyon haberleşmesini biz kendimiz yapıyoruz. Hızı düşük şehirlerarası olan hatları idaremiz bakımlarını kendisi yapıyor biz de onları teknik destek veriyoruz. Ankara İstanbul hızlı tren projesi sinyalizasyon bakım onarım işlemlerini biz yapıyoruz.” dedi.&nbsp;</p>

<p><strong>“3,5 saate düşerse ciddi bir yolcu talebi olacaktır”</strong></p>

<p>Türkiye’de ilk hızlı tren sinyalizasyon projesini yaptıklarını belirten Balcılar, “Varlığımızı 20 yıldır Türkiye’de sürdürüyoruz. Ve bunu daha fazla arttırmak istiyoruz. Şu anda Başkentray projesini tamamlıyoruz Ankara Sivas hattığın ilk kısmını bir ay önce işletmeye açıldı. İstanbul Eskişehir hattı da ufak uzatma projelerin tamamladık. Ankara İstanbul’da hızlı tren hedeflenen işletme süresi yaklaşık 3,5 saat olarak eklendi. Bazı bölgelerin inşaat olarak tamamlanıp daha sonra bizde sinyalizasyon sistemlerini yapacağız. Şöyle bir teorik hesaplama vardır eğer bir yolculuk 4 saatin altına düşe biliyorsa insanlar demir yolu seçme ihtimali daha yüksek oluyor. 4 saat teorik bir sınır gibi bir şeydir. İstanbul Ankara arası da 3,5 saate düşerse ciddi bir yolcu talebi olacaktır. " dedi.&nbsp;</p>

<p><strong>“Metro projelerinde varlığımızı arttırmak istiyoruz”</strong></p>

<p>Şu anda İstanbul’da uygulanan bir çok sistemde insansız sinyalizasyon sistemleri bulunmakta olduğunu ifade eden Balcılar, “İstanbul önderliğinde yapan şehirlerimizden bir tanesidir. Metro sistemleri gelebileceği çok iyi bir noktaya geldi. Yeni otonom sistemler ana hatlarda düşünülüyor, çünkü etraflarında birçoğu tamamlandı daha verimli enerji çözümlerine gidilecektir ileriki zamanlarda. yapmak daha kolay ancak ana hatlar da binlerce kilometre uzunluğunda ki raylarda otonom sistemleri yapmak daha zordur. Belki ana hatlarda belirli bölgelerde yapılabilir kısa mesafede daha çok veya dışardan içeriye giriş az olacak bölgelerde yapılabilir. Avrupa’da bu yönde çalışmalar başladığını biliyoruz ana hatlarda insansız otonun kullanım Trendi başladı. Şu an kısa vadede ulaştırma bakanlığının ihale etmiş olduğu bir çok hızlı tren projesi var bunların sinyal tedarikçisi olarak var olmak istiyoruz ve bu varlığımızda da mühendislik ekipleri müzik istihdam artırarak ilerlemek istiyoruz metro projelerini dedi uzatma projelerini aldık. Metro projelerinde varlığımızı arttırmak istiyoruz.” diye konuştu.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRECİ LOJİSTİK, DEMİRYOLU, RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.lojiyol.com/ankara-istanbul-hizli-tren-projesi-sinyalizasyon-sistemini-yaptik</guid>
      <pubDate>Fri, 23 Jun 2023 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://lojiyolcom.teimg.com/crop/1280x720/lojiyol-com/uploads/2023/06/thales.jpg" type="image/jpeg" length="33387"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hackerların hedefindeki lojistik sektöründe siber saldırılar nasıl engellenebilir?]]></title>
      <link>https://www.lojiyol.com/hackerlarin-hedefindeki-lojistik-sektorunde-siber-saldirilar-nasil-engellenebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.lojiyol.com/hackerlarin-hedefindeki-lojistik-sektorunde-siber-saldirilar-nasil-engellenebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Keepnet Labs EMEA Bölge Yöneticisi Erdinç Balcı, lojistik sektörünü hedef alan saldırıların 3 kat arttığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="p1">"Lojistik sektörünü hedef alan saldırıların 3 kat arttığını söyleyen <strong>Keepnet Labs EMEA Bölge Yöneticisi Erdinç Balcı</strong>, hackerların hedefindeki lojistik sektöründeki siber saldırıların nasıl engelenebileceği konusunda bilgi verdi.</p>

<p class="p1">"Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında ABD’nin en büyük limanlarından biri olan Houston’a gelen ziyaretçiler, bir asırdan uzun zamandır hizmet veren bu tesiste günlük işlerin sorunsuz şekilde sürdüğünü düşünüyordu. İki yüzden fazla terminalde, yüksek tonajlı onlarca gemi giriş-çıkış yapıyor, binlerce çalışan her gün yaptıkları gibi işlerine devam ediyordu. Oysa dev liman kimsenin görmediği büyük bir krizin içinden geçiyordu.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></p>

<p class="p1">Siber saldırganlar limanın yönetimini sağlayan dijital sistemleri hedef alarak, sisteme sızmaya çalışıyordu. Yıllık 300 milyar doların üzerinde ekonomik hacim sağlayan ve ülkenin güney kıyısının adeta lojistik kalbi olan bu tesisin kısa bir süre olsa bile hackerlar tarafından kontrol edilmesi çok büyük bir felaketi tetikleyebilirdi. Bunu önlemek için çalışan siber güvenlik ekipleri sonunda başarılı olmuş, alınan tedbirler sayesinde <strong>Houston Limanı</strong> hackerlardan en azından bir süre için korunabilmişti.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></p>

<p class="p1">Bir yıl önce yaşanan bu olay lojistik dünyasının hedefte olduğu elbette tek siber saldırı değil. Dünyanın en büyük deniz taşımacılığı şirketlerinden <strong>Maersk</strong>, <strong>NotPetya</strong> zararlı yazılımının kullanıldığı saldırı sonucunda 300 milyon dolara yakın bir finansal kayıp yaşadığı açıklamıştı.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></p>

<p class="p1">Ekonomik faaliyetlerin her geçen dijital dünyaya bağlılığının artmasıyla birlikte iş yapış şekilleri daha verimli ve hızlı hale gelirken, bu durum bazı güvenlik risklerini de beraberinde getiriyor. ‘Bağlı olmanın’ ana prensip olduğu dijital dünyada hiç bir sektör ya da hiç bir şirket tek başına bir adada yaşayamıyor. Diğer bir deyişle siber risklerden izole bir şekilde hayatımızı devam ettirmemiz mümkün görünmüyor.</p>

<p class="p1"><span class="Apple-converted-space"><strong>Lojistik sektörü siber saldırıların hedefinde</strong></span></p>

<p class="p1">Lojistik sektörü de bir istisna değil. Ekonomik değeri, stratejik önemi ve barındırdığı veriler ile siber saldırganlar için oldukça cazip bir hedef oluşturan lojistik sektörüne yönelik siber saldırıların geçtiğimiz yıllara göre artışa geçtiğiniz görüyoruz.</p>

<p class="p1"><strong>BlueVoyant</strong> şirketinin yaptığı araştırmaya göre, 2019-2020 yılları arasında denizcilik ve lojistik firmalarına düzenlenen fidye yazılım saldırıları tam 3 kat arttı. Finansal kazanç elde etmek isteyen siber suçluların başvurduğu yöntemlerin başında gelen fidye yazılım saldırıları ile hackerlar sisteminizdeki tüm dosyaları şifreleyerek, bu şifreyi size verme karşılığında belirli bir miktar para talep ediyor. Her ne kadar resmi makamlar bu bedelin ödenmemesini tavsiye etse de, firmalar birçok vakada iş sürekliliğinin devamı için bu fidyeyi ödemek zorunda kalıyor. Aksi takdirde uzun süre bilgisayarlara erişimde ve operasyonların devamında yaşanan aksaklıklar firmalara daha büyük maliyetlerin çıkmasına neden oluyor. 2021 yılının sadece ilk yarısında, fidye yazılımlar sonucunda saldırganlara ödenen fidye miktarı yarım milyar doları aştığı düşünülürse bu durumun siber saldırganlar için gayet kârlı bir iş modeline dönüştüğünü söyleyebiliriz.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></p>

<p class="p1"><b>Siber saldırıları önlemek mümkün!</b></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="p1">2021 yılında siber saldırıların dünya ekonomisine verdiği zararın 6 trilyon dolardan fazla olduğu hesaplanıyor. Bu rakam neredeyse Almanya ekonomisinin 1.5 katını oluşturuyor. Uzmanlar siber tehditlerin artış göstereceği konusunda uyarıyor ve şirketlerin bir gün mutlaka hackleneceğini öngörüyor. Hatta siber güvenlik dünyasında meşhur olan “İki tür şirket vardır. Hacklenmiş olan ya da hacklendiğinin farkında olmayan” ifadesi durumu biraz abartılı olsa da ortaya koyuyor.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></p>

<p class="p1">Siber saldırganların hedeflerine ulaşmada başarılı olmasının önemli nedenlerinden bir tanesi kurumların siber güvenlik ihtiyaçlarını yeterince ciddiye alıp, bir saldırı yaşanmadan önce gerekli önlemleri almaması. Siber saldırılar asla kader değil. Siber güvenliğe öncelik verildiğinde makul bir bütçe ile doğru alanlara yapılacak yatırımlar siber saldırıların önüne geçilmesinde etkili oluyor.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></p>

<blockquote>
<p class="p1"><b>Siber güvenlikte zayıf halkayı güçlendirmek</b></p>

<p class="p1">Siber güvenlik yatırımları artmasına rağmen siber saldırıların başarılı olmasının arkasında yatan nedenlerin başında insan unsurunun yeterince dikkate alınmaması bulunuyor. Tüm dijital sistemleri bilgisayarlarının başında yöneten insanların yeterli farkındalığa sahip olmaması ve ufak bir hata yapması kurumsal, sektörel hatta ulusal ve uluslararası siber krizlere kapı aralıyor.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></p>

<p class="p1">Lojistik sektörü özelinde incelendiğinde araştırmalar, sektörü hedef alan saldırıların oltalama e-mailleri, fidye yazılım saldırıları ve internete açık RDP bağlantılarının olduğunu ortaya çıkarıyor. Oltalama saldırıları, saldırganların son kullanıcıyı kandırarak bir linke tıklamasını ya da bir dosya indirmesini sağlayan sosyal mühendislik saldırıları olarak biliniyor. Saldırganın karşı tarafı kandırmasıyla birlikte son kullanıcının cihazına bir zararlı yazılım bulaşabiliyor ve kritik verileri saldırganların eline geçebiliyor. Bu sayede saldırgan çalışanın bağlı olduğu kuruma saldırısını gerçekleştirebiliyor.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></p>

<p class="p1">Son kullanıcının zararlı mailin bir tuzak olduğunu anlaması ve bunu bildirmesi ile önlenebilecek saldırılar, engellenemediği durumlarda şirketler milyon dolarlık zarara uğrayabiliyor. Üstelik bu saldırının duyulmasıyla birlikte müşteri güveni sarsılıyor, şirketin itibarı zayıflıyor.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></p>

<p class="p1">Siber güvenlikte en zayıf halka olarak tanımlanan son kullanıcının, zararlı e-postalara karşı bağışıklılığının artırılmasını sağlayacak teknolojik çözümler bulunuyor. Yerli mühendislerin geliştirdiği Keepnet ile çalışanlarınızın siber güvenlik farkındalığını artıracak eğitimler tasarlayabilir, sisteminize giren zararlı e-postaların son kullanıcıya ulaşmadan sistemden tamamen yok edilmesini sağlayabilirsiniz." <span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.lojiyol.com/hackerlarin-hedefindeki-lojistik-sektorunde-siber-saldirilar-nasil-engellenebilir</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Aug 2022 12:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://lojiyolcom.teimg.com/crop/1280x720/lojiyol-com/wp/uploads/2022/08/erdinc_balci.jpg" type="image/jpeg" length="72661"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Karaya kayan pazar payı büyük oranda Ro-Ro'ya döndü"]]></title>
      <link>https://www.lojiyol.com/karaya-kayan-pazar-payi-buyuk-oranda-ro-roya-dondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.lojiyol.com/karaya-kayan-pazar-payi-buyuk-oranda-ro-roya-dondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DFDS Akdeniz İş Birimi Başkan Yardımcısı Fuat Pamukçu, Lojyol'a özel değerlendirme yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Denizcilik ve lojistik alanlarında Avrupa’nın lider firması <strong>DFDS</strong>’in Türkiye’de faaliyet gösteren şirketi <strong>DFDS Akdeniz İş Birimi Başkan Yardımcısı Fuat Pamukçu</strong>, <strong>Lojiyol</strong>'a 2020 yılını değerlendirdi ve 2021 yılı hedeflerini anlattı.</p>

