Uluslararası karayolu taşımacılığı sektöründe en büyük maliyet kalemlerinin başında akaryakıt geliyor. Operasyon maliyetlerinin önemli bir bölümünü oluşturan yakıt giderlerinde yaşanan ani artışlar, taşımacılık firmalarının mali dengelerini doğrudan etkiliyor.
28 Şubat 2026 tarihinde başlayan İran–İsrail–ABD gerilimi sonrasında dünya petrol piyasalarında önemli dalgalanmalar yaşandı. Bu gelişmelerin ülke ekonomisine olası olumsuz etkilerini sınırlamak amacıyla 5 Mart 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 10995 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile gerekli düzenlemeler yapıldı ve iç piyasada akaryakıt fiyatlarındaki artışların sınırlı şekilde yansıması sağlandı.
Ancak mevcut uygulama uluslararası karayolu taşımacılığı sektörüne aynı şekilde yansımadı. Sınır kapılarında yapılan akaryakıt satış fiyatları incelendiğinde dikkat çekici artışlar ortaya çıktı.

Sınır kapılarında akaryakıt fiyatlarında dikkat çekici artış
Veriler incelendiğinde, savaşın başlamasının ardından sınır kapılarında akaryakıt fiyatlarının %36 ile %50 arasında artış gösterdiği görülüyor.
Uluslararası taşımacılık yapan firmaların önemli bir bölümü navlun sözleşmelerini önceden yapıyor. Bu nedenle ortaya çıkan ani maliyet artışlarını kısa sürede fiyatlara yansıtmak mümkün olmuyor. Oluşan maliyet farkı doğrudan taşımacılık firmaları tarafından karşılanıyor ve sektör üzerinde ciddi bir mali baskı oluşuyor.
Maliyet baskısı ihracat taşımalarını da etkileyebilir
Uluslararası karayolu taşımacılığı sektörü, Türkiye ihracatının en önemli lojistik taşıyıcılarından biri konumunda bulunuyor. Türkiye’nin başta Avrupa olmak üzere birçok pazara gerçekleştirdiği ihracatın önemli bir bölümü Türk nakliyecileri tarafından taşınıyor.
Bu nedenle sektörde oluşan maliyet baskısı yalnızca taşımacılık firmalarını değil, aynı zamanda Türkiye’nin ihracatını, dış ticaretini ve uluslararası rekabet gücünü de doğrudan etkileyebilecek bir risk oluşturuyor.
Sınır kapılarında uygulanan akaryakıt fiyatlandırmasının mevcut haliyle devam etmesi durumunda uluslararası taşımacılık sektöründe maliyet baskısının daha da artması ve bunun dolaylı olarak ihracat taşımalarına yansıması kaçınılmaz görünüyor.
UND ve UTİKAD’dan düzenleme çağrısı
Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) ve Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) tarafından yapılan ortak açıklamada ilgili kamu kurumlarına çağrıda bulunuldu.
Açıklamada, uluslararası taşımacılık sektörünün karşı karşıya kaldığı maliyet dengesizliğinin değerlendirilmesi ve ihracat taşımalarını gerçekleştiren araçlar açısından oluşan fiyat farklarını giderecek düzenlemelerin ivedilikle ele alınmasının önemine dikkat çekildi.
Türkiye’nin ihracat hedeflerine ulaşabilmesi ve lojistik rekabet gücünün korunabilmesi için uluslararası karayolu taşımacılığı sektörünün sürdürülebilirliğinin büyük önem taşıdığı vurgulandı.




