LOJİSTİK

İTO'da lojistik sektörünün çözülmesi gereken sorunları dile getirildi

"Cumhuriyetin 100. Yılında Lojistik Sektörünün Talepleri ve Hedefleri" konulu sektör toplantısında sektörün sorunları dile getirildi.

Abone Ol

İstanbul Ticaret Odası  24 No.lu Lojistik Hizmetler Meslek Komitesi tarafından düzenlenen  "Cumhuriyetin 100. Yılında Lojistik Sektörünün Talepleri ve Hedefleri" konulu sektör toplantısı 16 Ekim'de yapıldı. 

24 No.lu Lojistik Hizmetler Meslek Komitesi Başkanı Nagihan Soylu, sektörün yaşadığı sorunları maddeler halinde sıralayarak bunların acilen çözülmesi gerektiğini söyledi. İşte, Soylu'nun dile getirdiği sorunlar: 

1. Uluslararası görev yapan sürücüler için ciddi bir hal alan vize sorunu konularının çözüme kavuşturulması amacıyla çalışmalar yapılması önem arz etmektedir.

2. U-ETDS ve e-İrsaliye sistemlerinin entegre hale getirilerek, aynı sistem üzerinden girişinin sağlanması ile Türk Ticaret Kanunu'nda sevk evrakı olarak tanımlanan e-İrsaliye ve e-CMR uygulamasının birlikte düşünülmesi önem arz etmektedir.

3. Karayolu taşımacılığında, yetki belgelerinde sadeleşme sağlanması için karayoluyla yük taşımacılığı yapan firmaların, fiziki taşıyıcı, acenteler ve organizatörler olmak üzere yalnızca 3 belge çerçevesinde yetkilendirilmesi amacıyla Kanun ve Yönetmelik çalışmaları yapılması önem arz etmektedir.

4. TÜVTÜRK tarafından açılan ve işletilen araç muayene istasyonu sayısı artmış olmasına rağmen istasyon sayılarının yetersiz olduğu ve bu sürede İstanbul gibi büyük şehirlerde artan araç sayısı düşünüldüğünde, özellikle büyükşehirlerdeki istasyon sayılarının ivedilikle artırılması önem arz etmektedir.

5. AB transit ücretleri ve kotaları konusunda, mevcut Türkiye–AB Gümrük Birliği’ni tesis eden 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı’nda serbest dolaşımdaki malların (karayoluyla) transit olarak taşınması ile ilgili konu , Gümrük Birliği Güncellemesi dışında tutularak, “transit anlaşması ve sürücülere vize serbestliği” başlığı altına müzakere edilmelidir.

6. Brexit sürecinde Birleşik Krallık ile Avrupa Birliği arasında imzalanan “Ticaret ve İşbirliği Anlaşması” çerçevesinde karayolu taşımacılığı alanında özel olarak yapılan düzenlemeler ve hem ülkemizin hem de AB üye ülkelerinin resmen taraf oldukları GATT ve DTÖ’nün Ticareti Kolaylaştırma Anlaşması’nın “transit serbestisi” ile ilgili özel hükümleri doğrultusunda, Türkiye–AB arasında karayoluyla gerçekleştirilen ticaretin transit olarak taşınması ile ilgili özel bir anlaşmanın AB tarafı ile imzalanmasının sağlanması önem arz etmektedir.

(İngiltere ile imzalanan STA ile konunun çözülebileceği düşünülmektedir.)

7.  Avusturya ve İtalya  başta olmak üzere çeşitli ülkelerle yaşanan Transit Geçiş Belgesi sorunu ile bu ülkeler için ayrı ayrı belirlenen belge miktarlarının yükseltilmesi için girişimlerde bulunulması önem arz etmektedir.

8.  e-TIR, e-CMR, e-Geçiş Belgesi gibi sektöre yönelik dijitalleşme uygulamalarının uluslararası taşımalarda devreye alınması ile TIR geçişlerinin hızlandırılması önem arz etmektedir.  

9.  Karayolu Taşıma Yönetmeliği kapsamındaki yetki belgesi sayılarının azaltılması, yetki belgesi alan ve güvenilir taşımacı statüsüne erişen firma sayısının artırılması için yetki belgesi ücretlerinin makul düzeylere çekilmesi önem arz etmektedir.

10.  Sektörümüzdeki profesyonel sürücü istihdam açığı her geçen gün artmaktadır.Ulaştırma Bakanlığımız sürücü eğitim ve istihdam politikalarına liderlik etmelidir.Çünkü ticari ehliyet verme yetkisi Bakanlığımızdadır.Sürücü eğitim programı açmak üzere bir başlangıç modeli olan,Kütahya Üniversitesi tarafından YÖK e yapılan başvuru onaylanmalıdır.