<p class="p1"><b><i>Yaşadığımız pandemi süreci seferlerinizi ne düzeyde etkiledi, ne gibi önlemler alındı?</i></b></p>

<p class="p1">Pandeminin en başından itibaren DFDS Akdeniz İş Birimi olarak Türkiye’nin tüm sınır kapılarında ve gümrüklerinde alınan önlemleri, yetkililerle iş birliği içerisinde uygulayarak ithalat ve ihracatta tedarik zincirinin sürekliliğini sağladık. İş sürekliliğimizi sağlarken <strong>Sağlık Bakanlığı</strong>, <strong>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı</strong> ile <strong>Dünya Sağlık Örgütü</strong>’nün yönergeleri doğrultusunda hareket ettik. Gemi personelimiz yurtdışında minimum insan temasıyla görevlerini yerine getirdi. Treylerler de minimum insan teması sağlanarak gemilere yüklendi. Öte yandan önleyici tedbir olarak tüm gemilerimiz, limanlar ve limanlardaki ortak kullanım alanları periyodik olarak dezenfekte edilmeye devam ediyor.</p>

<p><img alt="" class="wp-image-22618" height="373" src="https://lojiyolcom.teimg.com/lojiyol-com/wp/uploads/2020/03/dfds-782x440.jpeg" width="663" /> <strong>"Karaya kayan pazar payı çok büyük oranda tekrar Ro-Ro’ya dönmüş durumda"</strong></p>

<p class="p4">Bununla birlikte 11 Haziran 2020 tarihi itibariyle tüm hatlardaki gemilere yeniden sürücü almaya başladık. Bu süreçte sağlık, gıda ve temel ihtiyaçların herkese ulaşabilmesi için lojistiğin hayati önemini hep birlikte gördük. Performans açısından Ro-Ro pazar payı senenin ilk 7 ayında geçen seneye göre kara yollarına kıyasla % 4’lük bir kayıp kaydetmiş durumda. Ancak karaya kayan pazar payı temmuz itibariyle çok büyük oranda tekrar Ro-Ro’ya dönmüş durumda.</p>

<p class="p1">14 Eylül 2020'den itibaren <strong>DFDS Pendik Limanı</strong> ve <strong>Mersin Uluslararası Limanı</strong>’ndan kalkacak olan gemilerimize gemi yolcusu olarak biniş yapacak olan tüm sürücülerimizden negatif bir <strong>COVID-19 PCR testi</strong> deklare etmeleri zorunluluğu getirdik. Bu testin ilgili limandan geminin kalkışından önceki 72 saat içinde yapılmış olması gerekiyor ve sonuca ilişkin raporun İngilizce olması mecburi. Bu testi yanında bulundurmayan sürücüleri gemi yolcusu olarak kabul etmiyoruz.</p>

<p class="p3">Pandemi sürecinde, kurumsal sosyal sorumluluk projelerimiz kapsamında öğrencilere "Uzaktan Eğitime Destek Kampanyası" başlattık. İhtiyaç sahipleri olan öğrencilere eğitimlerin devamlılığı adına destek verdik. Bununla birlikte koronavirüs (COVID-19) salgınıyla mücadele çerçevesinde 7/24 çalışan Tuzla Devlet Hastanesi sağlık çalışanlarına yakın mesafede bir otelle anlaşma sağlayarak konaklama desteği verdik.</p>

<p><img alt="" class="alignnone size-large wp-image-26555" height="440" src="https://lojiyolcom.teimg.com/lojiyol-com/wp/uploads/2021/02/1611838103_picture_2-660x440.jpg" width="660" /></p>

<p class="p1"><b><i>2021 yılında sunacağınız yeni hizmetler var mı? Varsa, bunlar hakkında bilgi verebilir misiniz?</i></b></p>

<p class="p5">2021 yılıyla birlikte DFDS, globalde imzaladığı yeni anlaşma ile <strong>HSF Logistics Group</strong>'un % 100'ünü satın aldı. HSF Lojistik grubu sıcaklık denetimli tedarik zincirleri işleten et üreticileri ve diğer gıda üreticileri için Avrupa'nın önde gelen soğuk zincir lojistiği sağlayıcılarından biri konumunda.<span class="Apple-converted-space">&nbsp; </span>DFDS olarak, HSF Lojistik grubuyla soğuk zincirde de büyümeyi hedefliyoruz.</p>

<p class="p1"><b><i>Pandemi sürecinde intermodal taşımacılık büyük önem kazandı, siz hazırlıklı mıydınız? </i></b></p>

<p class="p3">DFDS Akdeniz İş Birimi olarak özellikle pandemi sürecinde minimum insan temasıyla ön plana çıkan intermodal alt yapımız tedarik zincirindeki yüklerin insani ihtiyaçların ulaştırılmasına ve ticaretin devamına büyük ölçüde yardımcı oldu. Her geçen gün yatırım yaptığımız intermodal taşımacılık çözümleri müşterilerimizin;<span class="Apple-converted-space">&nbsp; </span><strong>AETR Konvansiyonu</strong> gereği olan takograf sınırlaması, geçiş belgesi sınırlaması, vize problemleri gibi engelleri kolaylıkla aşarak ihracatımızın sürdürülebilir bir model ile hedef pazarlarımıza ulaşmasına katkı sağlama devam ediyor. Bu yapı ile Türk uluslararası karayolu taşımacılığının daha az finansman ile daha fazla taşıma yapmasını, mevcut sürücü kaynağı ile daha fazla yükleme yapabilmesini destekliyoruz.</p>

<p class="p3">Pandemi sürecinde İntermodali kullanan müşterilerimiz de % 45 oranında arttı. DFDS Akdeniz İş Birimi olarak hali hazırda güçlü bağlantılarımız ve intermodal alt yapımız varken,<span class="Apple-converted-space">&nbsp; </span>bunun yanı sıra yenilikçi, çevreci ve maliyet etkin intermodal taşımacılık çözümleri ile mobiliteyi en üst düzeye çıkarmaya çalışan demiryolu operatörü<strong> primeRail</strong> ile iş birliği gerçekleştiriyoruz. primeRail ile Köln’de hayata geçirdiğimiz yeni <strong>”Intermodal Taşımacılık Yetkinlik Merkezi”</strong> bu doğrultuda da yeni çözümler üretecek.</p>

<p class="p1">Ortaya koyduğumuz işbirliğiyle beraber, 5 Kasım 2020 tarihinde hizmete giren yeni <strong>Trieste-Nürnberg</strong> hattımızla intermodal taşımacılık faaliyetlerimizi genişletmeye devam ettiğimizi ortaya koyduk. Bu yeni hat, Intermodal yetkinlik merkezinin ve <strong>primeRail Gmbh</strong> ile ortak girişimin başarılı bir sonucu olarak hizmete girdi. Yakın dönemde bu hattımızın frekansını arttırmayı planlıyoruz. DFDS Akdeniz İş Birimi olarak Avrupa ve Türkiye arasındaki intermodal yük taşımacılığının başlıca operatör şirketlerinden biri olan <strong>Çobantur Boltas</strong> ile iş birliği çerçevesinde açtığımız <strong>Nürnberg-Trieste</strong> demiryolu bağlantısı sayesinde sürdürülebilir tedarik zinciri hizmetlerine güç katacağız.</p>

<p><img alt="" class="alignnone  wp-image-23351" height="387" src="https://lojiyolcom.teimg.com/lojiyol-com/wp/uploads/2020/06/1591196098_DFDS_G__rsel-786x440.png" width="691" /></p>

<p class="p1"><b><i>2021 yılı hedeflerinizi anlatabilir misiniz?</i></b></p>

<p class="p1">DFDS olarak 2021 yılında beklentimiz 2020'nin 3'üncü ve 4'üncü çeyreğine göre % 2 ya da 3 oranında bir büyüme. 2021 hedefimiz, Türkiye ile Avrupa arasındaki birim kargo ticaretinde en iyi tedarikçi konumumuzu korumak yönünde. Sistemimizin sürekli iyileştirilmesi ve müşteri odaklı olmasını sağlamak için mümkün olan en kısa nakliye sürelerini gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.</p>

<p class="p1">2020 yılında DFDS olarak odaklandığımız <strong>Türkiye Kadın Girişimciler Derneği’nin (KAGİDER)</strong> birlikte iş kadınlarına yönelik başlattığımız <strong>“Kadın için Taşıyoruz”</strong> kurumsal sosyal sorumluluk projesinde büyük yol aldık. 2021 yılında da projemize odaklanmaya devam ediyoruz.</p>

<p class="p1">Kadınların iş hayatına katılımını teşvik edip toplumsal hayatta daha fazla katılmalarını teşvik etmek ve yaptıkları ihracata katkıda bulunmak hedefleyen projemize Türkiye’nin farklı illerinden 108 kadın girişimci başvurdu.</p>

<p class="p1"><img alt="" class="alignnone size-large wp-image-24008" height="440" src="https://lojiyolcom.teimg.com/lojiyol-com/wp/uploads/2020/08/dfds_ht-688x440.jpg" width="688" /></p>

<p class="p1">Proje kapsamında, 50 kadın girişimcimizin ihracat ürünlerine, girişimci başına iki adet konteyner ile 1 yıl süreyle ücretsiz taşımacılık desteği vereceğiz. 7 kadın girişimcimizin ihracat ürünlerini Avrupa ve Kuzey Afrika’ya taşımaya başladık. <b>Savunma, tekstil, gıda, emaye</b> sektörlerinde taşıma gerçekleştiriyoruz.</p>

<p class="p1">Ürünler, DFDS tarafından Pendik, Yalova ve Mersin kalkışlı taşımacılık ağında ücretsiz taşınacak. Söz konusu proje, gemi ve tren hatlarında geçerli olacak. Projemiz aynı zamanda lojistik sektörü temsilcilerinin de güç birliği yapmasını sağladı. Kadın girişimcilerin ürünleri Mardin’den İzmir’e Türkiye’nin hemen her bölgesinden Avrupa’ya Kuzey Afrika’ya taşınabilecek.</p>

<p class="p1">DFDS Akdeniz İş Birimi olarak projemize toplamda 250.000 Euro’luk bir bütçe tahsis ettik. Ürünler, DFDS tarafından Pendik, Yalova ve Mersin kalkışlı taşımacılık ağında ücretsiz taşınmak ile birlikte söz konusu proje, gemi ve tren hatlarında geçerli olacaktır. Güncel olarak projemize destek veren 24 uluslararası nakliye firması bulunuyor.</p>

<p class="p1">Kadın İçin Taşıyoruz projesi aynı zamanda lojistik sektörü temsilcilerinin de güç birliği yapmasını sağladı. Projede tamamlayıcı rol üstlenen 24 lojistik şirketi ile Mardin’den İzmir’e Türkiye’nin hemen her bölgesinden kadınların ürünleri, Avrupa’ya taşınabilecek.&nbsp;<b>ABC Lojistik, Alişan Lojistik, ALC Lojistik, Ares Lojistik, BKM Lojistik, Borusan Lojistik, Bulung, Çobantur Boltas, Deneks, Denko Lojistik, Ekol Lojistik, Eyüp Lojistik, Galata Taşımacılık, Globelink, Hellmann, Hüner Lojistik, Mars Lojistik, Reysaş Lojistik, Sağlık Lojistik, Sarp Intermodal, Sultantur, Tetnak, Transtaş </b>ve <strong>VİP Transport&nbsp;</strong>projedeki tamamlayıcı lojistik çözüm ortaklarımız olarak destek veriyor. 2021 yılı boyunca ve sonrasında da projemize talep olduğu sürece kadın girişimcilerimizi desteklemeyi sürdüreceğiz.</p>

<blockquote><img alt="" class="alignnone size-large wp-image-25155" height="440" src="https://lojiyolcom.teimg.com/lojiyol-com/wp/uploads/2020/11/dfds_cobantur-660x440.jpg" width="660" />
<p class="p1"><span class="s2"><b><i>Intermodal taşımacılık alanında neler planlıyorsunuz?</i></b></span></p>

