Maxion Wheels Türkiye Operasyonları Genel Müdürü Gülçin Tekin, şirketin dövme alüminyum ticari araç jantı pazarına girişinin stratejik büyüme planındaki önemini değerlendirdi. Maxion Wheels’ın çelik jantlardaki köklü deneyimini dövme alüminyum seçenekleriyle tamamladığını belirten Tekin, farklı kullanım alanlarının farklı ihtiyaçlar doğurduğuna dikkat çekerek müşterilere çelik, dövme alüminyum veya her iki çözümün birlikte kullanılabildiği seçenekler sunduklarını ifade etti.
Manisa’daki yeni fabrikanın Maxion’un küresel ölçeği ile Maxion İnci Jant Grubu’nun Türkiye’deki üretim gücü, mühendislik yetkinliği ve ihracat deneyimini bir araya getirdiğini aktaran Tekin, Avrupa’nın yeni dövme alüminyum jant operasyonları için güçlü bir başlangıç noktası olduğunu söyledi. Yeni tesisin sorumlu tedarik, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kullanımı gibi sürdürülebilirlik unsurlarıyla tasarlandığını belirten Tekin, şirketin Roadmap Zero taahhüdü doğrultusunda 2040 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmayı hedeflediğini dile getirdi.
Tekin, Maxion C-GUARD yüzey teknolojisinin şirketin inovasyon yaklaşımını yansıtan önemli çözümlerden biri olduğunu vurgularken, Manisa tesisinin yıllık yaklaşık 350 bin adet dövme alüminyum jant üretim kapasitesiyle faaliyete başladığını ve üretimin büyük bölümünün başta Avrupa olmak üzere küresel pazarlara ihraç edilmesinin planlandığını açıkladı.

Dövme alüminyum jant pazarı stratejik bir büyüme alanı
Dövme alüminyum jant segmentine girişlerinin Maxion Wheels için doğal ve stratejik bir büyüme adımı olduğunu belirten Gülçin Tekin, yatırımın ticari araç portföyünü alüminyumun öne çıktığı kullanım alanlarına genişlettiğini söyledi.
Tekin, pazar lideri çelik jantları dövme alüminyum seçenekleriyle tamamlayarak müşterilere daha fazla esneklik, yüksek performans ve ihtiyaçlarına en uygun jant çözümünü seçme imkânı sunduklarını ifade etti.
Güven ve performans rekabette öne çıkıyor
Dövme alüminyum jant pazarına yalnızca benzer bir ürün sunan tedarikçi olarak değil, müşterilerine nitelikli alternatifler, yenilikçi çözümler ve uzun vadeli değer sunan stratejik bir iş ortağı olarak girdiklerini aktaran Tekin, bu pazarda satın alma kararlarını belirleyen temel unsurların güven ve sahada kanıtlanmış performans olduğunu söyledi.
Maxion Wheels’ın ticari araç çelik jantlarında onlarca yıldır lider tedarikçi olarak kazandığı güvenin önemli bir avantaj olduğunu belirten Tekin, müşterilerin Maxion markasını kalite, güvenlik, dayanıklılık ve üretimde mükemmeliyetle özdeşleştirdiğini ifade etti.

Maxion C-GUARD ile katma değerli çözüm
Tekin, müşterilere sundukları katma değer yaratan çözümlerin de kendilerini farklılaştırdığını belirterek, dövme alüminyum jant serisinde yer alan Maxion C-GUARD yüzey teknolojisini bu yaklaşımın güçlü örneklerinden biri olarak gösterdi.
Maxion C-GUARD’ın yalnızca premium bir yüzey işlem çözümü olmadığını, farklı bir seramik kimyasına dayanan tescilli bir teknoloji olduğunu aktaran Tekin, amaçlarının mevcut çözümlerin benzerlerini sunmak yerine müşteriler için ek değer yaratan ve gelecekteki inovasyonlara zemin hazırlayan çözümler geliştirmek olduğunu söyledi.

Çelik ve alüminyum birlikte değerlendiriliyor
Alüminyumun ticari araç segmentinde çeliğin yerini alması şeklinde bir yaklaşım benimsemediklerini belirten Tekin, farklı kullanım alanlarının farklı ihtiyaçlar doğurduğunu ve hem çelik hem de alüminyumun sektörde önemli roller üstlendiğini ifade etti.
Alüminyumun özellikle elektrikli taşımacılık, hacim bazlı lojistik operasyonları ve ağırlığın kritik önem taşıdığı uygulamalarda stratejik avantajlar sunduğunu belirten Tekin, müşterilerin kendi uygulamaları için en doğru jant çözümünü seçmelerine yardımcı olmayı amaçladıklarını söyledi.
