DP World, şirketlerin jeopolitik belirsizlikler ve geleneksel deniz taşımacılığı rotalarında yaşanan aksamalar nedeniyle tedarik zincirlerini çeşitlendirdiğini; bu kapsamda Körfez pazarlarına yönelik yük akışını giderek daha fazla Türkiye üzerinden gerçekleştirdiğini açıkladı. Söz konusu yönelim, Türkiye'nin Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasında stratejik bir ticaret ve lojistik merkezi olarak konumunu güçlendiriyor.

Türkiye'nin stratejik konumu öne çıkıyor
İstanbul'da düzenlenen 5. Türkiye Denizcilik Zirvesi'nde konuşan DP World Parklar ve Ekonomik Bölgeler Küresel Operasyon Direktörü Abdulla Al Hashmi, şirketlerin geleneksel deniz taşımacılığı rotalarını tamamlayacak alternatif ticaret koridorlarına yöneldiğini ve tedarik zincirlerinin dayanıklılığını artıracak çözümlere öncelik verdiğini söyledi.
Geleneksel deniz taşımacılığı güzergâhlarında son dönemde yaşanan aksamaların, çeşitlendirilmiş tedarik zincirlerinin önemini daha da artırdığını belirten Abdulla Al Hashmi, şirketlerin transit sürelerini kısaltmak ve operasyonel dayanıklılığı güçlendirmek amacıyla deniz ve kara taşımacılığını giderek daha fazla entegre şekilde kullandığını ifade etti.
Türkiye üzerinden yük akışı artıyor
Abdulla Al Hashmi, "Şirketlerin Körfez pazarlarına ürün sevkiyatında Türkiye'yi bir geçiş koridoru olarak tercih etmesiyle birlikte, Türkiye üzerinden taşınan yük hacminde önemli bir artış gözlemliyoruz. Bu eğilim birçok farklı sektöre yayılmış durumda ve çift yönlü ilerliyor. Avrupa'dan Körfez'e yapılan taşımaların yanı sıra, Uzak Doğu'dan Türkiye üzerinden Körfez'e uzanan yük akışı da hız kazanıyor." dedi.
DP World, Türkiye'yi Körfez pazarlarına açılan stratejik bir geçiş noktası olarak tercih eden otomotiv, tüketim ürünleri ve endüstriyel üretim sektörlerindeki müşterilerine hâlihazırda entegre lojistik çözümleri sunuyor.
Şirketin deniz ve kara taşımacılığını bir araya getiren entegre multimodal koridoru sayesinde Avrupa ile Körfez arasındaki transit süreleri, yalnızca deniz yoluyla yaklaşık 55 gün sürerken 22-29 güne kadar düşürülebiliyor. Böylece özellikle zamana duyarlı yükler için müşterilere daha hızlı ve daha dayanıklı bir lojistik alternatifi sağlanıyor.
600 milyon doların üzerinde yatırım
Abdulla Al Hashmi, Türkiye'nin stratejik coğrafi konumunun; limanlar, yük taşımacılığı, kara yolu taşımacılığı, demiryolu bağlantıları ve lojistik altyapısına yönelik sürdürülen yatırımlarla birleşerek ülkenin bölgenin en önemli ticaret geçiş noktalarından biri olma konumunu daha da güçlendirdiğini belirtti.
Abdulla Al Hashmi, "Türkiye artık yalnızca bir transit geçiş ülkesi değil. Avrupa, Asya ve Körfez'i birbirine bağlayan stratejik bir lojistik merkezine dönüşüyor. Şirketler tedarik zincirlerini yeniden şekillendirirken, Türkiye küresel ticaret açısından çok daha kritik bir geçiş noktası olma potansiyeline sahip." dedi.
DP World ise Türkiye genelinde liman operasyonları, yük taşımacılığı, kontrat lojistiği ve multimodal taşımacılığı tek bir uçtan uca tedarik zinciri çözümü altında bir araya getiren entegre bir lojistik ekosistemi oluşturmayı hedefliyor.
Bugüne kadar Türkiye'ye 600 milyon ABD dolarının üzerinde yatırım yapan DP World, ülkenin en entegre lojistik platformlarından birini oluşturdu. Şirketin 2024 yılında hayata geçirdiği DP World Evyap yapılanmasıyla Yarımca ve Körfez terminalleri tek çatı altında birleştirilirken, bu adım Doğu Marmara'nın en büyük, Türkiye'nin ise ikinci büyük liman operasyonunun oluşturulmasını sağladı. Söz konusu birleşmeyle liman kapasitesi artırılırken, Türkiye'nin bölgesel ve küresel pazarlara bağlantısı da önemli ölçüde güçlendirildi.
Demiryolu bağlantısıyla entegre lojistik ağı
DP World, ayrıca Türkiye'de terminalini kendi yatırımıyla ulusal demiryolu ağına bağlayan ilk özel liman işletmecisi oldu. Bu bağlantı, Türkiye'nin Bakü-Tiflis-Kars koridoru ve daha geniş İpek Yolu ağı üzerinden erişimini genişletirken, DP World Evyap da doğrudan otoyol erişimi ve İstanbul-Ankara demiryolu hattı aracılığıyla ülkenin sanayi bölgelerini küresel pazarlara bağlıyor.
Bu yatırımlar, daha hızlı yurt içi dağıtımı destekleyen, tedarik zinciri dayanıklılığını artıran ve Türkiye'nin uluslararası ticarette rekabetçi bir geçiş noktası olma konumunu güçlendiren entegre bir lojistik ağ oluşturuyor.
Abdulla Al Hashmi, küresel ticaretteki bu dönüşümü desteklemek amacıyla DP World'ün Türkiye genelindeki entegre lojistik ağını genişletmeye devam edeceğini; liman operasyonları, yük taşımacılığı, kontrat lojistiği ve multimodal taşımacılığı kesintisiz bir uçtan uca tedarik zinciri çözümü altında bir araya getirmeyi sürdüreceğini belirtti.
Abdulla Al Hashmi, "Aksamaların yaşandığı bir dünyada bağlantısallık rekabet avantajıdır. Belirsizliklerin arttığı bir dünyada entegrasyon güçtür. Her geçen gün daha karmaşık hale gelen bir dünyada Türkiye, küresel ticaret akışında daha merkezi bir konuma yükselme fırsatına sahip. DP World olarak bu hedefi desteklemek için buradayız." dedi.