<p class="p1">primeRail ortaklığı ile Köln’de&nbsp;hayata geçirmeye karar verdiğimiz<strong> DFDS Intermodal GmbH ”Intermodal Taşımacılık Yetkinlik Merkezi”</strong> ile yeni demiryolu çözümleri anlamında ilerleme kaydetmeye başladık. <strong>Çobantur Boltas</strong> ile iş birliği çerçevesinde açtığımız <strong>Nürnberg-Trieste</strong> demiryolu bağlantısı sayesinde sürdürülebilir tedarik zinciri hizmetlerine güç katacağız. Bununla beraber, Köln ve Wels hattındaki frekanslarımızı arttırmaya dönük çalışmalarımız devam etmekte olup, Türkiye’nin Avrupa ile ticari bağlantılarını güçlendirmeye devam edeceğiz. Ayrıca primeRail ortaklığıyla kurmaya karar verdiğimiz DFDS Intermodal GmbH Intermodal Taşımacılık Yetkinlik Merkezi” olarak rekabetçi çözümler geliştireceğiz. Bilgi ve uzmanlığımızı paylaşmak suretiyle daha etkili intermodal taşımacılık çözümleri geliştireceğimiz güçlü bir platform oluşturacağımızdan eminiz. Bu girişim yalnızca müşterilerimize fayda sağlamakla kalmayacak, doğa dostu taşımacılık modeli ile çevre duyarlılığı yüksek taşımacılığa teşvik ederek ekolojik sistemin korunmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p><em><strong>HABER-RÖPORTAJ: ERCAN TOSUNOĞLU/LOJİYOL</strong></em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.lojiyol.com/karaya-kayan-pazar-payi-buyuk-oranda-ro-roya-dondu</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Feb 2021 13:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://lojiyolcom.teimg.com/crop/1280x720/lojiyol-com/wp/uploads/2021/02/fuat_pamukcu_rop.jpg" type="image/jpeg" length="33808"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SGS TransitNet Genel Müdürü Mine Kaya: Sektörümüzle beraber toparlanacağız]]></title>
      <link>https://www.lojiyol.com/sgs-transitnet-genel-muduru-mine-kaya-sektorumuzle-beraber-toparlanacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.lojiyol.com/sgs-transitnet-genel-muduru-mine-kaya-sektorumuzle-beraber-toparlanacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SGS TransitNet Genel Müdürü Mine Kaya, ilk 5 aylık performanslarını değerlendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2020 yılının ilk 5 ayını, geçtiğimiz yılın aynı dönemiyle karşılaştıran <strong>SGS TransitNet Genel Müdürü Mine Kaya</strong>, "<span class="s1">Covid-19 salgını nedeniyle 2020’nin ilk 5 ayında ciro geçen senenin aynı dönemine göre % 7,2 düştü. Bu şartlar altında yine de oldukça iyi bir performans olduğu söylenebilir." dedi.&nbsp;</span></p>

<p class="p1"><span class="s1">Kaya, "Covid-19 süreciyle birlikte ne gibi önlemler aldınız? Nasıl bir çalışma düzeni uyguladınız?" sorumuzu şöyle yanıtladı:</span></p>

<p class="p3"><span class="s1">"Salgın sebebiyle özellikle sürücülerimizin yurtdışından gelişlerinde veya AB girişlerinde uygulanan 14 günlük karantina süresi seferlerin azalmasına yol açtı. Diğer yandan, bazı malların ithalatı ve ihracatı durdu veya kısıtlandı. Doğal olarak da bu, taşımacılarımızın sefer sayılarının azalmasına veya durma noktasına yol açtı. Sonuç olarak da taşıma sayılarının düşmesi ile bizim de hizmet hacmimizde doğal bir düşüşe yol açtı. </span></p>

<p class="p3"><span class="s1">Diğer yandan, özellikle uluslararası taşımacılık sektörü ve sürücüler için sınır kapılarında geliştirilen önlemler ve yeni uygulamalar ile birlikte, bir kısım malların girişlerine de getirilen kısıtlamaların kalkması ile yavaş yavaş, sektörümüzle beraber toparlanacağız inşallah."</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p class="p3"><span class="s1"><strong>Mine Kaya</strong>'nın, "Önümüzdeki günler için yeni projeler var mı?" sorumuza yanıtı ise şöyle oldu:</span></p>

<p class="p3"><span class="s1">"İlk günden bu yana amacımız; ülkemiz uluslararası taşımacılık sektörüne katma değer yaratmak, daha rekabetçi hale gelmelerine imkan verecek hizmet sunmaktı.&nbsp; Bu hedefimiz doğrultusunda amacımız; şu an hizmet vermekte olduğumuz AB ülke sayısını daha da artırmak ve hemen heryerde olabilmek. Diğer yandan, yine sektörümüze katkı sağlayacak yeni projeler ve hizmet çeşitleri üzerinde çalışmalarımızı hızla sürdürmekteyiz. </span></p>

<p class="p3"><span class="s1">Bunların yanı sıra, başta Almanya ve Fransa olmak üzere sahip olduğumuz 'İzinli Gönderici' yetkisine Türkiye’de de sahip olmak adına yine bir çalışma içerisindeyiz."</span></p>
</blockquote>

<p>&nbsp; <strong>HABER: ERCAN TOSUNOĞLU</strong> ercan@lojiyol.com &nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.lojiyol.com/sgs-transitnet-genel-muduru-mine-kaya-sektorumuzle-beraber-toparlanacagiz</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2020 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://lojiyolcom.teimg.com/crop/1280x720/lojiyol-com/wp/uploads/2017/11/sgs_mine_kaya.jpg" type="image/jpeg" length="16941"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Oregon, 45 HCPW konteynerlerle kiralama hizmeti veriyor]]></title>
      <link>https://www.lojiyol.com/oregon-teknoloji-hizmetleri-genel-muduru-selcuk-yilmaz-intermodal-tasimaciliga-yeni-bir-yaklasim-getiriyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.lojiyol.com/oregon-teknoloji-hizmetleri-genel-muduru-selcuk-yilmaz-intermodal-tasimaciliga-yeni-bir-yaklasim-getiriyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Faaliyetleri arasına konteyner taşımacılığını da ekleyen Oregon, 45 HCPW konteynerlerle kiralama hizmeti veriyor. 

HABER/RÖPORTAJ: ERCAN TOSUNOĞLU, ercan@lojiyol.com]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p align="JUSTIFY" class="western">Oregon, faaliyetleri arasına konteyner kiralamayı da ekledi. Esnek, uzun-kısa dönemli veya proje bazlı konteyner tedarik eden Oregon’un kiraladığı 45 HCPW konteynerler 40’ DC konteynere göre daha fazla kapasiteye sahip ve standart bir treyler kadar yük taşıyabiliyor.</p>

<p align="JUSTIFY">Konuyla ilgili olarak bilgi veren <strong>Oregon Teknoloji Hizmetleri Genel Müdürü Selçuk Yılmaz</strong>, verdikleri hizmetle intermodal taşımacılığa yeni bir yaklaşım getirdiklerini belirterek, “Aslında intermodal taşımacılığı yeniden tanımlıyoruz. Çünkü intermodal taşımacılıkta temel konu, dönüş yükünü organize etmektir.” dedi.</p>

<p align="JUSTIFY">İşin bu aşamasında devreye girdiklerini söyleyen Yılmaz, şöyle devam etti: “Biz şu anda bir altyapı sunuyoruz. Kiraladığımız konteynerler sayesinde, taşıma aracının geri dönüşü, bakımı, amortisman, stoklama ve depolama maliyetlerinin yükünü kullanıcının üzerinden almış oluyoruz. İthalat ve ihracat arasındaki dengesizlik olduğu zamanlarda konteyner son derece işlevsel hale geliyor. Konteynerlerimizi kullananlara, ‘siz, yükünüze odaklanın, taşıma altyapısını bize bırakın’ diyoruz.”</p>

<p align="JUSTIFY"><b>SİSTEMİ RO-RO ARACILIĞIYLA KULLANMAK DAHA VERİMLİ OLUYOR</b></p>

<p align="JUSTIFY">Selçuk Yılmaz, sundukları konteyner hizmetinin daha çok Ro-Ro taşımacılığıyla entegre olarak kullanıldığında verimli olduğunu belirterek, şunları söyledi:</p>

<p align="JUSTIFY">“Konteynerlerimizi, Ro-Ro aracılığıyla güney Avrupa limanlarına indirmek mümkün. Güney Avrupa limanlarında indikten sonra ise iki seçenek var. Demiryolu ile taşımak için trenlere aktarılabildiği gibi karayolunu kullanmak üzere treylerlere aktarmak da mümkün. Avrupa için yük hareketi genellikle trenle oluyor. Bu altyapıyı oluştukça, bağlantılı trenlerin sefer frekansları artıyor ve çalışma sistemleri kolaylaşıyor.”</p>

<p align="JUSTIFY"><b>DÖNÜŞ YÜKÜNÜ UNUTUN</b></p>

<p align="JUSTIFY">Hizmete sundukları konteynerlerin tek yön kullanılma şansı olduğunu da ifade eden Yılmaz, “Türkiye’den Avrupa’ya yapılan seferlerde konteynerlerimizle taşıma yapanlar, taşıdıkları malı nihai noktasına teslim ettikten sonra, dönüş yükleri olmadığı durumlarda Avrupa’daki belirli noktalara boş konteyneri bırakabilirler. Böylece, taşımacılar dönüş yükü sıkıntısından kurtulmuş oluyorlar.” diye konuştu.</p>

<p align="JUSTIFY">Avrupa’nın yoğun olarak taşıma yapılan 5 noktasında konteyner stoklama imkanı sunduklarını söyleyen Selçuk Yılmaz, “Kullanıcılar konteynerlerimizi kiralayıp taşıma operasyonunu bitirdikten sonra Almanya’nın Hamburg, Köln, Leipzig, Ludwigshafen ve Münih kentlerindeki konteyner stoklama alanına bırakabilirler.” dedi.</p>

<p align="JUSTIFY">“Nakliyecinin alıştığı bir sistem var. Biz, bu alışkanlığı değiştirerek, intermodale doğru yönlendirmiş oluyoruz” diyen, Yılmaz, “Kontyenerden elde ettiğimiz gelirin iki katını örneğin Köln’deki stok noktasına ödeme durumu da olabilir. Ancak biz bu riski alıyoruz. Bunu bir yatırım olarak gördüğümüz için, bu bedele katlanma riskini de üstleniyoruz.” şeklinde konuştu.</p>

<p align="JUSTIFY">Talep arttıkça da havuzdaki konteyner sayısını arttırabileceklerini ifade eden Selçuk Yılmaz, “Operasyonda 45’lik konteynerleri kullanıyoruz. Bu konteylerler, yüzde 33 daha fazla yük alma kapasitesi sağlıyor. Ayrıca yaptığımız operasyonla dönüş yükü bulma sorununu da çözmüş oluyoruz.” dedi.</p>

<p align="JUSTIFY">Konteynerlere daha çok intermodal tecrübesi olan firmaların talep gösterdiğini söyleyen Yılmaz, şunları söyledi: “Hizmete sunduğumuz konteynerleri taşıma operasyonlarında kullanmak için, intermodal taşımacılığı iyi yönetme becerisine sahip olmak gerekiyor. Konteynerlerimize bu operasyonu yapabilecek kadroya sahip firmalar daha çok talep gösteriyor. Çünkü iş, konteyneri kiralamakla bitmiyor, doğru bir demiryolu aktarması planlamak, çektirme ve diğer prosedürleri doğru bir biçimde yapmak. Dolayısıyla, bu hizmeti alan firmaların süreci bizimle birlikte planlaması gerekiyor. Yükün çıkış tarihi, varış tarihi, dönüş tarihi gibi tüm süreçlerin detaylı bir şekilde analiz edilmesi lazım.</p>

<p align="JUSTIFY"><b>TAMAMLAYICI BİR HİZMET SUNUYORUZ</b></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p align="JUSTIFY">Örneğin 50 araçlık filoya sahip bir nakliye şirketini düşünelim. Operasyonunu bu araçlarla yapıyor. Sonra başka bir iş daha alıyor ve 50 araç daha gerekiyor. Bir anda 50 araç yatırımı yapmak kolay değil. İşte bu noktada konteyner kiralama yoluna gidiyor. Bunu, daha çok treyler filosuna ek, tamamlayıcı bir hizmet olarak değerlendirmek gerekir.</p>