Ağırlık tasarrufunun kritik olduğu segmentlere odaklanılıyor
İlk etapta ağırlık tasarrufunun ekonomik ve operasyonel etkisinin yüksek olduğu sıvı ve dökme yük taşımacılığı, otobüs, çekici, treyler ve elektrikli ağır ticari araç segmentlerine odaklandıklarını aktaran Tekin, hafifletilen her kilogramın daha yüksek taşıma kapasitesi, iyileştirilmiş yakıt verimliliği ve sürdürülebilirlik performansı anlamına geldiğini belirtti.
Bu nedenle söz konusu segmentlerin dövme alüminyum jantlar için doğal bir başlangıç noktası oluşturduğunu ifade etti.

Avrupa’dan başlayan küresel büyüme stratejisi
Coğrafi büyüme stratejilerine dünyanın en gelişmiş ticari araç pazarlarından biri olan Avrupa’dan başladıklarını belirten Tekin, Avrupa’nın dövme alüminyum jant operasyonları için güçlü bir başlangıç zemini sunduğunu söyledi.
Tekin, Maxion İnci Jant Grubu’nun Türkiye’deki köklü üretim gücü, mühendislik yetkinliği ve ihracat deneyiminin de bu stratejinin önemli dayanaklarından biri olduğunu vurguladı.
Manisa fabrikası küresel ve yerel gücü buluşturuyor
Manisa’daki yeni fabrikanın Maxion Wheels’ın küresel ölçeği ve müşteri ağı ile Maxion İnci Jant Grubu’nun yerel sanayi gücü, operasyonel çevikliği ve üretim uzmanlığını bir araya getirdiğini belirten Tekin, artan talebe paralel olarak farklı coğrafyalarda da sürdürülebilir şekilde büyümeyi hedeflediklerini söyledi.
Tekin, hedeflerinin Maxion İnci Jant Grubu’nun Türkiye’den dünyaya uzanan üretim ve ihracat gücünü Maxion Wheels’ın küresel kalite standartlarıyla birleştirerek OEM ve filo müşterilerine kesintisiz kalite, yüksek bulunabilirlik ve güvenilir çözümler sunmak olduğunu ifade etti.
Türkiye üretim üssü olarak öne çıkıyor
Türkiye’nin üretim üssü olarak seçilmesinde iki temel unsurun belirleyici olduğunu aktaran Tekin, ilk olarak Manisa’daki fabrikanın ülkedeki mevcut ve kapsamlı ticari araç ile binek otomobil jant operasyonlarını tamamladığını belirtti.
Bu yapı sayesinde köklü üretim uzmanlığı, mühendislik bilgi birikimi, tedarik zinciri altyapısı ve operasyonel sinerjilerden etkin şekilde yararlanıldığını söyleyen Tekin, ikinci unsurun ise Maxion İnci Jant Grubu’nun Türkiye’de uzun yıllardır üzerine inşa ettiği güçlü ortaklık yapısı, köklü üretim kültürü ve saha deneyimi olduğunu ifade etti.
Tekin, Maxion Wheels’ın küresel jant uzmanlığı ile İnci Holding’in yerel sanayi birikimi, pazar bilgisi ve operasyonel yetkinliklerini aynı çatı altında buluşturan yapının, yeni bir ürün segmentine girişin yanı sıra Maxion İnci’nin Türkiye’den dünyaya uzanan değer yaratma kapasitesini de güçlendirdiğini söyledi.
Sürdürülebilirlik üretimin merkezinde yer alıyor
Bir alüminyum jantın karbon ayak izinin en büyük bölümünün ham maddeden kaynaklandığını belirten Tekin, sorumlu tedarik yaklaşımının sürdürülebilirlik stratejisinin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.
Ticari olarak uygun ve erişilebilir olduğu ölçüde düşük karbonlu alüminyum seçeneklerini aktif olarak değerlendirdiklerini aktaran Tekin, Manisa’daki yeni tesisin de tasarım aşamasından itibaren sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda şekillendirildiğini ifade etti.
Akıllı bina mimarisi, ileri teknoloji makine parkuru, enerji verimliliği, su tüketimi ve atık yönetimi gibi unsurların operasyonun her aşamasında dikkate alındığını belirten Tekin, tesisin tamamen yenilenebilir enerjiyle çalışmasının üretim süreçlerinden kaynaklanan karbon ayak izini önemli ölçüde azalttığını söyledi.
Roadmap Zero hedefi destekleniyor
Sorumlu tedarik, yüksek operasyonel verimlilik ve Maxion Wheels’ın küresel ağındaki sürdürülebilirlik uygulamalarının tesiste bir araya getirildiğini belirten Tekin, bu yaklaşımın 2040 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmayı hedefleyen Roadmap Zero taahhütlerini doğrudan desteklediğini ifade etti.
