TREDER ve TAİD iş birliğiyle İstanbul Crowne Plaza Asia Kurtköy’de gerçekleştirilen 8. Ağır Vasıta ve Treyler Zirvesi, sektörün geleceğine ışık tutan önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Zirvenin kapanış paneli olan "Değişen Taşımacılık Ekosistemi ve Ortak Gelecek" oturumu, TAİD Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Taş'ın moderatörlüğünde yapıldı. Panelde; TAİD Yönetim Kurulu Üyesi Kıvanç Kızılkaya, Koluman Otomotiv Endüstri Ar-Ge Müdürü Erhan Biçer, TAİD YK Başkan Yardımcısı İffet Türken ve TAİD Yönetim Kurulu Üyesi Semih Pala, sektörün içinden geçtiği dönüşüm ve gelecek vizyonunu iki tur halinde değerlendirdi.

Teknolojik Dönüşüm ve Öncelikler

Panelin ilk turunda, teknolojik dönüşümün hızı ve öncelikleri ele alındı. TAİD Yönetim Kurulu Üyesi Kıvanç Kızılkaya, binek araçlardaki elektrikli dönüşümün ticari araçlara ve treylerlere de yansıdığını, otonom sürüş ve bağlantılı araç teknolojileriyle birlikte üç büyük teknolojinin aynı anda geliştirilmeye çalışıldığını belirtti. Ancak bu sürecin sanıldığı kadar kolay olmadığını vurgulayan Kızılkaya, kısa, orta ve uzun vadeli önceliklendirmelerin yapılması gerektiğini söyledi. Şu anda ağır ticari araçlarda, özellikle bağlantılı araçlar ve veri aktarımı konusunun önceliklendirildiğini, otonom araçların ise kapalı sahalarda, limanlarda ve konteyner taşımacılığında denendiğini ifade etti. Kızılkaya, bağlantılı araçlar ve elektrifikasyonun 2030 hedeflerinde ciddi kazanımlar sağlayacağını öngördüklerini belirtti.

Ar-Ge ve Mühendislikte Yeni Dönem

Koluman Otomotiv Endüstri Ar-Ge Müdürü Erhan Biçer, araç üretiminin artık sadece ürün üretmek değil, enerji ve yazılımı birlikte kullanan sistemler geliştirmek anlamına geldiğini vurguladı. Tasarım felsefesinin değiştiğini belirten Biçer, dizel motor etrafında şekillenen tasarım anlayışının yerini; elektrik, hidrojen ve diğer alternatif enerjilerin tasarım aşamasından itibaren aşağıda konumlandırıldığı modüler sistemlerin aldığını ifade etti. "Dizel'den başlarsak İstanyamalı motorlardır. Tasarımı başlarken orada bizim deniz olurdu. Faydalı bir deniz olurdu. Buna göre tüm dağılımı yapardık" diyen Biçer, artık alternatif sistemlerin ciddi bir çözüm şartı haline geldiğini söyledi. Yazılımın araç ömrünü tamamlamadığını, sürekli veri üreterek geliştiğini ve uzaktan teşhis, döngüsel ekonomi gibi konuların Ar-Ge'nin merkezine oturduğunu kaydetti. Biçer, Ar-Ge departmanlarında elektrik ve yazılım mühendislerinin oranının arttığını, regülasyonların artık en iyi ürünü değil, en uyumlu ürünü yapmayı gerektirdiğini vurguladı. "Sivil Toplum Örgütleri (STK)'ların da bu süreçteki rolü kritik, ortak vizyon ve paydaş katılımı dönüşümü hızlandıracak" dedi.

Avrupa ve Küresel Rekabet

TAİD YK Başkan Yardımcısı İffet Türken, Avrupa'nın sıfır emisyon hedeflerine doğru ilerlerken rekabetçi olmak zorunda olduğunu, ancak bu süreçte maliyetlerin kimin tarafından üstleneceğinin önemli bir soru olduğunu belirtti. Elektrifikasyon konusunda teknoloji ve mühendisliğin yeterli olmadığını, Avrupa'da bile halk yapı, teşvik ve regülasyon uyum grubunda ciddi eksiklikler bulunduğunu kaydetti. Şarj istasyonlarının yetersizliği, belirsiz teşvikler ve kütle-boyutlar regülasyonu konusundaki sıkıntılara dikkat çeken Türken, "Çekicide batarya ve ağırlık konuşulurken, treyler hafiflik, aerodinamik ve lisan çözümleriyle çok ciddi bir dönüşüm içinde" dedi. Sektörün dönüşümünün ancak bir ekosistem yaklaşımı, ortak vizyon, koordinasyon ve paydaş katılımı ile mümkün olacağını vurguladı.