<p align="JUSTIFY">Bir başka ifadeyle taşımacılar normal operasyonlarını yaparken, yeni bir kapasite ihtiyacında, bizim konteynerlerimizi kullanabilirler. Bu aslında sektöre bir katkı niteliği taşıyor. Acil durum hizmeti gibi olarak da tanımlayabiliriz.”</p>

<p align="JUSTIFY"><img alt="" class="alignnone size-full wp-image-12977" height="305" src="http://www.lojiyol.com/wp-content/uploads/2018/01/oregon_konteyner.jpg" width="400" /></p>

<p align="JUSTIFY"><b>TAŞIMACILIKTA UZMANLAŞMA ŞART</b></p>

<p align="JUSTIFY">Selçuk Yılmaz’ın, uzun yıllardır sektörün çeşitli alanlarında hizmet veren biri olarak taşımacılık ve lojistik sektörüyle ilgili değerlendirmesi ise şöyle:</p>

<p align="JUSTIFY">Eskiden, ‘kahraman bakkal süpermarkete karşı’ diye bir söylem vardı. Bunun anlamı, ekonomide değişim ve dönüşüme bir direnç hep vardır. Günün sonunda süper, hiper marketler geldi. AVM dönemi başladı. Şimdi de online marketler söz konusu. Bakkallık da zaman içinde form değiştirdi. Taşımacılık sektörü için de aynı değerlendirmeyi yapabiliriz. Müşteri memnuniyeti, tüketici tarafında farklı koşullara bağlı. BZB tarafında ise müşteri memnuniyeti çok farklı dinamiklere sahip. Artık müşteriler tek bir yapıyla muhatap olmak istiyor. Yani doğuya yük taşıtırken başka, batıya yük taşıtırken başka firmalarla muhatap olmak istemiyor. Ya da gümrükçüsü farklı, taşımacısı farklı, depolaması farklı olsun istemiyor. Tek bir kanalda işi çözmek istiyor. Sorun çıktığında da yine tek noktadan çözüme ulaşmak istiyor.</p>

<p align="JUSTIFY"><b>İŞ GELİŞTİRME SORUN ÇÖZME KAPASİTESİYLE OLUYOR</b></p>

<p align="JUSTIFY">Entegre hizmet verebilen, yatay ve dikey anlamda bütünleşmiş kurumlar hizmetin üreticisi haline geliyorlar. Bugün bakıyorsunuz bir gümrük müşaviri aynı zamanda antrepoculuk ve taşımacılık yapıyor ya da bir taşımacı aynı zamanda gümrük, sigorta, antrepo, hava kargo acenteliği hizmeti sunuyor. Bu kaçınılmaz bir süreçi ve bunu bir kenara koyalım. İşin bir diğer boyutu ise uzmanlaşmanın yadsınamaz olması gerçekliğidir. Bir tarafta bu yapılar büyürken, bu yapıların alt tedarikçisi konumunda firmaların da gelişmesi gerekiyor. Örneğin ağır taşımacılık, tekstil taşımacılığı ya da bizim yaptığımız gibi konteyner tedariği. Dolayısıyla nakliyecilerin önünde iki seçenek var. Ya yatay ve dikey entegrasyona gidecekler ve şirketlerini bu yönde büyütecekler. Bunu yapabilecek kapasiteleri yok ise kendilerine bir alan seçip o alanın en iyisi olacaklar.</p>

<p align="JUSTIFY"><b>BUGÜN BİR ŞOFÖR VİZESİ ALMAK BİLE ÖNEMLİ BİR KNOW-HOW HALİNE GELDİ</b></p>

<p align="JUSTIFY">Uzmanlık çok önemli. Nakliyeciler belirli alanlarda uzmanlaşmayı seçebilirler. Bugün nakliye operasyonlarında büyük rol oynayan şoförlerin vizesini almak bile çok önemli bir know how haline geldi. Bunları yönetmek, dosyalamak şöförün harcırahları, resmi ödemeleri vesaire. Rekabet fiyatta değil, kalitede ve uzmanlaşmada olmalıdır. Dolayısıyla nakliye firmaları kendilerine bir alan seçip, o alanda en iyi olmanın yoluna bakmalıdırlar.</p>

<p align="JUSTIFY">Sektördeki tüm operasyonlar global merkezlerden, ABD ve Avrupa’dan yönetiliyor. Türkiye’de filo sahibi nakliyeciler, bir başka ifadeyle kamyonun sahibi nakliyeci şu noktaya gelmeli: Tokyo’dan, Dubai’den ya da Şangay’dan yürüyen bir lojistik operasyonun Türkiye’den Avrupa’ya uzanan kolu olma ya da ABD’den yürüyen bir operasyonun Almanya’dan Orta Asya’ya uzanan bir kolu olma yolunda bir uzmanlaşma sağlamak önemli. Bu maliyetleri tutturmak, şöförü memnun etmek, planlamayı doğru yapmak, mazotun çalınmamasını sağlamak, geçiş belgelerinin matematiğini çözmek, her türlü gümrük işlemini yapmak tüm bunlar kendi içerisine önemli bir uzmanlığı gerektiriyor. İşte bu bilgilerle global bir tedarikçi hizmeti sunulması işin sürdürülebilir olmasını sağlıyor.</p>

<p align="JUSTIFY">Verimlilik de çok önemli. Sürekli olarak aynı yere gidip geliyorsanız ve bunu bir uzmanlaşma içerisinde yapıyorsanız, bu maliyetleriniz kontrol etmenizi sağlar. Ama önünüze gelen her talebi karşılamaya çalışırsanız maliyetlerinizi kontrol edemez hale gelirsiniz.</p>

<blockquote>
<p align="JUSTIFY"><b>SELÇUK YILMAZ KİMDİR?</b></p>

<p align="JUSTIFY">Selçuk Yılmaz, 2001 yılında Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Uluslararası İlişikler Bölümü’nden mezun oldu. Uzun yıllar Eximbank’ta çalıştı. Daha sonra Dış Ticaret Müsteşarlığı’nda (DTM) hizmet verdi. Ardından, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde (TOBB) Dış Ticaret Müdürü, TIR ve ATA Karnesi Müdürü olarak çalıştı. Ortak Transit Sözleşmesi’nin yürürlüğe girmesiyle birlikte TOBB-UND’nin Kurucu Genel Müdürü oldu. TOBB bünyesindeki <span style="font-family: 'Times New Roman', serif;">Batı Anadolu Lojistik Organizasyonlar&nbsp;(</span><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;">BALO) </span><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;">şirketinin İcra Kurulu Üyesi, </span>Oregon Teknoloji Hizmetleri A.Ş. ortağı ve Genel Müdürü. Yılmaz, akademik kariyerine de doktora öğrencisi olarak devam ediyor.</p>

