Küresel enerji piyasalarında yeniden yükselen tansiyon, ekonomilerde dengeleri değiştirirken çözüm arayışlarını da hızlandırdı. ABD–İsrail–İran hattında tırmanan gerilimin ardından petrol fiyatlarında yaşanan sert yükseliş, özellikle enerji ithalatçısı ülkeleri alternatif kaynaklara yöneltti. Elektrikli araçlar bu dönüşümün merkezine yerleşirken, Brent petrol fiyatlarının kısa sürede 100 doların üzerine çıkması ve arz tarafına ilişkin endişelerin artması maliyet baskısını küresel ölçekte derinleştiriyor. Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek olası bir kesintinin fiyatları 150–200 dolar bandına taşıyabileceği öngörülürken, enerji güvenliği yeniden ülkelerin öncelikli gündem maddesi haline geldi.
EPDK’dan kritik adım
Türkiye’de bu süreçte atılan düzenleyici adım, elektrikli araç ekosisteminde yeni bir dönemin kapısını araladı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), 23 Mart’ta Resmi Gazete’de yayımlanan düzenleme ile elektrikli araç şarj hizmetlerine yönelik yönetmelikte değişikliğe gitti. Yeni düzenleme, şarj altyapısında oyunun kurallarını yeniden tanımlarken; kurulum, işletme, lisanslama süreçleri ve kullanıcı haklarına ilişkin çerçeveyi genişletti. Mobil şarj çözümleri ve serbest erişim altyapısı da sistemin parçası haline getirildi. Bu kapsamda yalnızca bu alanda 2030 yılına kadar 30 milyar TL’yi aşan bir pazar oluşması bekleniyor.
Yatırım dalgası başlatacak
Elektrikli şarj istasyonlarında sektörün önde gelen oyuncularından ORGE’nin CEO’su Nevhan Gündüz, yaşanan gelişmeleri yalnızca sektörel değil, aynı zamanda jeopolitik bir kırılma olarak değerlendirdi. Küresel ölçekte enerji güvenliği krizinin derinleştiğine dikkat çeken Nevhan Gündüz, “EPDK’nın attığı bu adım Türkiye’nin enerji dönüşümünde kritik bir eşik” dedi.
Yapılan düzenleme ile birlikte özellikle konut ve site tipi şarj çözümlerinde ciddi bir yatırım dalgasının başlayacağını belirten Nevhan Gündüz, “Türkiye’de yalnızca ev ve site tipi AC şarj altyapısı için 2030’a kadar oluşacak toplam pazar büyüklüğü 31,5 milyar TL seviyesine ulaşıyor. Bu rakam, enerji ve teknoloji sektörleri için yeni bir yatırım dalgasının habercisi niteliğinde” ifadelerini kullandı.
En büyük segment ev tipi şarj olacak
Elektrikli araçların son dönemde sektörün en büyük segmenti haline geldiğini ifade eden Nevhan Gündüz, Türkiye’de yaklaşık 20 milyon konut, 7-8 milyon apartman ve 1 milyondan fazla sitenin bulunduğunu hatırlatarak ev tipi şarj altyapısının ölçeğine dikkat çekti.
Projeksiyonlara göre 2030 yılına gelindiğinde Türkiye yollarında 2,5 ila 3 milyon arasında elektrikli araç bulunması beklenirken, bu araçların yaklaşık yüzde 60’ının evlerde şarj edileceği öngörülüyor. Bu kapsamda toplamda 1,5 milyon şarj noktasına ihtiyaç duyulacağı hesaplanıyor. Özellikle apartman ve sitelerde ortak kullanım modelinin yaygınlaşmasıyla birlikte yaklaşık 750 bin adet AC şarj cihazına ihtiyaç duyulacağı belirtiliyor.
Altyapıya büyük yatırım
Bu alanda oluşacak toplam pazar büyüklüğünün 30 milyar TL’yi aşabileceğini belirten Nevhan Gündüz, “Bugünkü fiyatlarla bir AC şarj cihazının ortalama 25 bin TL seviyesinde olduğu dikkate alındığında yalnızca cihaz tarafında 18 milyar TL’yi aşan bir pazar oluşacak. Ancak asıl büyük maliyet kalemi altyapı yatırımları olacak. Kablolama, elektrik panoları, enerji yönetim sistemleri ve kurulum süreçlerini kapsayan altyapı yatırımlarıyla birlikte bu alanda 13,5 milyar TL’lik ek bir pazar oluşması bekleniyor” dedi.
Tüm bu kalemler birlikte değerlendirildiğinde, yalnızca ev ve site tipi şarj altyapısında 2030 yılına kadar oluşacak toplam pazar büyüklüğü 31,5 milyar TL’ye ulaşıyor.
Şarj hizmeti yönetmeliğinde değişiklik
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından yapılan düzenlemeye göre; şarj üniteleri ve istasyonlarının kurulumu ve işletilmesi, mobil şarj istasyonları, şarj ağının oluşturulması ile işletmecilerin lisanslandırılması ve faaliyetlerine ilişkin usul ve esaslar yeniden tanımlandı.
Ayrıca kullanıcıların hak ve yükümlülükleri ile serbest erişim platformunun kurulması ve işletilmesine yönelik düzenlemeler de kapsam içine alındı. Düzenleme ile birlikte şarj ağı işletmecilerinin yetki ve yükümlülükleri genişletilirken, ülke genelinde şarj ağı kurarak hizmet sunma ve işletme süreçleri yeniden şekillendirildi. İşletmecilerin yaptıkları ortak dolaşım anlaşmalarını imzalanmasını takiben 30 gün içinde kuruma bildirmesi zorunlu hale getirildi.