Tekin, sürdürülebilir büyüme ile operasyonel mükemmelliğin birbirini tamamlayan iki temel öncelik olduğunu vurguladı.
Müşterilerden olumlu geri bildirim alınıyor
Pazardan şu ana kadar son derece olumlu geri bildirimler aldıklarını belirten Tekin, müşterilerin tanıdıkları ve güvendikleri Maxion markasının dövme alüminyum jant segmentinde de güçlü bir alternatif sunmasını memnuniyetle karşıladığını söyledi.
Müşteri temaslarında öne çıkan konunun, operasyonel ihtiyaçlara en uygun jant çözümünü seçebilme esnekliği olduğunu aktaran Tekin, bazı uygulamalarda çelik jantların tercih edilmeye devam ederken bazı segmentlerde dövme alüminyumun avantajlarının daha fazla öne çıktığını ifade etti.
Malzeme tercihinden çok uygulama ihtiyacına odaklanılıyor
Her iki çözümü de sunabilmenin müşterilerle malzeme tercihleri yerine uygulama gereksinimlerine odaklanan daha değer odaklı bir diyalog kurmalarına olanak sağladığını belirten Tekin, stratejilerinin temelinde müşterilerin iş süreçleri için en doğru ve en verimli çözümü seçmelerine rehberlik etmenin bulunduğunu söyledi.
Tekin, amaçlarının bir malzemeyi diğerinin karşısında konumlandırmak değil, müşterilerin ihtiyaçlarına uygun çözümü belirlemelerine yardımcı olmak olduğunu vurguladı.
Yeni nesil jantlarla portföy genişletilecek
Üretime geçiş sonrasında önceliklerinin, markalarının yüz yılı aşkın süredir temsil ettiği kalite, güvenlik ve güvenilirlik standartlarını eksiksiz şekilde sunmak olduğunu belirten Tekin, ilk nesil dövme alüminyum jantlarla pazarda sağlam ve sürdürülebilir bir temel oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.
Gelecekte portföyü ek boyut ve varyasyonlarla genişletmeye devam edeceklerini aktaran Tekin, jant uzmanlıklarını gelecek nesil dövme alüminyum jantlarda daha da ileri taşıyacaklarını ifade etti.
Bu sürecin hem ticari araç hem de hafif araç iş kollarından gelen bilgi birikimini kapsadığını belirten Tekin, ağırlığı daha da optimize etme, performansı artırma ve daha gelişmiş jant tasarımları sunma fırsatlarının bulunduğunu söyledi.
Türkiye’de tam kapsamlı jant çözümü sunuluyor
Türkiye’de hem çelik hem de alüminyum ticari araç jantı üreten tek büyük üretici konumunun kendilerine malzeme bağımsız, tam kapsamlı bir çözüm ortağı olma imkânı sunduğunu belirten Tekin, müşterinin operasyonel ihtiyacına göre çelik, dövme alüminyum veya her iki çözümün birlikte kullanıldığı seçenekleri tarafsız ve uzman bir yaklaşımla sunabildiklerini ifade etti.
Bu yaklaşımın müşteri ilişkilerini klasik tedarikçi-alıcı ilişkisinin ötesine taşıyarak stratejik bir çözüm ortaklığına dönüştürdüğünü belirten Tekin, Türkiye’deki köklü çelik jant üretim uzmanlığı ve mevcut altyapının yeni dövme alüminyum tesisiyle entegre edilmesi sayesinde mühendislik, tedarik zinciri ve operasyonel verimlilik alanlarında güçlü bir sinerji oluşturulduğunu söyledi.
Manisa tesisinde yıllık 350 bin adet kapasite
Manisa tesisinin yıllık yaklaşık 350 bin adet dövme alüminyum jant üretim kapasitesiyle faaliyete başladığını açıklayan Tekin, ihracatın yatırımın ana eksenlerinden birini oluşturduğunu belirtti.
Üretimin büyük bölümünü ilk etapta ana hedef pazarları olan Avrupa başta olmak üzere küresel pazarlara ihraç etmeyi planladıklarını aktaran Tekin, böylece hem küresel OEM ortaklarının taleplerini karşılamayı hem de Türkiye’nin katma değerli sanayi üretimine ve ihracat gücüne katkı sağlamayı hedeflediklerini ifade etti.
Tekin, uzun vadeli hedeflerinin dövme alüminyum jant pazarında yalnızca yer almak olmadığını, bir asrı aşan jant mühendisliği uzmanlıkları, köklü ortaklık yapıları ve Türkiye’deki sanayi güçleriyle pazarın geleceğini inovasyon odağında şekillendirmek olduğunu söyledi.