<p align="JUSTIFY"></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.lojiyol.com/oregon-teknoloji-hizmetleri-genel-muduru-selcuk-yilmaz-intermodal-tasimaciliga-yeni-bir-yaklasim-getiriyoruz</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jan 2018 15:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://lojiyolcom.teimg.com/crop/1280x720/lojiyol-com/wp/uploads/2018/01/oregon_konteyner.jpg" type="image/jpeg" length="49203"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SGS TransitNet Genel Müdürü Mine Kaya: “Taşımacılarımızın arkasındayız”]]></title>
      <link>https://www.lojiyol.com/sgs-transitnet-genel-muduru-mine-kaya-tasimacilarimizin-arkasindayiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.lojiyol.com/sgs-transitnet-genel-muduru-mine-kaya-tasimacilarimizin-arkasindayiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Temmuz 2017 itibarıyla kariyerine SGS TransitNet Genel Müdürü olarak devam etmeye başlayan Mine Kaya, sundukları hizmetlerle taşımacıların arkasında olduklarını belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mine Kaya, Temmuz 2017 itibarıyla kariyerine SGS TransitNet Genel Müdürü olarak devam etmeye başladı. Kaya, bugüne kadar uluslararası taşımacılık ve lojistik sektörünün hemen tüm alanlarında görev yaptı. Kendisiyle röportaja başlarken, Mine Hanım’a, “Sektörün birçok alanında yer aldınız. Sanırım, bir tek Tır kullanmadığınız kaldı.” diyorum. Gülerek, “Haklısınız. Aslında Tır kullanmayı çok istedim ama olmadı. Bir ara denk gelecekti, öyle kaldı. Bir gün süreceğim ama...” diyor. Yıllardır sektörle içiçe olan Mine Kaya ile yeni görevi, hizmet verdikleri taşımacılık ve lojistik sektörü, SGS TransitNet’in gelecek hedefleri üzerine bir röportaj yaptık. <strong>Son olarak, nakliyecilerin ortak olduğu Ro-Ro taşımacılığı yapan bir şirkette çalışıyordunuz, şimdi ise karayolu taşımacılığına döndünüz diyebiliriz. Biraz bundan söz eder misiniz?</strong> <strong>&nbsp;</strong>Açıkçası, denizcilik taşımacılığı meşakkatli ama güzel bir iş. Ama karayolu taşımacılığı deyim yerindeyse, kanıma girmiş. Eğitim verdiğim dönemlerde, sektör dışından gelenlere, bu sektörden değilseniz sektöre girerken iyice düşünün. ‘Girdiğiniz zaman çıkma şansınız yok’ diyordum. Bu hız, bu sorunlar ve kargaşa insanda alışkanlık da yapıyor. Türk taşımacılık sektöründe daha fazla işin içinde olmak istiyorsunuz. Ülkemizin hemen her yerindeki taşımacılarla yıllardır bir şekilde bir araya geldim. Her nakliyecinin taşıma yapılan bölgelere göre ayrı ayrı sorunları var. Bu sorunların çözümü için tek başına mücadele ediyor, kimi zaman sektörel kuruluşların veya kamunun desteğini alıyor, kimi zaman da ne yaparsanız yapın uluslararası bir platform olduğu için istediğiniz sonuçları elde edemiyorsunuz. En büyük sıkıntı orada. Aslında son zamanlarda sektörde ciddi adımlar atılıyor. Bunların sektöre yansıması çok geç olabilir ama biraz sektörün de kendi açısından bakması lazım diye düşünüyorum. <strong>“NAVLUN ÖDEMELERİNDE VADE UZAMASI SEKTÖRÜ ZORLUYOR”</strong> <strong>Sektörde en önemli sorun olarak neyi görüyorsunuz?</strong> Şu an piyasada görülen en büyük sıkıntılardan biri navlun ödemelerinin vadelerinin uzamış olmasıdır. Belki, Avrupa Birliği ülkelerinin getirmiş olduğu vadelerle ilgili mevzuatın Türkiye’ye uyarlanması söz konusu olabilir. Bu durum taşımacıyı rahatlatabilir. Çünkü bugün Fransa, İtalya gibi AB üyesi ülkelerde 30 ya da 45 gün yasal vade süresi uygulaması var. Dolayısıyla daha uzun vade yapılamıyor. Uluslararası taşımacılık sektörüne ilişkin belki böyle bir imkan yaratılabilir. Çünkü bu çarkın dönmesi lazım. Tırlar her dakika yollarda, yakıt ihtiyacı, şoförün ihtiyaçları var ve bunların yanı sıra çok sayıda gider kalemi var. Bugün taşımacılık sektörü navlunları uzun vadede alıyor, yakıt ve diğer giderlerini ise kısa vadede ödemek zorunda kalıyor. Dolayısıyla bu sektör açısından büyük bir sıkıntı. <strong>"SEKTÖRÜN YAŞADIĞI SIKINTILAR BAĞLANTILI SEKTÖRLERİ DE SIKINTIYA SOKUYOR"</strong> Sektörün yaşadığı sıkıntı, tedarikçisi konumunda olanlara da yansıyor. Biz bunun benzerini Hatay’da yaşadık ve dile getirdik. Hatay, taşımacılık sektörü açısından İstanbul’dan sonra ikinci sırada geliyor. Geçen yıl 270 firma faaliyetteydi. Bunların en az 40 kadarı, Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerine taşıma yapan firmalardı. Ayakta kalabilmek adına hiç bilmedikleri bir alana girmek zorunda kaldılar. Çok ciddi kayıplar yaşadılar ve mücadeleler verdiler. Bu süreci bizzat yaşadım. Suriye sınır kapısı kapanmadan önce taşıma sayılarına baktığımızda, geçen sürede yaşanan olumsuzluklar nedeniyle Türkiye’nin de pazar payı düştü. Hatay RO-RO olarak iki gemiyle başladık, daha sonra tek gemiye düştük. Burada faaliyet gösteren nakliyeciler iş yapamaz hale geliyor. Önce Yemen sınır kapısında sıkıntı yaşandı ve kapandı, ardından Katar sorunu yaşandı. Şimdi, Ro-Ro’nun da iş hacmi etkilendi. Bu tür yapıların yaşatılması lazım. Nakliyeci ayakta kalacak, diğer sektörler de ondan beslenecek. Onunla işbirliği içinde olan diğer sektörler de faaliyet gösterecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote><strong>‘TAŞIMACILIK MI YAPACAĞIM, LOJİSTİKÇİ Mİ OLACAĞIM?’ TAŞIMACILARIMIZ ÖNCELİKLE BUNA KARAR VERMELİ</strong> <strong>&nbsp;</strong><strong>Uzun yıllardır sektörde hizmet veriyorsunuz. Sektörü de yakından gözleme olanağınız var. Müşteriniz ve bir başka ifadeyle stratejik ortağınız taşımacılara neler önerirsiniz?</strong> Taşımacılarımızın da yapması gereken şeyler var. Kendilerini zamana uydurmaları lazım. Özellikle Avrupa’ya yapılan taşımalarda kaliteli ve kurumsal hizmet vermek zorundasınız. Nakliyecilerimiz başlangıçta eğitim olayını yüksek maliyet olarak görüyor ama insana yapılan yatırım aslında en faydalı yatırımdır. Benim kanaatimce taşımacılarımız globalleşen dünyaya uyum sağlayabilmek için eğitime ciddi yatırım yapmak durumundalar. Bunun dışında, hizmeti komple sunmaları gerekiyor. Lojistikçi, tek başına taşımacı anlamına gelmiyor. Lojistik, en basit tanımıyla bir malı üretildiği yerden alıp, elleçlenmesi, paketlenmesi, istiflenmesi ve son olarak bunun alıcıya ulaştırılması hizmetidir. Bunun içinde taşımacılık kısmı ciddi bir paya sahiptir. Ancak, lojistiğin bir parçasıdır. Dolayısıyla ayakta kalabilmek için taşımacılarımızın karar vermeleri gereken noktalardan biri de budur. Lojistikçi mi olacak, yoksa taşımacı mı olacak? Günümüzde yeni yeni ortaya çıkan taşımacılık ve lojistik faaliyetleri var. Proje taşımacılığından tutun, ilaç lojistiği ve gıda lojistiği gibi çok çeşitli taşıma faaliyet alanları var. Global bir dünyada yaşadığımız için Türkiye’nin içerisine girmiş, bu tip ihtiyaçları olan çok sayıda firma var. Dolayısıyla burada söz sahibi olmak için bana kalırsa, taşımacılarımız maliyetlerini çok sağlıklı olarak hesaplamalılar ve bu maliyetler kapsamında eğitime de çok ciddi yatırım yapmaları gerekiyor. Çağı yakından takip etmeleri önem arz ediyor. Günü kurtarmak değil de kısa, orta ve uzun vadeli planlar üzerine stratejiler geliştirmeleri lazım. Firmaların da haklı oldukları konular var. Ödemeler dengesinin tersine gittiği bir durumda belki nakliyecilerimiz öncelikle günü kurtarmaya çalışıyor ama risklerden fayda yaratmak da çok önemli diye düşünüyorum. Özellikle eğitim konusunun altını çizmek istiyorum. Başlangıçta bir kaynak aktarılıyor ve yüksek gibi geliyor ancak daha sonra önemli getirileri oluyor. Sektörde büyük ve orta ölçekli firmalarda özellikle lojistik eğitimi veren okullardan beyaz yakalı dediğimiz personeli olan firmaların sayısı artıyor, bir sürü bölüm kuruluyor, sektörle ilgili eğitim alıyorlar. En azından işe aldığınız personelin, “lojistik nedir” diye sorduğunuzda konuyla ilgili bilgisi olan kişilerden seçilmesi daha isabetli olur. Ayrıca meslek ve lojistik liseleri var. Bu okullar sayesinde ‘ara eleman’ dediğimiz eleman ihtiyacı da karşılanabilir. Bu okullarda potansiyeli yüksek öğrenciler var. UND’de görev yaptığım zamanlarda, söz konusu okulları ziyaretlerimden biliyorum, bu öğrenciler, gümrük ve lojistikle ilgili çok ciddi eğitimler alıyor . Deyim yerindeyse, ‘canavar’ gibi çocuklar. Hem bunun maliyeti çok yüksek de değil. Nakliyecilerimiz, ara eleman ihtiyacını bu yolla karşılayabilirler, diğer yandan da istihdam yaratmış olurlar. <strong>“NAKLİYECİLERİMİZE, ‘BİZ ARKANIZDAYIZ’ DİYORUZ”</strong> <strong>Taşımacılara sunduğunuz TransitNet sisteminin bugün geldiği durumu değerlendirebilir misiniz?</strong> TIR Karnesi’nden web tabanlı bir sistem olarak TransitNet’e geçişte başlangıçtan bu yana çok ciddi bir ilerleme var. 2012 yılında UND ve SGS işbirliği döneminde de süreçte yer aldığım için bu sistemin yeni başladığı dönem ve bugün geldiği aşamayı karşılaştırabiliyorum. Tüm işlemleri de yakından takip ediyorum. Gerçekten bu konuda çok ciddi bir bilinç oluştuğunu görüyorum. Küçük ve orta ölçekli firmaların yer aldığı Anadolu’da bilincin çok daha fazla olduğunu söyleyebilirim. Öğrenmeye merak var. Firmalar, sistemin getirdiği kolaylıkların, maliyet avantajının farkına varmış durumdalar. Örneğin; yakın bir zamanda Gaziantep ziyaretimiz oldu. Firmalardan, sistemimizle ilgili, kendileri beyan açmak üzere eğitim talebi geldi. Aslında bizim de isteğimiz bu. Her ne kadar 44 personelimiz de olsa hacim yüksek olduğundan, firmaların işlemi kendilerinin yapması bizim için de avantaj. Dolayısıyla firmaların, bu sistemi kendilerinin kullanabilmesi için pazarlama bölümümüzden bir arkadaşımızı eğitime gönderdik. Böyle bir istek geliyor olması bile çok güzel. Söz konusu firmalar, konuyla ilgili de çok hassaslar. TransitNet bünyesinde beyanların kapanması için risk yönetim departmanımız var. Bu bölüm ayrıca uyuşmazlık konularına da bakıyor. Bir anlamda firmalar bu konuda işbirliği içinde çalışıyor. Bence bu önemli bir gelişme.</blockquote>

<p><strong>“SİSTEM YURTİÇİNDE DE YAYGINLAŞMAYA BAŞLADI”</strong> <strong>&nbsp;</strong>Yurtiçindeki elektronik beyanı kullanan taşımacı firma sayısı da artıyor. Özellikle limanlardan yükleme yapan firmalar sistemi tercih ediyorlar. Dolayısıyla, yurtiçi taşımacılık da önemli bir potansiyele sahip. Taşıma esnasında sorun yaşarsam, müşteriyle aramda sorun çıkarsa, herhangi bir aksaklık olur da müdahale edemezsem endişeşi taşıyan firmalar olabiliyor. Bu da çok doğal. Bu arada, şirket içinde bir departmanlaşmaya gittik. Bunu, bizimle çalışan firmalara da duyurduk. İyi bir pazarlama ekibimiz var. Bu pazarlama ekibi, işini iyi bilen kişilerden oluşuyor. Bu tip endişeleri olan firmalara sistemi çok iyi anlatıyorlar. Bilgilendirme sonrasın da endişeleri kalmıyor. Hele kullanmaya başladıktan sonra hiç sıkıntı kalmıyor. Zaten ekibimiz 7/24 her türlü desteği veriyor. Elbette hedeflerimiz arasında sistemimizi kullanan firma sayısını arttırmak var. Ancak sağlıklı bir artış yönteminden yanayız. Çalışacağımız firmalar konusunda titiz bir araştırma çalışması yapmaktayız. Bu araştırma risk incelemesini de içeriyor. Bu işlem tamamlandıktan sonra karar veriyoruz. Önümüzdeki yıl, AB dışındaki başka ülkelerde de yine aynı sistemin kurulması yolunda çalışmalarımız başladı. Bunun için kendimize 1 yıl süre koyduk. Yine müşterilerimize komple hizmet sunmak adına yeni projelerimiz var. Bunların da altyapısını tamamladığımız zaman açıklayacağız. Özellikle taşımacılarımızla ihracatçılarımızı biraraya getirecek projeler üzerinde çalışıyoruz. En azından yılın ilk yarısında şekillendirmiş oluruz diye düşünüyorum.</p>

<blockquote><strong>SEKTÖRDE KADIN OLMAK</strong> <strong>Taşımacılık ve lojistik sektörü ağırlıklı olarak erkeklerin uğraş verdiği bir alan. Bir kadın olarak, nasıl bir çalışma süreci geçirdiniz</strong>? Taşımacılık sektörüyle ilgili kamudan özel sektöre uzanan yelpazede birçok görevde bulundum. Bakanlıktan ayrılıp özel sektöre geçtiğimde, sektördeki kişilerin kadın çalışana, daha doğrusu kadın yöneticiye çok da alışkın olmadıklarını gördüm. Ama belki benim de çok çıtkırıldım olmamam, mücadeleci yapım, hırsım, iyi niyetim, onlarla olan iletişimim sayesinde bu algıyı yıkabildim. Kimsenin telefonunu geri çevirmedim. Kimse bana ulaşmak istediğinde sıkıntı yaşamadı. Yaşanan sorunlar karşısında onlarla birlikte mücadele verdim. Onlar da aslında bir kadının yönetici ile çalışmanın erkek yönetici ile çalışmaktan farkı olmadığını gördüler. Fark olmayınca da kadın erkek ayrımı bitiyor. Yeri geliyor, sektördekiler size “abla” diye hitap ediyor. Örneğin; Hatay’da en keyif aldığım şeylerden biri, bana samimi olarak “abla” diye hitap edilmesiydi. Bunu sağlayabilmenin güzel bir şey olduğunu düşünüyorum. Bölgelere her ziyarete gittiğimde beni çok sıcak karşılıyorlar. Bu da benim için bir gurur kaynağıdır. Bununla beraber işinizi iyi yapıyorsanız, iyi öğrendiyseniz ve bilginizden de eminseniz insanlarla aranızda saygıya dayalı bir ilişki oluşuyor. Bu da olduktan sonra kadın ya da erkek olmanızın önemi kalmıyor. Sadece işi bilip bilmemeniz önem kazanıyor. <img alt="" class="alignnone size-full wp-image-12216" height="332" src="http://www.lojiyol.com/wp-content/uploads/2017/11/mine_kaya.jpg" width="500" /> <strong>“BEN BİR KİTAP KURDUYUM”</strong> <strong>&nbsp;</strong><strong>Biraz da iş dışında neler yaptığınız konusuna girelim. Neler yapmaktan hoşlanıyorsunuz?</strong> Ben, feci bir kitap kurduyum. Evimde 300’ü aşkın kitabım var ve yenilerini de alıyorum. Evim küçük olduğu için, ancak bu kadarını sığdırabiliyorum. İş yoğunluğuma rağmen günde mutlaka yarım saat kitap okuyorum. TV seyretmiyorum. Daha doğrusu olumsuz duygu yaratabilecek şeyleri izlememeye gayret ediyorum. Gündemden kopmamak için gazeteleri ve sektör yayınlarını takip ediyorum. Yoğun iş hayatıma rağmen her gün mutlaka spor yapıyorum. Yaklaşık 3 yıldır en az 1 saatimi spora ayırıyorum. Spor yapmak bana çok iyi geliyor. Bu arada yiyeceğime, içeceğime de çok dikkat ettiğimi belirtmeliyim. Gezmeyi, dolaşmayı seviyorum. Müşteri ziyaretleri bu anlamda iyi oluyor. Bunun dışındaki hayatım da kızım ve 3 kedimden oluşuyor.</blockquote>