11.  Ağır taşımacılık ve ağır yük kaldırma sektöründeki problemlerin (Mesleki Yeterlilik Belgesi oluşturulması, gece taşımalarına izin verilmesi, otoyol ve köprü kullanımlarına izin verilmesi, hız limitlerinin artırılması, araç boyutlarına göre kategorilere ayrılması ve AB ülkelerindeki gibi izin alma koşullarının bu kriterlere göre belirlenmesi, araç ruhsatlarında AB ülkelerindeki gibi teknik bilgilere yer verilmesi, personel için sertifikalı eğitim verilmesi) giderilmesi, kontrol ve denetim altına alınması, rekabetin sağlanması için mevcut Yönetmeliklerin revize edilerek yeni Yönetmelik oluşturulması amacıyla çalışmalar gerçekleştirilmesi önem arz etmektedir.

12.  Ro-Ro limanlarımızda yük çeşitliliğine olanak sağlayan Con-Ro gemilerinin, ülkemiz limanlarından faaliyetlerine izin verilmesine yönelik mevzuat düzenlemeleri yapılması önem arz etmektedir.

13.  Yurtiçinde ve yurtdışında haksız rekabet oluşturan uygulamaların ortadan kaldırılması amacıyla Almanya’da bir uygulama örneği bulunan BAG Modeli "Ulaştırma Polisi/Müfettişliği" ile “Ulaştırma Mobil Denetim Ekibi” sistemi kurulması, ayrıca Ulaştırma Hizmetleri Denetim Yönetmeliği’nin yabancı araçları da kapsayacak şekilde genişletilmesi önem arz etmektedir.

Yol  Kenarı Denetim İstasyonları tekrar Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürülüğü ‘ne devredilmelidir.Sahadan aldığımız bilgiler ile, tonaj uygulamalarının ihlal edildiği,yabancı plakalı araçların yurtiçinde yoğun bir şekilde kabotaj taşıması yaptığı,yetki belgesiz yerli ve yabancı araçların  kaçak taşımalar gerçekleştirdiği gözlemlenmektedir.

14.  T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından verilen ve ülke sınırları içerisinde yük taşımacılığı yapan tüm ticari araçların almak zorunda olduğu yetki belgesinin İstanbul sınırları içinde de yeterli görülmesi ve İstanbul sınırları içinde ruhsatında araç cinsi "kamyon" olarak belirtilen ağır tonajlı araçların il sınırları içinde kullanımına ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından istenen "Güzergâh Kullanım İzin Belgesi" zorunluluğunun kaldırılması önem arz etmektedir.

15. Transit beyannamelerde teminat mektubu uygulaması yerine sigorta poliçesi uygulamasının hayata geçirilmesi bununla birlikte Avrupa'da ülkeler arasında transit süre verilmesi arasındaki farklılıkların düzeltilmesi ve transit sürelerin taşıma modeline uygun verilmesinin sağlanması önem arz etmektedir.

16. Sektörde hizmet bedellerinin nihai ithalat ve ihracatçı firmalarımız tarafından talep edilen ödeme vadeleri önemli bir finansal yük yaratmaktadır. Ülkemizde faaliyet gösteren yabancı uyruklu firmaların aldıkları lojistik hizmet aynı olsa da örneğin Fransa’da 30 günde ödeme yaparken Türkiye’de 180 gün gibi bir ödeme vadesi uygulayabilmekte ve bunu resmi olarak beyan edebilmektedir. Bu tarz firmalar için 90 günlük ödeme vadesi kısa bir süre olarak ifade edilmektedir. Sektörün faizsiz banka kuruluşu kimliğine dönüştüren bu uzun süreli ödeme vadeleri aşağıdaki kanun maddesi çerçevesinde sıkı bir şekilde takip edilmeli ve özellikle ülkemiz lojistik hizmet sağlayıcılarının diğer ülkeler ile aynı standartta ödeme almaları, bu sömürü düzeni kesinlikle engellenmelidir. Bir örnek firmanın resmi ödeme vadeleri ile ilgili tablosu ektedir.

17. Elektrikli yük araçlarına yatırım yapan ve ithalat planlayan lojistik firmalarımıza hem teşvik, hem hızlandırılmış ithalat süreci desteği hem de finans desteği sağlanmalıdır."