Koridorlar ve Lojistik Altyapı

TAİD Yönetim Kurulu Üyesi Semih Pala, Türkiye'nin çekici ve treyler ihracatındaki başarısının temelinde, Sanayi tutkusu, çelik irade, devletin programlı desteği (Büyükelçilikler, Ateşelikler, Eximbank) ve sanayicilerin tutkusunun yattığını belirtti. İkinci perdede ise yeni başarıların lojistik koridorlara odaklanmakla mümkün olacağını vurguladı. Organize Sanayi Bölgeleri (OSB)'lerin sayısının artmasına rağmen, tren bağlantılarının yetersizliğinin büyük bir eksiklik olduğunu ifade eden Pala, devletin resmi programında bu eksikliğin giderilmesinin yer aldığını söyledi. Geleceği koridorların belirleyeceğini, sadece karayolları değil, tren yolları ve limanların bir koridor eşliğinde yönetilmesi gerektiğini belirtti. "Hicaz Yolu", "Kalkınma Yolu" (Basra'ya) ve meşhur "orta koridor" (Çin, Türkiye, Avrupa) gibi koridorların devreye girmesinin kombine taşımacılığı artıracağını ve hem yurt içi hem de yurt dışı nakliyecilerin hacmini zenginleştireceğini vurguladı.

İnsan Kaynağı ve Gelecek Vizyonu

Panelin ikinci turunda, insan kaynağındaki dönüşüm ve gelecek vizyonu ele alındı. TAİD Yönetim Kurulu Üyesi Kıvanç Kızılkaya, otonom araçların uzun vadede sürücü ihtiyacını azaltabileceğini, ancak nakliye sektörünün kısa vadede sürücüden kurtulmayacağını belirtti. Sürücülerin rolünün değişeceğini, eski sistem sürücülerin yerini daha deneyimli, elektrifikasyondan yüke kadar tüm organizasyonları yönetebilen ekosistem yöneticilerinin alacağını ifade etti. İnsan kaynağının yenilenmesi gerektiğini, yeni jenerasyonu sektöre evirtebiliyor olmak gerektiğini vurguladı.

Koluman Otomotiv Endüstri Ar-Ge Müdürü Erhan Biçer, Ar-Ge departmanlarının dönüşüme tam olarak hazır olmadığını, hızlı ve çevik bir Ar-Ge organizasyonu gerektirdiğini belirtti. Ar-Ge'nin hız demek olduğunu vurguladı. Ar-Ge ekiplerinin kalabalık değil, hızlı adapte olan ekipler olması gerektiğini ifade etti.

TAİD YK Başkan Yardımcısı İffet Türken, küresel dönüşümde Türkiye'nin aktif bir şekilde yer alması gerektiğini, sürdürülebilirlik konusundaki çalışmaların hızlandığını belirtti. Çekici ve treylerin uyumlu olması gerektiğini, bunun teknoloji konusu değil, verimlilik, emisyon düşürülmesi ve güvenlik adına beraber bir süreçte yer alması gerektiğini düşündüklerini kaydetti. Dönüşümün bir ekosistem yaklaşımıyla gerçekleşeceğini, ortak vizyon ve koordinasyonun kritik olduğunu yineledi.

Dijitalleşme ve otonom teknolojiler lojistiğin yeni yolculuğunu şekillendiriyor
Dijitalleşme ve otonom teknolojiler lojistiğin yeni yolculuğunu şekillendiriyor
İçeriği Görüntüle

TAİD Yönetim Kurulu Üyesi Semih Pala, Türkiye'nin ihracat tutkusunu koruyarak, yeni koridor mantığını iyi yönetmesi durumunda lojistik hacminin artacağını belirtti. Kombine taşımacılığın önemine dikkat çeken Pala, devletin koridor programlarını fiilen uyguladığını ve bunun Türkiye'nin lojistik gücünü artıracağına inancını yineledi.