<p><strong>PROFİL: MİNE KAYA</strong> Mine Kaya, Ekim 2014-Mayıs 2017 tarihleri arasında Hatay RO-RO Kombine Taşımacılık A.Ş. Genel Müdürlüğü, 2012-2014 yılları arasında lojistik ve taşımacılık sektöründe yönetim danışmanlığı yaptı. Temmuz 2001-Ağustos 2003 tarihlerinde Ankara Bölge Temsilcisi olarak UND’de göreve başlayan Mine Kaya, takip eden yıllar içerisinde İcra Kurulu Üyesi, İcra Kurulu Yönetim Başkan Yardımcılığı ve son olarak ise Haziran 2006-Haziran 2012 tarihleri arasında İcra Kurulu Başkanlığı yaptı. Ankara Üniversitesi Kastamonu MYO İktisadi ve İdari Programlarında 1991-1996 tarihleri arasında öğretim görevlisi daha sonrasında Bölüm Başkanlığı yapan Mine Kaya, Gazi Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Fakültesi mezunu. &nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.lojiyol.com/sgs-transitnet-genel-muduru-mine-kaya-tasimacilarimizin-arkasindayiz</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Nov 2017 17:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://lojiyolcom.teimg.com/crop/1280x720/lojiyol-com/wp/uploads/2017/11/sgs_mine_kaya.jpg" type="image/jpeg" length="81387"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mercedes-Benz Türk uçan doktorlarıyla da 7/24 müşterilerinin hizmetinde]]></title>
      <link>https://www.lojiyol.com/11334-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.lojiyol.com/11334-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mercedes-Benz Türk 45 noktada yetkili servis hizmeti veriyor. 2016 yılında 140 bin çekici ve kamyona yetkili servis hizmeti verildi. 2017 yılının ilk 5 ayında ise hizmet verilen araç sayısı 53 bin olarak gerçekleşti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Satış sonrası hizmetler, hangi alanda olursa olsun büyük öneme sahip. Aldığınız herhangi bir ürün ne kadar ‘kaliteli’ olursa olsun, iyi bir satış sonrası hizmetiyle desteklenmiyorsa müşteri nezdinde markaya olan güven sarsılıyor. Bunun bilincinde olanlar, satış sonrası hizmetlerini her geçen gün daha da iyileştiriyor. Bu konuda büyük çaba harcayan markalardan biri olan <strong>Mercedes-Benz Türk A.Ş.’</strong>nin satış sonrası hizmetlerini ele aldık. <strong>Kamyon ve Otobüs Müşteri Hizmetleri Müdürü Can Balaban </strong>ve <strong>Kamyon Pazarlama Müdürü Mehmet Doğan</strong>, <strong>Lojiyol’</strong>a bu kapsamdaki hizmetlerini detaylı olarak anlattılar.</p>

<p></p>

<p>İşte, Balaban ve Doğan’a sorduğumuz sorular ve yanıtları: <strong>Öncelikle, hizmet verdiğiniz bölüm hakkında bilgi verebilir misiniz?</strong></p>

<p>Mercedes-Benz Türk içerisinde Kamyon ve Otobüs Müşteri Hizmetleri olarak hizmet veriyoruz. “Satış Sonrası Hizmetler” yerine bölümümüzü ‘Müşteri Hizmetleri’ olarak tanımlıyoruz. Satış işlemi tamamlandıktan sonra müşterilerimiz, yeni bir araç alana kadar; servisinden yedek parçasına, alabileceği tüm yan hizmetler bizim sorumluluk alanımızda yer alıyor.</p>

<p><strong>"BİRİNCİ ÖNCELİĞİMİZ ARAÇLARIN YÜRÜR VAZİYETTE OLMASIDIR"</strong></p>

<p>Birinci önceliğimiz; parça satmak veya ciro yapmak değil, ticari araç müşterilerine hizmet ettiğimiz için, araçların sürekli olarak hareket edebilecek durumda olmasını sağlamak. Bunun için müşterilerimizin araçlarından en yüksek verimi alması için çaba harcıyoruz. Hizmetlerimizden memnun olan müşterilerimiz, yeni araç alacakları zaman markamızı tercih ediyorlar. Ticari bir aracın bir ya da iki gün arızadan dolayı atıl kalması; zaman, para ve prestij kaybının yanı sıra operasyonun aksaması anlamına geliyor. Biz ve bayilerimiz bu durumun bilincinde olarak işimizi yapıyoruz.</p>

<p><strong>"EURO 6’YA GEÇİŞ SANCILI OLUYOR AMA BİZ AVANTAJLIYIZ"</strong></p>

<p><strong>Mercedes-Benz Türk olarak Euro 6’ya geçiş sürecini nasıl yönetiyorsunuz?</strong></p>

<p>Ticari araç ve otomobil müşterilerinin ayrı ihtiyaçları var. Ticari araçlar söz konusu olduğunda büyük filolar yönetiliyor ve operasyonlar 7/24 devam ediyor. Biz de filo sahiplerinin önceliklerine ayak uyduruyoruz. Belirttiğiniz gibi yakın zamanda Euro 6 geçişini yaşadık, hatta bu süreç devam ediyor. Bu süreç; ekonomik anlamda müşterilerimize getirdiği artı yük ve üreticiler için yeni teknolojilerin ek maliyetler getirmesi açısından zorlu bir süreç oldu. Euro 5, tüm markalar için piyasada bilinen bir teknoloji. Satıştan sonra yedek parçasını tedarik etmek ve servis hizmeti vermek daha kolay. Euro 6 ile birlikte gördük ki; -tüm markalar için geçerli- müşteriler bu teknolojiye geçiş için çekinceli davranıyor. Biz ise Euro 6’ya geçiş sürecinde avantajlı durumdayız. Mercedes-Benz, 2012 yılında Euro 6 teknolojisine geçen ilk marka olma özelliğine sahip. Diğer markalar Euro 5 araçları satarken, Daimler Avrupa’da Euro 6 sürecini başlatmıştı. Dolayısıyla bu teknoloji kapsamında ciddi bir bilgi birikimi var. Geçiş sürecinden bu yana satılan 10 binlerce kamyon var. Avrupa’dan 4 yıl sonra bu teknolojiye geçmemiz sebebiyle bütün bunlardan derslerimizi aldık ve geliştirmeler yapıldı. 2012’den 2015 yılına kadar yetkili servis ağımızı bu konuda eğittik. Çünkü Almanya’da aracı alan nakliyeci Türkiye’ye de taşıma yapıyor. Bu gibi durumlarda söz konusu araçlara servis hizmeti vermek zorundayız. Yetkili servislerimiz son 4 yıldır Euro 6 normuna sahip araçları tanıyorlar; eğitimini almışlar, yedek parçalarını tedarik etmişler ve bu araçlara hizmet veriyorlar. Dolayısıyla bu durumu kendimiz açısından avantaj olarak görebiliriz.</p>

<p><em><strong>Mercedes-Benz Türk A.Ş. Kamyon ve Otobüs Müşteri Hizmetleri Müdürü Can Balaban</strong></em></p>

<p></p>

<blockquote><strong>MERCEDES-BENZ TÜRK’ÜN ‘UÇAN DOKTORLARI’</strong> <strong>Yol yardım hizmetleriniz hakkında da bilgi verebilir misiniz?</strong> <strong>Yetkili servislerimizin yeterli olmadığı bazı durumlar olabilir. Daha önceden karşılaşılmamış ‘karışık’ arızalar bu kapsamdadır. Bunun için ağır ticari araçlara hizmet eden 5 kişilik bir uzman ekibimiz var. “Uçan doktorlar” dediğimiz bu ekibin görevleri 7/24 ofisimizde hazır halde beklemek ve acil durumlarda devreye girmektir. Yanlarında, araca müdahale etmeleri için kendilerine tahsis edilmiş araçlar, uçak biletleri, gerekli yedek parça ve ekipman bulunuyor. Örneğin akşamın bir vakti acil durum çağrısı geldi. Urfa’da, Adana’da bir kamyon arızalanmış ve servis sorunu çözülememiş. Bu gibi durumlarda uzmanlarımız kendi inisiyatifleriyle sabah en erken kalkan uçak için biletini alırlar ve yetkili servisle birlikte yolda kalan araca müdahale ederler. Aynı zamanda yetkili servisimize, aynı sorunla bir daha karşılaşırlarsa ne yapmaları gerektiğini öğretirler. Bu arkadaşlarımız yıllardır Mercedes-Benz Türk merkez servisimizde çalışmışlarının yanı sıra yurtdışında gerekli eğitimleri de aldılar. Dolayısıyla tüm Türkiye genelinde acil durumlar için kamyonlar için 3 kişilik, otobüsler için de 2 kişilik bizlerin “uçan doktorlarımız” olarak adlandırdığımız kişiler hizmet veriyor.</strong></blockquote>

<p><strong>Farklı olarak sunduğunuz hizmetlerden söz edebilir misiniz?</strong></p>

<p><strong>HAVAALANINDA YERİNDE MÜŞTERİ HİZMETİ</strong></p>

<p>“Uçan doktor” olarak tanımladığımız uzmanlarımızdan biri de yapımı devam eden 3’üncü havaalanında dedike edilmiş durumda. Bölgedeki araç yoğunluğu ve kullanım şartları gereği o bölgedeki şartları bilen bir kişinin bölgedeki olası talep ve ihtiyaçlara destek vermesini sağlıyoruz. Araç, taşıma sınırından çok fazla yüklenmiş olabilir, sürücü deneyimsizdir ya da başka herhangi bir kullanıcı hatası nedeniyle araç arızalanabilir. Müşterimizi sorunuyla tek başına bırakma gibi bir yaklaşımımız olamaz. Burada konuyu aydınlatıp müşterilerimize sebep ve çözümü ile ilgili de destek vermeye çalışıyoruz.</p>

<p><strong>MERCEDES-BENZ TÜRK’ÜN HAVALANINDAKİ UYDU SERVİSİ</strong></p>

<p>3’üncü havalimanı şantiyesinde ciddi oranda aracımız var. Büyük yüklenicilerden başka markaları tercih edenler de var. Bizim bu alanda uyguladığımız farklı bir yaklaşım söz konusudur. Belki dünyada da örneği yok diyebiliriz. Bu proje başlar başlamaz, bayimiz ve yetkili servisimizle havaalanı için uydu servis açtık. Servis, 7/24 hizmet veriyor. Bu hizmeti vermeseydik, müşterilerimiz araçlarını şantiyeden çıkartmak zorunda kalacak; bu da işin aksamasına ve zaman kaybına neden olacaktı. Bu sayede ayrıca müşterilerimizin araçlarının bakımlarını planlamalarına da yardımcı oluyoruz. Markamızın tercih edilmesinde bu hizmetin de dolaylı bir etkisi olduğunu düşünüyorum.</p>

<p><strong>“YOL YARDIMI HİZMETİNDE ÇOK İYİYİZ”</strong></p>

<p>Yol yardımı hizmetinde rakip firmalardan çok iyi olduğumuzu ifade edebilirim. Operasyon ile ilgili raporlamalarımıza çok hakimiz. Verileri çok hızlı alıp, çok iyi analiz edebiliyoruz. Yetkili servislerimizin teknik anlamdaki verilerini de çok iyi analiz edip, kendimize yol çiziyoruz. 7/24 hizmetimizde de çeşitli performans göstergelerimiz ve hedeflerimiz var. Böylece yetkili servislerimizin performansını da ölçüyoruz; ayrıca müşterimize ‘memnun kaldınız mı?’ diye de soruyoruz. Sonuçlara baktığımızda müşteri memnuniyetini her yıl arttırdığımızı görüyoruz.</p>

<p><strong>Özellikle uluslararası karayolu taşımacılarını yakından ilgilendiren, yol yardımı hizmetinin uluslararası boyutunda nasıl bir yol izliyorsunuz?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uluslararası yol yardımında büyük bir marka olmamızın avantajını yaşıyoruz. Kullandığımız sistemler dünya çapında ana şirketimiz Daimler şirketininkilerle aynı. Almanya, Polonya, Portekiz ya da başka bir ülkedeki sorumlu da bizim baktığımız ekrana bakıyor. Bizim şöyle bir farkımız var: Müşterimizin aracı yurtdışında da kalsa, Türkiye’deki çağrı merkezini arar, müşterimiz için operasyonu arka planda biz yürütürüz. Yolda kalan aracın konumunu alırız, merkezi sistemle dahil olup yol yardımını araca yönlendirilmesini sağlarız. x</p>