Toplantıda konuşan İTO Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Doğan Salman ise sanayileşme ve üretim sürecinin lojistik sektörü olmaksızın yürütülemeyeceğini söyleyerek, Türkiye'nin pandemi sonrası yeniden şekillenmeye başlayan dünya ekonomisinde söz sahibi olma yolunda lojistik sektörünün önemine işaret etti. 

Salman, "700 binden fazla üyesiyle odamız durmaksızın hizmet vermeye devam ediyor. Korumacılıktan uzaklaşılması ve ticaretin serbestleştirilmesinin sonucunda dünyanın farklı bölgelerinde üretilen ürün ve hizmetler başka bölgelerde rekabet edebilir duruma geldi. Uluslararası ticaretin yaygınlaşması sonucunda rekabet üstünlüğü elde etmek için maliyet odaklı tedbirler almaya başladılar."  diye konuştu. 

Ticaret Bakanlığı İstanbul Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürü Hayrettin Yıldırım ise toplantıda yaptığı konuşmasında Türkiye'nin köprü konumunda olmasının avantaj yarattığını belirterek, "Lojistik sektörünün önemi her geçen gün artıyor. Ülkemiz ekonomisine büyük katkı sağlıyor sektör." dedi. 

Yıldırım, son 10 yılda yeni uygulamalar ile lojistik işlemlerinde verimlilik sağlandığını söyleyen Yıldırım,  "Taşımacılık dünya ticaretine yön vermektedir, Türkiye köprü pozisyonuyla avantajlı bir konuma sahiptir. Bu sektördeki gelişmelerin ülke ekonomisine katkısı tartışmasız bir gerçektir. Avrupa'ya yapılan taşımalarda korumacılık anlayışıyla yapılan tedbirlerle mücüdele edilmesi için bakanlığımız çalışmalarını sürdürmektedir." dedi. 

Sürdürülebilirlik Aksiyon Lideri ve Akademisyen Doç. Dr. Duygu Erten, "Dünyada ekonomik kriz yaşanırken Türkiye'de otomobil satışları giderek artıyor. Bu da ezmer bozuyor, bir çok konuda olduğu gibi. Otomobil satışlarının artması demek karbon salımının daha da artması anlamına geliyor. Bir yandan da dünyada başta Paris Anlaşması olmak üzere yüzlerce iklim anlaşması var. Ancak Türkiye'de karbon salımını artıran maddelerin daha fazlalaşması bizi düşündürüyor." dedi. 

Erten, "Bugün önümüze konulan lojistik sektöründe karbonsuzlaşma konusunu, dünya akademik olarak nasıl ele alıyor, önümüze neler sunuyor, zorluklar neler konusunda bilgi vermek istiyorum" diyerek, gelişmeleri anlattı. 

Küresel düzeyde çok iddialı karbon hedeflerinin azaltılması hedeflerinin konulduğunu söyleyen Erten, "Herkes büyük bir baskı altında. Her bir ton-km yük hareketinden kaynaklanan CO2 miktarı, özellikle hava taşımacılığı ve kamyon taşımacılığı olmak üzere daha karbon yoğun taşıma modlarının navlun pazarından daha büyük bir pay almasıyla artmakta." dedi. 

Duygu Erden, "Karbonu azalt demek kolay. İnsanlara; üretme, kullanma alma demek zor. Öncelikle çevresel zorluklar var. Bu yüzden AB Yeşil Mutabakatı'nı ortaya koydu. Ulaşım, Avrupa'nın sera gazı emisyonlarının yaklaşık dörtte birinden sorumlu. Sektörün karbondan arındırılması AB Yeşil Mutabakatı'nın merkezinde oturuyor." diye konuştu. 

GAİD Başkanı Cavit Değirmenci ise toplantıda yaptığı konuşmasında pandemi ve son yaşadığımız deprem sürecinde lojistiğin yaşamımız için ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini söyledi. Değirmenci, "Bundan ne kadar ders çıkardık, ne kadar yol alabildik tartışılır." diyerek, günümüzde dünya ticaret savaşlarının başladığını belirterek, "Siz ne kadar üretirseniz üretin, ne kadar maliyeti uygun olursa olsun eğer ihtiyaç anında tüketiciye ulaşmıyor ise hiçbir anlam ifade etmiyor." şeklinde konuştu. 

Sınır kapılarında yaşanan ve saatler süren beklemelerin yaşandığını söyleyen Değirmenci, "Bizim alternatif güzergahlara ve alternatif çıkış noktalarına ihtiyacımız var. Bunları ne kadar yapabiliyoruz, tartışılır." diye konuştu.