<p><strong>MERCEDES-BENZ SERVİS KARTLA GELEN KOLAYLIK</strong></p>

<p>Bir başka sunduğumuz hizmet ise 2009 yılında uygulamaya başladığımız Mercedes ServiceCard. Örneğin Polonya’da aracını tamir ettiren bir müşterimize 2 bin Euro gerektiğini varsayalım. Yanında o miktarda para yok ise, bu kartı kullanarak onarımı yaptırıyor ve araç Türkiye’ye döndükten sonra o meblağ müşterimizden tahsil ediliyor. Aslında bu kart bir kredi kartı değil, ödeme garantisi özelliğine sahip. Polonya’daki servise parayı bu sistemle biz garanti etmiş oluyoruz ve müşterimiz mağdur olmuyor. Böylece servis de kendini garanti altına alırken, büyük filolar yöneten müşterilerimizin de şoförlerinin yanında yüksek miktarda para sağlama zorunluluğu ortadan kalkıyor.</p>

<blockquote><strong>FİLO MÜŞTERİLERİNE ÖZEL SERVİS ÇÖZÜMLERİ</strong> <strong>Mercedes-Benz Türk, büyük filolar için ne gibi kolaylıklar sağlıyor?</strong> <strong>Filosunda yüzlerce aracı olan müşterilerimize özel ‘servis sözleşmesi’ kapsamında verdiğimiz hizmete de çok güveniyoruz. Müşterilerimize; ‘aracınızın yakıtını koyun, şoförünüze teslim edin, araçlarla ilgili tüm işlemleri bize bırakın’ diyoruz. Verdiğimiz bu hizmet sayesinde çoğu müşterimiz kendi bünyelerindeki ‘kademelerini’ kapattı. Örneğin çok sayıda araçtan oluşan filoya sahip bir taşıma firması bakım ve servis hizmetini kendi bünyesinde verdiğinde yedek parça için bir deposu tutmak ve bunun için bir eleman istihdam etmek zorunda. Oysa bizim servis sözleşmesi kapsamında verdiğimiz hizmeti tercih eden taşımacı firmalar tamamen kendi işine odaklanıyor. Herkes kendi uzman olduğu işi yürütüyor. Bu da verimliliği artırıyor. Dolayısıyla bizimle servis sözleşmesi yapan firmaların kademelerini kapattığını memnuniyetle görüyoruz. Büyük filolar yöneten müşterilerimiz hesaplarını iyi yapıyorlar. Çünkü yöntemin daha verimli olduğunu görüyorlar.</strong> <strong>Filo müşterimize; 3 yıllık filo sözleşmesi kapsamında her şey dahil 5.800 Euro maliyeti var. Bunu da en başında biz finanse ediyoruz ve müşterimiz taksitler halinde ödüyor. Araç başına ayda 160 Euro’luk bir maliyet söz konusu. Müşterimiz bir aracı için bu miktarı aylık gider kalemi olarak yazacak ve bakım ve onarımla ilgili başka bir şey düşünmeyecek. Bu büyük bir kolaylık sağlıyor.</strong> <strong>Son yıllarda servis sözleşmelerinin giderek artması, sistemin verimliliğinin bir göstergesidir. Bu sisteme geçen filo sahipleri rahat ediyorlar. Filoların yüzde 40’ı servis sözleşmeleriyle birlikte satın almayı gerçekleştiriyor. Bu çok ciddi bir orandır. Bu bilincin, küçük ölçekli filo müşterilerimizde de oluşmasını temenni ediyoruz.</strong></blockquote>

<p><strong>FİLO MÜŞTERİLERİNE ÖZEL İNDİRİMLER</strong></p>

<p>Ayrıca filo müşterilerine özel, yetkili servislerimizle yaptıkları hacimle doğru orantılı olarak ilave indirimler uyguluyoruz. Örneğin 100 tane aracı olan bir filo müşterisi yetkili servislerimizde bakımlarını çok daha uygun koşullarda yaptırabiliyorlar. Ayrıca bir özel servisin 100 tane aracı olan bir filoya hizmet vermesi mümkün değil. Bugün biz 400 aracı olan bir filoya bile rahatlıkla hizmet verebiliyoruz. Dolayısıyla yetkili servislerimizi tercih eden filo müşterilerimiz, bireysel müşterilere göre çok daha fazladır.</p>

<p><strong>"ARAÇTAN UZUN SÜRE VERİM ALMANIN YOLU YETKİLİ SERVİSTE BAKIM YAPTIRMAKTAN GEÇİYOR"</strong></p>

<p><strong>xTürkiye’de, garanti süresi dolduktan sonra yetkili servise gitme eğiliminde azalma olduğunu biliyoruz. Bu süreç, sizde nasıl yaşanıyor?</strong></p>

<p>Bu durum ülkemizin bir gerçeği. Ağır ticaride de otomobilde de kullanıcılar garanti süresi dolduktan sonra genelde özel servislere gitmeyi tercih ediyorlar. Biz ise yetkili servisleri tercih etmeleri için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Bunun gerekçesini şöyle açıklayabilirim: Örneğin; bir Mercedes-Benz Axor’a çoğu servis hizmet verebilir ve birçok usta ‘gözü kapalı’ tamir edebilir. Ancak bir Euro 6 motorla donatılmış çekici söz konusu olduğunda, -sadece bizim markamız değil, diğer çekiciler için de geçerli- araçlar gittikçe daha elektronik sistemlerle donatıldığı için bu pek mümkün olmayacaktır. Aracın sadece bir parçasını değiştirerek sorunu çözmek mümkün değil. Bazı durumlarda araca sadece bir yazılım yükleyerek yeniden yürür duruma getirilebiliyor. Bir başka ifadeyle yeni nesil araçlarda iş giderek mekatroniğe kayıyor. Bu yüzden, müşteri aracını verimli bir şekilde uzun yıllar kullanmak istiyorsa, yetkili servisten hizmet almasını öneriyor ve destekliyoruz.</p>

<p><strong>Kullanıcı hataları oluyor mu, bu gibi durumlarda nasıl bir yol izliyorsunuz?</strong></p>

<p>Bu tür sorunlar Euro 5 araçlarda daha azdı, ancak Euro 6 normuna sahip araçlarda görece daha fazla. Daha önce belirttiğim gibi Euro 6’da motor teknolojisi yeni ve farklı. Bunu piyasadaki birçok servis bilmiyor. Dolayısıyla yanlış onarım yöntemleri kullanılabiliyor. Bu gibi durumlarda aracın onarım maliyeti yükseliyor. Bu nedenle biz müşterilerimizi olabildiğince kendi servislerimize yönlendirmeye çalışıyoruz. Servis sözleşmelerimizi 3 yıl süreli olarak öneriyoruz. Hedefimiz; mümkün olduğunca bu süreyi uzatmak. Özel servislere yönelmek ilk etapta kısmen daha ekonomik gelebilir, ancak uzun vadede daha pahalı bir yöntem olduğu yaşanarak görülür. Bir müşterinin aracının yılda bir kez bakım yaptırmasından yola çıkalım. En fazla 1.000 TL tasarruf ettiğini varsayalım. 5 yıllık sürede 5 bin lira tasarruf ettiğini düşünelim. Eksik yapılan bir işlem, yanlış değiştirilen bir parça ya da görülmeyen, farkına varılmayan bir sorun yüzünden araç bir gün kullanım dışı kaldığında, tasarruf edilmiş gibi görünen miktarın çok üzerinde maliyetle karşılaşılır. Küçük bir tasarruf yapmak istenilirken büyük resim gözden kaçıyor. Sürekli yetkili servis kullanan ve garanti süresi bittiğinde de buna devam eden araçlarla, bu yöntemi kullanmayan araçlar arasında elbette farklılık olacaktır. Bunu dikkate alsalar, birçok müşteri yetkili servisi tercih eder.</p>

<p><strong>Önümüzdeki günlerde müşteri hizmetleri anlamında ne gibi yenilikler söz konusu?</strong></p>

<p><strong>MERCEDES-BENZ TÜRK YAKINDA ‘UPTIME’ HİZMETİ SUNACAK</strong></p>

<p>Önümüzdeki aylarda Mercedes-Benz Uptime adı altında bir ürünü piyasaya sunmaya hazırlanıyoruz. Eylül ayında lansmanını yapmayı planlıyoruz. Bizim için öncelik, müşterilerimizin araçlarının sorunsuz olarak kullanılmasını sağlamaktır. Sözünü ettiğim ürün, bir kumanda vasıtasıyla olabilecek tüm arızalarını sürekli olarak Daimler’deki sunucumuza gönderiyoruz. Örneğin bir çekici ya da kamyon seyir halindeyken turbo basınç sensörünün arıza yapmak üzere olduğunu varsayalım. Biz bu arızanın tespitini, sorun çıkmadan önce biz önceden saptayacağız. Bunu yaptıktan sonra müşterimizi arayıp ve arızadan haber edip, en yakın servise yönlendireceğiz. Bu arada servisi de bilgilendiriyoruz. Servise yetişememe gibi bir durum olursa da acil yardım ekibimiz arızalı aracın yanına varıp servis hizmeti verecek. Bu hizmetle; yolda kalmayı ve beklenmeyen servis ziyaretlerini azaltmayı hedefliyoruz. Ayrıca müşterimizi de zaman kaybından kurtarıyoruz.</p>

<blockquote><strong>MÜŞTERİNİN DİLİNDEN ANLAMAK İÇİN GELİŞTİRİLEN ÇÖZÜM</strong> <strong>Mercedes-Benz Türk olarak, bir başka farklı hizmetimizden daha söz etmek isterim. Bu, müşterilerimizin ihtiyaçlarını hissederek başladığımız bir hizmet. Yaklaşık 2 yıl önce kendi içimizde bir değişiklik yapmaya başladık. Müşterilerimizin nabzını tuttuğumuzda, servise gelip, şikayetlerini anlattığı müşteri danışmanı arkadaşlarımızın şikayeti tam olarak anlamalarını beklediklerini saptadık. Bu ihtiyacı karşılamak için bir standart değişikliği yaptık. Müşteri danışmanlarımızın tümü sertifika eğitiminden önce sistem teknisyeni sertifika eğitimi alması gerekiyor. 2015 yılı içerisinde bu eğitimleri verdik. Tüm yetkili servislerimizde bu sistemi uygulamaya başladık. Dolayısıyla yetkili servisimizde müşteri danışmanı olmak isteyen biri öncelikle bizden sistem teknisyeni sertifikası alması gerekiyor. Bunu aldıktan sonra müşteri danışmanı olabiliyor. Bu da müşterilerimizin bize dile getirdikleri şikayetleri en doğru şekilde anlayabilmek için hayata geçirdiğimiz bir kolaylık oldu.</strong></blockquote>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>AĞIR TİCARİ, ÇEKİCİ, OTOBÜS, RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.lojiyol.com/11334-2</guid>
      <pubDate>Mon, 04 Sep 2017 09:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://lojiyolcom.teimg.com/crop/1280x720/lojiyol-com/wp/uploads/2017/08/mercedes_servis.jpg" type="image/jpeg" length="10323"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SGS TransitNet İş Geliştirme Müdürü Akçay:  Rakiplere saygılı hizmette kararlıyız]]></title>
      <link>https://www.lojiyol.com/sgs-transitnet-is-gelistirme-muduru-akcay-rakiplere-saygili-hizmette-kararliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.lojiyol.com/sgs-transitnet-is-gelistirme-muduru-akcay-rakiplere-saygili-hizmette-kararliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Piyasada hizmet kalitesini yükseltmeye odaklı ve şeffaf olmayan, müşteriye özel fiyatlandırmaya dayalı yıkıcı bir rekabet ortamı bulunduğunu söyleyen  SGS TransitNet İş Geliştirme Müdürü A. Bülent Akçay, “Bu durum bizim için son derece üzücüdür.  Buna rağmen, sürdürülebilir kaliteli hizmet odaklı ve şeffaf fiyatlandırmaya dayalı, rakiplere saygılı rekabette kararlıyız.” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>[vc_row][vc_column width="1/1"][vc_column_text] SGS TransitNet, uzun yıllardır uluslararası taşımacılık alanında çalışan deneyimli bir ekiple yönetiliyor. Taşımacıların ihtiyaçlarını yakından bilen SGS TransitNet takımı, verdikleri hizmetin kalite çıtasını her geçen gün daha da yükseltiyorlar. SGS TransitNet İş Geliştirme Müdürü A. Bülent Akçay ile bugüne kadar yaptıkları çalışmaları ve sundukları yeni hizmetleri içeren bir röportaj yaptık. <strong>SGS Transitnet olarak uluslararası ve yurtiçi taşımacılara ne gibi avantajlar sunuyorsunuz?</strong> SGS TransitNet, AB ve Türkiye transit rejimlerinde T1/T2 ve TR beyanı sunmanızı, TIR ön bildirim beyanlarınızı ve ENS beyanlarınızı sunmanızı sağlayan web tabanlı bir uygulamadır. Hizmet aynı zamanda AB ve Türkiye gümrükleri için gerekli olan teminatları da kapsamaktadır. TransitNet sisteminden, AB, EFTA, Sırbistan ve Makedonya’ya ihraç taşımalarınızda T1, bu ülkelerden ülkemize yönelik taşımalarınızda T1/T2 ve ülkemiz gümrükleri arası TR (Transit) beyanı sunarak taşıma yapılabilir. Bu taşımalarda, taşımacılar adına SGS TransitNet vergi riskini üstlenmektedir. Taşımacıların, Almanya, İtalya, Bulgaristan, Romanya, Fransa, Polonya, Macaristan, (çok yakında Sırbistan ve Makedonya) ve Türkiye’de vermiş olduğu teminatlar sayesinde bu ülkelerden tüm teminatlı taşımaları gerçekleştirmelerini sağlıyoruz. Aynı şekilde, taşımacı firmalar SGS TransitNet sistemini kullanarak yukarıda belirtilen tüm ülkelerden başlatılmak üzere T1/T2 ve TR beyanlarını, ister spedisyonlar aracılığıyla, isterlerse hiç bir spedisyona ihtiyaç duymadan doğrudan kendi ofislerinden online olarak sunabilirler. SGS TransitNet taşımacıların, herhangi bir banka teminat mektubuna gerek duymadan, hızlı basit ve hesaplı bir şekilde AB, EFTA, Sırbistan, ve Türkiye transit sistemlerine girişlerini; online olarak beyan sunmalarını; beyanlarının o anki durumunu (transit için serbest bırakıldı, beyan sonlandırıldı vb.) online olarak takip edebilmelerini sağlar. Ayrıca, SGS TransitNet sayesinde beyannamelerinin varış gümrüğü tarafından sonlandırıldığı bilgisini online olarak takip edebilirler. Buna ek olarak; o ENS (MRN) maliyetinin olmaması, sadece 12 Euro’dan başlayan fiyatlarından dolayı 108 Euro’ya varan ekonomik tasarruf, o Sınır kapılarında yeniden veri girişine ihtiyaç olmadığından önemli miktarda zaman tasarrufu, o Sınırsız sayıda gümrüğe boşaltma yapabilme, o Herşeyi elektronik ortamda takip edebilme, o Taşıma bittiği anda vergi riskinden kurtulma vb. avantajları mevcuttur Uluslararası taşımacılar, onlara sunduğunuz hizmetler konusunda yeterince bilgi sahibi mi? Maalesef hayır. Yukarıda biraz bahsettiğim avantajlarımıza ek olarak taşımacı firmalara, o kadar çok avantajlar sunuyoruz ki, taşımacı firmalarımızın çoğuna bu avantajlarımızı anlatma fırsatını henüz bulamadık. Sisteminizi kullanan bir treyler, diğer teminat sistemlerine göre yüzde kaç oranında tasarruf sağlıyor? Taşımacılara güzergahlara göre değişen, önemli tasarruflar sağlamaktayız. Örneğin Sırbistan yolunu kullanan taşımacılara sefer başı ortalama 108tasarruf sağlamaktayız. [/vc_column_text][vc_single_image image="2773" img_link_target="_self"][vc_blockquote type="type3"] Taşımacıların, aldıkları hizmet için ödedikleri bedeli tam olarak ne için ödediklerini mutlaka bilmeleri gerekmektedir. "Hizmet alınan servis sağlayıcı yurt dışında ne kadar güçlü?", "Yurt dışında sadece spedisyonlar aracılığı ile mi hizmet veriyor, yoksa kendi ofisleri mi var?" soruları büyük önem taşıyor. Ayrıca bu işin temelinin tecrübe olduğu unutulmamalıdır. Servis sağlayıcıların, taşımacı firmaları yönlendirici pozisyonda olmaları gerekmektedir. [/vc_blockquote][vc_column_text] Sisteminizi kullanan bir treyler, diğer teminat sistemlerine göre yüzde kaç oranında tasarruf sağlıyor? Taşımacılara güzergahlara göre değişen, önemli tasarruflar sağlamaktayız. Örneğin Sırbistan yolunu kullanan taşımacılara sefer başı ortalama 108 Euro tasarruf sağlamaktayız. <strong>Sunduğunuz hizmeti veren diğer hizmet sağlayıcılardan farklı ve sizi öne çıkaran unsurlar nelerdir?</strong> Öncelikle bu hizmeti veremeyen başlayan ilk firmayız. SGS TransitNet olarak 2006 yılından beri taşımacı firmalara T1 hizmeti veriyoruz. İlk yıllar ülkemizde RoderNet ve UNDnet adı altında partnerlerimiz ile birlikte hizmet veriyorduk. Bu hizmeti daha geniş ürün yelpazesiyle yürütmek için 1 Mart 2012 yılından itibarenden kendi bünyemizde vermeye devam ediyoruz. SGS TransitNet olarak, Almanya, İtalya, Bulgaristan, Romanya, Fransa, Polonya, Macaristan, (çok yakında Sırbistan ve Makedonya) ve Türkiye’de Asıl Sorumlu statüsündeyiz. Bu ülkelerin gümrük sistemlerine doğrudan entegrasyonumuz bulunmaktadır. Bu sayede taşımacı firmalara yurt dışında spedisyona ihtiyaç duymadan doğrudan kendi ofislerinden beyan sunma imkanı sağlamaktayız. Bu taşımacı firmaların ciddi taasarruf etmelerini sağlıyor. Tecrübeli bir ekibimiz var ve müşteri memnuniyeti odaklı çalışmaktayız. Ayrıca müşterilerimizden gelen her türlü soruyu yanıtlamak gayreti içerisindeyiz. Bir nevi ücretsiz danışmanlık hizmeti veriyor gibiyiz. İstanbul’un yanı sıra, Cenevre, Varşova, Lübnan, Manila, Kapitan Andreovo, Kalotina, Trieste, Toulon ve Bükreş ekiplerimizin maksimum takibi ile minimum gümrük zararı sağlıyoruz. Taşıma esnasında olası sorunların çözümü için gümrük idareleri ile kurulmuş ağımız sayesinde yerinde çözümler üretiyoruz. Fransa’da Yetkilendirilmiş Yükümlü statüsünde olarak hizmet vermekteyiz. Bu sayede sistemimizi kullanan taşımacılara araçları gümrüğe uğramadan (kontrole düşmediği takdirde) T1/T2 beyanı sunmalarını sağlıyoruz. Bu da özellikle Fransa’dan sunulan beyanlarda 10 dk içinde gümrük ile ilgili tüm işlemlerin bitmiş olması demektir. Bu taşımacılara zaman tasarrufu sağlamakla birlikte rekabette bir adım önde olmalarını sağlıyor. <strong>Bu alanda yaşanan en önemli sorunlar nelerdir?</strong> Türkiye’de Kapsamlı Teminat sahibi Asıl Sorumluların sorumluluğunun net olarak belirtilmemesinden dolayı ve hatta Ortak Transit Sözleşmesi ile yerel mevzuatımız arasındaki çelişkilerden dolayı büyük sıkıntılar yaşamaktayız. AB sınırlarında yaşanan bir usulsüzlükten dolayı tarafımıza soru bile sorulmaz iken, aynı usulsülüğün Türkiye sınırlarında yaşanması durumunda, gerek kolluk kuvveti gerekse adli mercilerce suçlanabilmekteyiz. Örneğin, yük içerisindeki 3.000 TL değerindeki beyan harici eşyadan, faaliyetimizi gerçekleştirmek için Gümrük Makamlarına 300 Milyon TL banka teminat mektubu verdiğimiz dikkate alınmaksızın, yük sahibi yada taşıt sahibi olmadığmız halde yargılanabilmekteyiz. <strong>Hizmet sağlayıcılar arasında yaşanan rekabet size nasıl yansıyor, bu durum ne gibi sorunlar yaratıyor?</strong> Piyasada hizmet kalitesini yükseltmeye odaklı olmayan, müşteriye özel, şeffaf olmayan fiyatlandırmaya dayalı yıkıcı bir rekabet ortamı bulunmaktadır. Bu durum bizim için son derece üzücüdür. Buna rağmen, sürdürülebilir kaliteli hizmet odaklı ve şeffaf fiyatlandırmaya dayalı, rakiplerine saygılı rekabette kararlıyız. [/vc_column_text][vc_blockquote type="type3"] Hizmet kalitemizi arttırmak amaçlı yaptığımız son yenilik Bulgaristan-Sırbistan sınırında Kalotina’da açtığımız yeni destek ofisimizdir. SGS TransitNet personelinin görev yaptığı bu ofis taşımacı firmalarımızın bu bölgede karşılaştığı sorunları yerinde ve zamanında çözmek için faaliyet gösterecek. Ayrıca Sırbistan ve Makedonya’da Asıl Sorumlu olduk. Bu iki ülkedeki çalışmalarımız son noktaya geldi ve çok yakında fiili olarak da başlayacağız. [/vc_blockquote][vc_column_text] <strong>Bu alanda hizmet alan taşımacılar nelere dikkat etmeliler, ne gibi önerileriniz var?</strong> Öncelikle aldıkları hizmet için ödedikleri hizmet bedellerinin tam olarak ne için ödediğini mutlaka bilmeleri gerekmektedir. Uluslararası taşımacıların hizmet aldığı servis sağlayıcısının yurt dışında ne kadar güçlü olduğuna, yurt dışında sadece spedisyonlar aracılığı ile mi hizmet veriyor yoksa kendi ofisleri mi var? Ayrıca bu işin temeli tecrübedir. Servis sağlayıcınız, bu işte ne kadar tecrübeli, sonuçta taşımacı firmaları yönlendirici pozisyonda olmaları gerekmektedir. SGS TransitNet olarak, 2006 yılından beri hem yurt içinde hem de yurt dışındaki ofislerde aynı personeller ile çalışmaktayız. Bu bize bu süreçte değeri ölçülemeyecek bir tecrübe kazandırmış durumda. Bu sayede sismemimizi kullanan taşımacı firmalar bilgili ve tecrübeli bir ekibin desteğini daima hissetmekte ve bunun güveni ile taşımalarını gerçekleştirmektedir. <strong>Son olarak sizin eklemek istedikleriniz ve SGS Transitnet’in yenilikleri ve sistemin işleyişi konusunda bilgi verir misiniz?</strong> SGS TransitNet sürekli kendini yenileyen, taşımacı firmaların ihtiyaçları doğrultusunda hizmet ağını genişleten bir yapıya sahip. Bazen hizmet ağımızı o kadar hızlı genişletiyoruz ki, taşımacılara başlattığımızı bir yenilikten haberdar edemeden bir diğerini başlatıyoruz. Bu kapsamda, SGS TransitNet olarak AB ve EFTA üyesi olamdıkları halde Makedoonya ve Sırbistanda’da Asıl Sorumlu statüsü alınmış olup kısa süre içerisinde, taşımacı firmaların bu ülkelere veya bu ülkeleri transit geçerek yaptıkları taşımalarda, ulusal transit beyanları için ödedikler ücretlere ciddi tasarruflar yapmalarını sağlayacağız. Kalotina’da açtığımız ofis ile Bulgaristan’da ki ofis sayımızı dörde, tüm ülkelerde 17’ye çıkartılmıştır. Avrupa genelinde yaptığımız diğer partnerlik anlaşmaları ile bu sayı çok daha fazladır. Bu ofisler SGS’nin sadece TransitNet T1/T2 hizmeti için çalışan ofislerdir ve SGS’nin Global hizmet ofislerini kapsamamaktadır. SGS’nin global olarak 1.650 ofis ve labaratuvarı bulunmaktadır. [/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column width="1/1"][/vc_column][/vc_row]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.lojiyol.com/sgs-transitnet-is-gelistirme-muduru-akcay-rakiplere-saygili-hizmette-kararliyiz</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Jan 2015 10:50:00 +0200</pubDate>
      <enclosure url="https://lojiyolcom.teimg.com/crop/1280x720/lojiyol-com/wp/uploads/2015/01/IMG_20141230_145051.jpg" type="image/jpeg" length="45538"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
